Sorgulamazsan tacizler devam eder

Çocuklara taciz-tecavüz haberlerine konu olan şahısların çoğu hep aynı adamlar! Bir kez yapıyor delil yetersizliğinden ya da iyi halden bırakılıyor, ikinci kez deniyor şartlı bırakılıyor, üçüncüde kamuoyu tepkisiyle bir iki ay yatıp çıkıyorlar. Peki, gazeteciler ne yapıyor?

Gazetelerin satır aralarına sıkıştırılmış küçük bir haber. Balıkesir Burhaniye’deki bir ilkokulda rehber öğretmen, iki erkek öğrenciyi evine götürüp taciz ettiği iddiasıyla tutuklanıyor. Rehber öğretmenin taciz suçlamasıyla devam eden bir başka davasının daha olduğu öğreniliyor.

Gazeteciler taciz davasından yargılanan bu öğretmenin, mesleğe nasıl devam edebildiğini sorgulamıyor. Mahkeme dosyalarına bakmıyor. Daha önce de aynı suçtan yargının karşısına çıktığı halde niçin tutuksuz yargılandığını araştırmıyor. İki kez tacizden yakalanan şahsın rehber öğretmen olmasının sonuçlarıyla ilgilenmiyor bile…

Bir başka haber Bolu’dan. Bir çiftlikte yanlarında çalıştığı ailenin 4 yaşındaki oğluna ahırda tacizde bulunan şahıs, annenin olayı jandarmaya bildirmesi üzerine gözaltına alınıyor. Mahkeme delil yetersizliği nedeniyle adli kontrol şartıyla bırakıyor ama daha önce de aynı suçtan yakalama kararı olduğu için tutuklanıyor.

9 yaşındaki bir kız çocuğunu istismar ettiği iddiasıyla yargılandığı davada serbest bırakılan ve çocuğun stresten mahkemede kalp krizi geçirip yaşamını yitirmesine neden olan tacizciyi hatırlıyor musunuz? Yine sahnede! Bu kez de Muğla’nın Menteşe ilçesinde iki çocuğa cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınıyor.

Küçükçekmece’de beş yaşında bir çocuğun yaşadıklarını hatırlatmıyorum bile. Ama iki yıl önce Antalya’da on yaşındaki kız çocuğunun uğradığı tecavüz, raporlarla kanıtlandığı halde, sanığın beş ay sonra serbest bırakılmasına tepki gösteren annenin isyanını hatırlayalım: “Bu eylemi yapan kişi tutuksuz yargılanıyor ve buna yasal olarak itiraz edemiyorum. Ben hangi adalete inanayım? İçim yanıyor, Bunu atlamayacağız, bu geçmeyecek.”

Mahkemeler bırakıyor

Ama yargı vicdanından geçiyor olmalı ki; medyaya ülkenin dört bir yanından çocuklara yönelik taciz- tecavüz haberleri yağıyor.

Hemen her gün bir çocuk ağır travmatik bir cinsel saldırıya uğruyor.

Tacizciler; 40 yaşında, 50 yaşında, 70 yaşında adamlar… Çoğu evli ve çocuklu ‘erkek’ler!

Taciz edilen çocukların en küçüğü ise 5 yaşında!

Kız - erkek fark etmiyor.

Tacizciler yakalanıyor, mahkemeler bırakıyor.

Sonuçta taciz haberlerine konu olan şahısların çoğu hep aynı adamlar! Bir kez yapıyor delil yetersizliği ya da iyi halden bırakılıyor, ikinci kez deniyor şartlı bırakılıyor, üçüncünde kamuoyu tepkisiyle bir iki ay yatıp çıkıyorlar.

Dolayısıyla kanunların da artık ne dediğinin bir önemi yok!

Ama nasıl haber yaptığımız, nasıl yapmamız gerektiği önemli. Medya haber diliyle dokunabilir; zihinsel tabuları kırabilir, hukuki olmayan dayatmaların, toplumsal sağırlığın, ahlaki bir sorunu meşrulaştıran zihniyetin önüne geçilebilir. İşte o zaman yargı da adaletin olduğu tarafta yer alacaktır. Yeter ki merak, sorgulama ve araştırmacı kimliğimizden vazgeçmeyelim.

DİĞER YENİ YAZILAR