Alerji Deyip Geçmeyin!

16 Eylül 2019

Alerji her yaşta şüphesiz çok önemli. Çocukluk çağında hatta bebeklik döneminde bile karşımıza çıkabilen alerjik durumlar, özelliğine göre hafif orta ciddi etkiler yaratabilir.

Bir şeye veya gıdaya alerjimizin olduğunu ona maruz kalmadan farkedemeyebiliriz. Bazen bu durumlar çok net kendini gösterirken bazen farketmeden etkilemeye başlayabilir.

Her birey her maddeye aynı tepkiyi vermediği için tanılanma süreci de çok kolay olmayabilir.

Çoğu zaman çocukluk dönemine doğru azalma eğilimi gösteren alerjiler olduğu gibi, maddenin miktarına göre de etki düzeyi değişen alerjiler olacaktır.

Bir alerjik reaksiyon bazen sinek ısırığı etkisinde olabilirken, bazen kusma-ishal etkisi verebilir. Bazen de solunum sistemini etkileyerek nefes almayı zorlaştırıcı ciddi etkiler yaratabilir.

Peki nasıl başa çıkacağız?

Her durumda olduğu gibi, yolunda gitmeyen bir şeyler varsa mutlaka hekim kontrolünde süreç yönetilmelidir. Tahmini durumlarla, başka vakaların tarifleriyle, eczane veya arkadaş önerileriyle ilerlememek, gıda alerjisi ise beslenmeyi takip etmek, ilaç kullanımı gerekli ise de takip ve uygun dozların verilmesi çok önemli olacaktır.

İlk gıda ile karşılaşma sürecinde de bebeğinizin hangi gıdalara tepki verdiğinden emin olmak adına her besini ilk seferde sade vermeniz, eğer tepkisel bir sağlık sorunu yoksa diğer gıdalarla karıştırmanız uygun olacaktır.

Yazının devamı...

Hayaldi Gerçek Oldu!

11 Eylül 2019

İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Hayata Renk Ver Derneği işbirliği ile 'Öğretmenim Elimi Tut Projesi' kapsamında planlanan ilk 'Hastane Sınıfı' açılışı Açı Okulları sponsorluğunda Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği'nde 10 Eylül 2019 tarihinde açıldı.

Açılışta Sayın İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Sayın İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı da değerli konuşmalarıyla günün anlam ve önemine değindi.

Peki bu proje nasıl doğdu?

"Her çocuk doğduğu güne, doğarken hazırlandığı gibi; doğacağı hayata da yaşarken hazırlanmalı ve bu ona hak olmalı. Yaşanan, yaşanmış olan, dile gelen gelmeyen hiçbir şey buna engel olmamalı" düşüncesi doğdu önce.

Bu düşünce akla düşer düşmez de harekete geçmek için beklenmedi, olumsuzluklara pes etmeyen, inandığı yolda yürüyen gönül vermiş kişilerle adımlar atıldı. Hazırlıklar yapıldı. Çünkü herkesin inandığı tek bir gerçek vardı 'Çocuk Çocuk Olunca iyileşir!

Çocuk evde, parkta, okulda, sinemada, ormanda her yerde nasıl çocuksa; hastanede de çocuktu. Sıfatı mekana göre değiştirilemez olduğu kadar; istekleri de, hakları da, duyguları da, oyunları da değiştirilememeliydi.

Hastanede yatarken de çocuk kitap okuyabilmeli, sosyalleşebilmeli, bayramlaşabilmeli, mor elbisesiyle arkadaşlarıyla oyun oynayabilmeliydi.

Hiç kimse hayatının geri kalanının ne kadar süreceğini bilemez. Hastanede yatan da, masa başında çalışan da, emekli olan da, yeni doğan da..

Yazının devamı...