Kadınca ve erkekçe

Toplumsal cinsiyet eşitliğinden söz edeceksek başlamamız gereken yerin kullandığımız dil olduğu aşikar. Bu sürekli gündeme gelen bir konu.

Yerleşmiş kalıplardan, en gündelik kullanımlara sinen ayrımcılıktan kurtulmak da bir o kadar zor.

Misal ‘kadınca’ deyince ne kastedilmektedir? Sevgili Duygu Asena’nın Kadınca’sı bir yana, genellikle ‘hassas, narin, kırılgan’, hani şu meydanlarda kadınların “Çiçek babandır” isyanına yol açan zayıf, güçsüz, nazenin şeyler...

‘Erkekçe’ deyince ne kastedilmektedir peki? ‘Cesur, mert, yiğit, dürüst’ ve benzerleri.

Dünyanın ‘mert’ erkek eliyle getirildiği hale bakılınca ve o ‘narin’ kadınların hayatta ne zorluklara göğüs gerip ayakta durduğu düşünülünce sözlüklerin elden geçirilmeye ihtiyacı olduğu kesin. Şimdilik en azından yakın çevremizden, medyadan ve göz önünde yapılan konuşmalardan başlayabiliriz.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce daha ilk günden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söylediği “Gel karşıma erkekçe dövüşelim” sözleriyle gündeme geldi mesela.

Dört bir yanda hüküm süren erkek dilinden o kadar illallah etmişiz ki, “İnsanca demek yerine erkekçe neyin nesi?” itirazları anında yükseldi. Bir de bu itirazlara karşı “Canım, ne demek istediği belli değil mi, şimdi sözcüklere takılmanın zamanı mı?” tepkileri.

Ama işte tam zamanı ve tam da yeri. En çok meydanlarda halka hitap ederken, yönetime talip olanlar tarafından dikkatli seçilmeli sözcükler. Seçilmediğinde de halkın bunu eleştirmek gibi bir hakkı olmalı.

Nitekim Muharrem İnce sahiden örnek bir davranışta bulunarak eleştirilere hak verdiğini açıkladı, BBC Türkçe canlı yayınında. “Yiğitçe, mertçe demek istemiştim, stresten dilim sürçtü” dedi, “Kadınlar haklı kızmakta.”

Kıyamet de kopmadı değil mi, birisine bir eleştiri getirildi, o da bunu saldırı olarak görmedi, aldı kabul etti, sözünü düzeltti, konu kapandı. Eleştiriler, uyarılar bir işe yaradı. Biz pek alışık değiliz ama olabiliyor demek ki.

“Taciz eski bir yalan”

Bu hafta sonunun rahatlatan bir diğer açıklaması da Tuba Ekinci’den geldi. Kendisi Posta’dan Alev Gürsoy Cimin’e konuşmuş ve taciz diye bir şeyin var olmadığını açıklamış. “O konu çok yalan” demiş, “Türk erkeği asildir. Kadınlar yüz vermeden hiçbir Türk erkeği taciz etmez.”

Nereden mi biliyor? Kendinden. Bugüne kadar hiç tacize uğramamış. “Onu söyleyen kadınlar emin ol ki o adama yüz vermiştir” diyerek de noktayı koyuyor.

Ama siz çok rahatlamadınız mı şu an? Ben derin bir nefes aldım şahsen. Yokmuş taciz diye bir şey. Var diyen yalan söylüyormuş.

Biz insanın “isteği dışında” yapılan harekete “taciz” derken yanlış adlandırıyormuşuz. Aslında icazetli bir şeymiş taciz. Alan razı veren razıymış. En azından Türkiye’de öyleymiş. Zira Türk erkeği asilmiş.

Bunlar hep iyi haberler.

Bir iyi haberimiz daha var: Belli ki sokakta, toplu taşımada falan İtalyanlar, İspanyollar, Fransızlar cirit atıyor. Müjde, hiç taciz yaşanmayan cennet vatanımızda turist patlaması var.