Masallar sadece çocuklar için değildir

Eklenme Tarihi02.01.2018 - 23:12-Güncellenme Tarihi02.01.2018 - 23:12

B Planı’nın ikinci sezon oyunu “Tac’ın Nöbetçileri”, birbirine zıt iki karakter; hayalperest Babür ve görev adamı Hümayun üzerinden insana dair hayati sorgulamalar yaptırıyor.

Yıl 1648, Agra, Hindistan. Dünyanın yedi harikasından biri olan Tac Mahal, on altı yıllık sır perdesinin ardından gün ışığına çıkmak üzere.

Babür ile Hümayun, kimsenin görmesine izin verilmeyen bu gizli güzelliği korumakla görevli iki şafak nöbetçisi. Korudukları şeyin neye benzediğini merak etmeden, hiç kıpırdamadan ve asla konuşmadan orada dikilmeleri gerekiyor.

İmparatorluk nöbetçilerinin en yüksek rütbeli komutanının oğlu olarak görev bilinciyle yetiştirilmiş Hümayun için kolay bu. Zaten değil ağzından çıkanları, aklından geçenleri bile denetim altında tutmaya, imparatorun emirlerini hayatın tek gerçeği saymaya alışık. Şah Cihan “Tacmahal’e bakılmayacak” dendiyse bakılmayacak. Bakan gözler dağlanacaksa dağlanacak. Nokta.

Ferman sorgulanır mı?

Babür öyle değil ama. Haylaz, ele avuca sığmayan, yıldızlara uçan tahtırevanların, çuvala girip her yere taşınan deliklerin hayalini kuran, masallara ve dostluğa inanan bir delikanlı. Ve merak ediyor. Her şeyi. Harem nöbetçisi olmanın nimetlerini de, Tacmahal’in neye benzediğini de, imparator hakkında ‘hafif fesatlığın’ cezasının neden Allah’ı kötülemekten daha ağır olduğunu da. O kardeşten öte saydığı ‘canka’sı Hümayun’un onu hiçbir koşulda satmayacağından emin, sorularını sıralayadursun, Hümayun’un aklı çıkıyor, “ferman sorgulanmaz” ki.

Akılları baştan alan, mehtaplı gecelerde aydan parlak olduğu söylenen bir güzelliği korumakla görevli bu iki asker “Hümayun bir hayal etsene ama...”, “Sus Babür, masallar çocuklar içindir, imparatorluk nöbetçileri için değil” diye diye yarı gülüşüp yarı didişerek sabahı ederken, Şah Cihan’ın yeni emri bomba gibi düşer orta yere.

Hayatlarının kararı

Tacmahal’i dünya üzerindeki en güzel yapı olmak üzere inşa edilmiştir, evet. On altı yıl da inşaatında çalışanlar dışında kimse görmemiştir bu yüzden. O güne kadar yapılmış en güzel yapı olduğuna kuşku yok diyelim, peki ya ondan sonra yapılacaklara nasıl engel olunacaktır? Bu uğurda üzerlerine düşen görev, Babür ile Hümayun’un hayatlarının kararı olacaktır.

Sami Berat Marçalı’nın İkinci Kat’tan ayrılıp kurduğu B Planı’nın ikinci sezon oyunu ‘Tac’ın Nöbetçileri’, Tac Mahal’in inşasıyla ilgili bir efsane üzerinden bir yandan güzellik kavramını tartışıyor, diğer yandan dostluğa, attığımız adımların sorumluluğunu almaya, görev bilincine, vicdana dair hayati sorular soruyor. “Bana verilen emir buydu, elimden bir şey gelmezdi” demek insanı sorumluluktan kurtarır mı, mesela. Kendimize rağmen bir şeylere evet demeye başladık mı, dostlarımızı sattık mı, vicdanımızı kirlettik mi, özetle, bir kere elimizi verdik mi, kolumuzu kurtaramayacağımız duruma gelmemiz kaçınılmaz mıdır, veya.

Sarsan bir şiir

Baba tarafından Hintli olan ABD’li yazar Rajiv Joseph’in iki zıt karakterin çarpışması üzerinden bütün bu sorgulamaları ustalıkla yaptıran metni, Sami Berat Marçalı’nın başarıyla kurduğu masalsı atmosferle birleşince izleyiciyi sarsan bir şiire dönüşüyor adeta. Marta Montevecchi’nin çok işlevli, olan biteni seyircinin gözüne sokmadan anlatan dekor tasarımı ve Alev Topal’ın ışığıyla etki ikiye katlanıyor.

Tac’ın iki nöbetçisinde iki yetenekli oyuncu izliyoruz; Kaya Akkaya ve Murat Eken. Sinema ve televizyondan tanıdığımız Akkaya’nın konservatuvardan mezun olduğundan beri ilk sahne deneyimiymiş ki ne büyük kayıp. İkisi bu hüzün dolu arkadaşlık hikâyesinde birbirlerini çok iyi tamamlıyor, müthiş bir ortak dil yaratıyorlar. Oyunun başında sadece gözleriyle anlaştıkları diyalogsuz bir on dakika var ki seyirci nasıl hiç sıkılmadan, merak, ilgi ve kahkahayla izliyor, görmeniz lazım.

Zaten ‘Tac’ın Nöbetçileri’ni her koşulda görmeniz lazım, size söyleyecekleri var. Masallar sadece çocuklar için olmamalı.

‘TAC’IN NÖBETÇİLERİ’ / B PLANI

Yazan: Rajiv Joseph / Çeviren - Yöneten: Sami Berat Marçalı / Yardımcı yönetmen: Seda Türkmen / Dramaturg: Dilek Tora / Dekor - kostüm tasarımı: Marta Montevecchi / Işık tasarımı: Alev Topal / Ses tasarımı: Ersin Ersavaş / İllüstrasyon: Dilan Sarıoğlu / Oynayanlar: Kaya Akkaya, Murat Eken 

Etiketler