MERKEZ'İN VİOP OPERASYONLARI

Ağustosta kurlarda yaşanan sıçrama ve “Rahip Brunson krizi” sırasında/sonrasında Merkez Bankası, Borsa İstanbul nezdindeki Vadeli İşlem Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) önemli bir ‘katılımcı’ hatta ‘başrol oyuncusu’ oldu.

Son haftalardaki rezerv tartışmalarının öncesinde başlayan bu işlemlerle TCMB ‘dolar satmadan dolara müdahale’ ediyordu. Bunu nasıl yapıyordu derseniz, VİOP’taki dolar kontratlarında satıcı oluyordu.

Bu kontratlarda vade sonunda fiziksel dolar teslim edilmiyor, “fiyat teslim” ediliyor. Fiyat teslim ediliyor derken, ilgili vade sonuna; hatta kontratın varlığı sürdükçe (vadesi tamamlanana kadar) dolar kurunuzu; alış ya da satış yönünde, sabitleme imkanı var.

Geçtiğimiz cuma günü Mayıs 2019 kontratındaki son işlem 6.0610’dan gerçekleşmiş. Eğer kurların bu seviyenin üzerine çıkmasından endişe ediyorsanız, bu kontratı alarak kendinizi mayıs sonuna kadar(!) 6.0610’dan dolar kurunu sabitleme imkanına kavuşuyorsunuz.

Vade bitimine kadar kur bu seviyenin üzerine çıkarsa, yükseldiği fiyatlara kadar olan kâr, sizin aracı kurumdaki hesaplarınıza aktarılıyor. Siz 6.0610’a kadar olan kısmını kendi cebinizden, üzerindeki farkı da VİOP’tan gelen kısımla (Dolar gelmiyor, piyasa kuru ile sizin kontrat kurunuz arasındaki fark TL olarak ödeniyor) karşılayarak piyasadan dolar alabiliyorsunuz. Böylelikle siz kendi kurunuzu 6.0610’dan sabitlemiş oluyorsunuz.

Dolar yerine fiyat!

Peki TCMB bu kontratları nasıl kullanıyor derseniz. Merkez Bankası fiziksel olarak dolar satmak yerine “fiyatı” satıyor. Üstelik de Brunson krizi ve yerel seçimler öncesinde teorik fiyatın (Forward fiyatının) altında iskontolu satıyor. Vadesi geldiğinde; arada oluşan kâr veya zararı TL olarak netleştirdiğinden; herhangi bir döviz rezervi kullanmadan TL üzerinden dolara müdahale ediyordu.

Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla misali bankalara da “Ben size ileri vadeli dolar kurunu ucuzdan sabitleme imkanı veriyorum. Siz de elinizdeki fazla dövizleri cari piyasadan satın ki; hem ihtiyaçlar görülsün, hem de kurlar yükselmesin” diyordu. Bu strateji Brunson krizi sırasında gayet güzel çalıştı. 625 baz puanlık faiz artışı ile gelen kur düşüşleriyle TCMB bu işlemlerden önemli miktarlarda kâr da elde etti.

Riskten korunma

Yerel seçimler öncesinde swap faizleri ile kurların düşürülmesinin politik bir izahı vardı. Ancak bunun seçimlerden sonra da devam etmesi, hele ki rezerv tartışmalarının geçtiğimiz haftaki Enflasyon Raporu’nun açıklandığı toplantıda daha da alevlendiği bir dönemde halen daha sürüyor olması biraz kafaları karıştırıyor.

30 Nisan, Nisan vadeli kontratın son günüydü ve o tarihte TCMB’nin 5.55 civarında bir ortalama kur ile 1.3 milyar dolara yakın toplam satış pozisyonu görülüyordu. 30 Nisan kapanışında Haziran kontratında 5.68 civarındaki bir kurdan 1.1 milyar, Ağustos kontratında 6.02’lerden 810 milyon ve 6.63’lerdeki bir kurdan 380 milyon dolarlık satış yönünde pozisyonu vardı. 30 Nisan vade sonu gününde en büyük satıcı yine TCMB olurken, alıcılar arasında kamu bankaları öne çıktığı görülüyordu.

TCMB’nin kısa vadeli kurları düşük tutma çabası ile VİOP’u kullanması bu piyasanın tanınması ve riskten korunma amacıyla kullanılması açısından faydalı. Ancak yine Merkez’in bu aracı amacını aşan bir şekilde “orantısız” olarak kullanması orta uzun vadede bazı sorunları da beraberinde getireceği akılda bulundurulması gereken bir konu.

Bu hafta ne olabilir?

YSK’nın İstanbul seçim sonuçlarına yapılan itirazlara ilişkin kararını bugün - yarın vermesi beklenirken, Cumhurbaşkanı’nın hafta sonu yapmış olduğu konuşmadaki mesajlar bu kararın önemini bir kez daha artırdı.

YSK’nın İstanbul seçiminin yenilemesi yönünde vereceği bir karar piyasalar ve ekonomi üzerindeki belirsizlikleri hızla artırırken, bir yandan da kamu maliyesi üzerine seçim maliyeti yükü eklenecek.

Hafta sonu Suriye’deki çatışmaların Türk gözlem noktasının yakınına gelmesi, 4 şehit ve yaralı haberleri, İdlib’de tansiyonun yükselmesi de önümüzdeki haftanın önemli konu başlıkları olacak.

İstanbul seçimlerinde bir “orta yol” ihtimalinden daha söz ediliyor.

İtirazlara konu olan sadece Büyükçekmece ve Maltepe’de seçimlerin yenilenmesi söz konusu. Bu durumda İl Genel Meclisi ve ilçe belediye başkanlıkları ve muhtarlıklar da mı yenilenecek yoksa sadece büyükşehir mi yenilecek sorusunun yanıtı, hepsi yenilecek olsa gerek. Tek başına büyükşehir belediye başkanlığı yenilecekse, itirazın temeli ortadan kalkacaktır. Bu durumun yaratacağı belirsizlik yine piyasalar/ekonomi için bir bekleme dönemine girilmesi anlamına gelecek. Ancak tüm İstanbul seçiminin yenilenmesine göre daha az hasar verecektir.

Belirsizlik biterse

Belki de YSK en başından beri yapması gerekeni yapıp “Benim askıya astığım listelere itirazlar yapıldı, son halini alan listelerle daha önceki seçimlerde de olduğu gibi seçime gidildi, tekrar tekrar yapılan sayımlarla sonuç kesinleşti. Seçimlerin yenilenmesine gerek yoktur” diyecek.

Eğer seçimlerin yenilenmeyeceği, yönünde bir karar alınacak olursa hem seçim yapma maliyetinden kurtulacağız ama daha da önemlisi bu konudaki belirsizlik ortadan kalkacak, piyasalar ve ekonomi bir nebze olsa rahatlayacaktır. Ancak bu rahatlama çok da uzun sürmeyebilir, bundan sonrasında da S-400/F-35 meselesi ve Suriye’deki durumla ilgili son gelişmelere bakacağız.

Kur için 3 farklı senaryo

YSK’nın seçimlerin yenilenmeyeceği yönünde bir karar vermesi durumunda faizlerde(Bono/tahvil ve para piyasaları) çok önemli değişiklik beklemem. Bu durum kısmi yenileme durumu için de geçerli.

Ancak kurda sınırlı da olsa gevşeme, bir düzeltme yaşanabilir. Geçen haftayı 5.9650’den kapatan dolar/TL’nin sırasıyla 5.9250, 5.8800 ve 5.8250 seviyelerinden birine kadar gerilemesi ihtimali var.

Kısmı yenileme (Maltepe ve Büyükçekmece) durumunda faiz cephesindeki tepki yine sınırlı kalacak olsa da dolar/TL’de geçen haftalarda başlayan yükseliş hareketinin yine yukarı meyilli devam etmesi olasılığı artacaktır. Ancak buradaki hareketin ilk aşamada 6.0000 psikolojik seviyesini aşması zor olabilir, 6.0310 seviyesi önemli bir direnç olacaktır.

İstanbul’da tüm seçimlerin yenilenmesi kararı hem faiz hem de kurda oynaklığın hızla arttığı, sert hareketlerin görüldüğü bir ortamı beraberinde getirecektir. Bu durumda dolar/TL’de daha önce yazdığım 6.18-6.22 bandının hızla test edilmesi ihtimali artacaktır. Buna karşın TCMB’nin VİOP üzerindeki “operasyonları” ile yanıt verilmeye çalışılacak olsa da piyasaların kısa zamanda durulması zor olabilir. Zira seçimlerin toptan yenilenmesi hem içeride hem dışarıda birçok soruyu beraberinde getirecektir.