Ayşe Özgener

Ayşe Özgener

ozgenerayse@gmail.com

Tüm Yazıları

Bir bildiklerimiz var, bir de bilmediklerimiz, ama bir de aslında bilip bildiğimizin farkında olmadıklarımız var ki, onlar bilinçaltımızda saklı!

Bazı şeyleri bilinçli olarak, bazılarını da istemeden oraya atarız. Özellikle bastırdığımız, hatırlamak istemediğimiz, acı veren birçok şey oradadır. Yıllardır açmadığınız bir dolabınız olduğunu düşünün. İçinde kullanmadığınız, atmaya kıyamadığınız, her önünden geçerken “Şurayı da bir düzenlesem” diye içinizden geçirdiğiniz ama bir türlü de vakit bulamadığınız o dolap!

Haberin Devamı

Zaman zaman kafanızı kurcalar, temizlenmesi gerektiğini bilirsiniz, ama bazen de aklınızın ucuna bile gelmez o dolabın varlığı! Bazen içinize sıkıntıya benzer bir his düşer, nedenini anlamazsınız. O an aklınızdan bir şey geçmiştir, ne geçtiğinin farkında değilsinizdir, ama size yaşattığı histen rahatsız olursunuz. İşte bazen o dolabın önünden geçersiniz, ne düşündüğünüzü fark etmezsiniz ama aslında içinizden o dolabın dağınıklığı sizi rahatsız etmiştir. Siz ise dolabın önünden yürüyüp gittiğiniz için elinizde anlamlandıramadığınız bir sıkıntı duygusuyla kalırsınız.

Bilinçaltındaki bazı düşünceler de böyledir, zaman zaman kafasını çıkarır, size kendini hatırlatmaya çalışır ama siz tam olarak adını koyamazsınız.

Bilinçaltının derinlerinin temizlenmesi, oradan bugününüzde sizi rahatsız eden şeylerden kurtulmak terapilerin konusudur. Terapist eşliğinde çalışmak daha sağlıklıdır.

Ama bazı küçük konular var ki, onları temizlemek için siz kendiniz de çaba gösterebilirsiniz. Halının altına bilerek süpürdükleriniz için halıyı kaldırıp temizlemek elinizdedir.

Bazen de bilinçaltına tıkıştırdığınız şeyleri oradan şöyle bir çıkarıp, düzeltip tekrar yerine koymak gerekebilir.

Dolaba benziyor

Yine dolaptan örnek vereyim, ama bu sefer biraz farklı olsun, her gün açtığınız bir dolaptan bahsedeyim. Örneğin, bir kazağı buruşturup dolabın içine atmışsınızdır. Dolap da çok doludur, siz kapağı her açtığınızda içinden kıyafetler dökülmeye başlar. Hatta kapağı en son açtığınızda, tepeden kafanıza bir ayakkabı düşmüş ve canınız acımıştır. Son açtığınızda canınız acıdığı için dolaba artık hiç eliniz gitmez. Sonra bir gün cesaret edersiniz, dolabı açarsınız, içine tıkılı vaziyette atılmış kazakları bir bir çıkarır, ütüler, katlar, düzeltir koyarsınız ve dolap artık rahatça kapanmaya başlar. Siz de rahat edersiniz. İşte bazen bilinçaltımıza yapmamız gereken işlem tam da budur! Orada olduğunu bildiğiniz, size sıkıntı veren bazı şeylerle yüzleşmek, onların varlığından kaçmak yerine kabul etmek, gerekiyorsa bu konuyla ilgili yardım almak ve sonra onları çözümlenmiş olarak saklamak! Belki çok kolay bir şey değil biliyorum, ama bu yapılmadığında o yükleri hayat boyu taşıyorsunuz. Onlarla yüzleşmemek, kaçmak bir çözüm olmuyor, aksine çözüm sürecini uzatıyor, kaçtığınızı sandığınız her yere sizinle geliyor.