Afişteki nefreti “barış” diliyle açıklamak!

Konya’da büyükşehir belediyesine ait panolara asılan Hristiyan ve Yahudilere karşı nefret söylemi içeren afişler tepkiler üzerine kaldırıldı. Anadolu Gençlik Derneği’nin açıklaması bir ironi mi, yoksa paradoks mu?

Irk, ulusal ya da etnik köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engellilik, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak, bir gruba, kişilere veya mala karşı işlenen suçlar dünyanın her yerinde sorun olmaya devam ediyor. Son bir hafta içinde basına yansıyan nefret söylemi ve suçunu oluşturan eylemler hayli fazla.  

Almanya’nın Halle kentinde bir sinagoga Kipur günü silahlı saldırı düzenlendi. Buna karşı Berlin’de binlerce kişi bu saldırı sonrası antisemitizmi protesto etmek için yürüdü. Ukrayna’da Kiev’deki tarihi Brodetsky sinagogunun merdivenlerine Ukrayna Yahudi Cemaati Başkanı Igor Kolomoisky’nin kanlı kuklası bırakıldı. ABD’de Yahudi kuruluşu ADL’nin son raporunda da Pittsburgh sinagogu katliamından sonra ırkçı gruplardan gelen saldırılar hayli artmış görünüyor.  Öyle ki; rapora göre, Yahudilere karşı 50’den fazla tehdit ve terör eylemi ortaya çıkarıldı.  Sinagoglara antisemit duvar yazıları yazıldı, bina ve tesislere zarar verildi.

Irkçılık yanlısı 12 kişi sinagoglara saldırı planlamak ve Yahudi vatandaşları tehdit etmek suçundan tutuklandı. İngiltere’de ise ırkçılık daha ‘resmi’ boyutta. İngiliz İşçi Partili milletvekillerinin antisemitizmle mücadele edilmediği gibi gerekçelerle istifaları sürüyor. Son olarak partiden Milletvekili Louise Ellman “Antisemitizm neredeyse partinin ana söylemi haline geldi. Yahudi üyeleri taciz edildi, sözlü saldırılara uğradı, parti artık Yahudiler için güvenli bir yer olmaktan çıktı” diyerek istifa etti.

Aynı dozda olmasa da bizde de durum farklı değil.

Konya’da büyükşehir belediyesine ait panolara Hristiyan ve Yahudilere karşı nefret söylemi içeren afişler asıldı. Millî Görüş’ün gençlik kolu Anadolu Gençlik Derneği imzalı afişlerde, “Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez” ifadeleri yer aldı.

Tepkiler üzerine afişler kaldırıldı. Konu hem yargıya hem de Meclis’e taşındı. Bu durum, belediyelerin de kiraya verdikten sonra, bu panoların nasıl hangi amaçla kullanılacağını bilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Anadolu Gençlik Derneği üyeleri de konuyla ilgili açıklama yaptı ve dediler ki:  

“Yanlış anlaşıldık”. Yanlış anlaşılacak bir şey yok. Afişler açıkça ırkçılık içermekte. Hem afişte nefret dilini kullacaksın, insanlara “Onlardan dost edinmeyin” diyeceksin, hem de “Yanlış anlaşıldık” diyerek “Biz inanıyoruz ki hem bu coğrafyanın hem de tüm dünyanın kin ve nefrete, ötekileştirmeye değil barışa ve huzura ihtiyacı var” açıklamasında bulunacaksın. 

Bu bir ironi mi, yoksa paradoks mu? Kendi söylemleriyle böylesine çelişkili açıklama yapan bir derneğin faaliyetlerine nasıl inanacağız? Medya derneğin neyi amaçladıklarını da sorgulamalıydı. Çünkü afişteki sözler bir ayete dayandırılıyor. Oysa aynı Kur’an Yahudi ve Hristiyanlarla evlenmeye izin vermekte.

Dolayısıyla afişte kullanılan, Kur’an da da yer alan 51. Ayetin dernek tarafından doğru yorumlanmadığı aşikâr. İlahiyatçılar bu sözlerin  “Kendi tarihsel bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, sadece o dönemdeki aktörleri ilgilendiren bir duruma işaret etmek için söylendiğini” de bilir. Dolayısıyla bu tür haberleri verirken soruların peşine düşmek, nefret suçlarına kapı aralayan bu söylemlerin de önüne geçecektir.