11 CAN, NOKTA!

Eklenme Tarihi13.03.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi12.03.2018 - 23:27
Bir uçak düşüyor, 11 kişi hayatını kaybediyor, nokta.

Nereden döndüklerinin, ne için gittiklerinin, nasıl imkânlara sahip olduklarının hiçbir önemi yok.

Ölüm söz konusu olduğunda ne imkânların bir önemi kalıyor ne de başka bir şeyin...

Her ölüm her aileyi, her arkadaşı, her seveni derinden yaralıyor.

Ama nedense son zamanlarda daha da çok dile getirilen ‘biz - siz’ ayrımı bu kadar acı bir kazada bile yine su yüzüne çıkıyor.

Tam da hepimizin en korunmasız, en eşit olduğumuz anda bile...

Biz nasıl bu hale geldik?

Gerçek hayattan nasıl bu kadar koptuk da sosyal medya canavarlarına dönüştük?

Her şeyi karşılaştırdığımız yetmiyormuş gibi, gencecik insanların, hayatlarını bırakın, ölümlerini karşılaştırmaya başladık...

Sosyal medyada yazılanları okudukça kanım donuyor, bu kadar öfke ve nefretin sonu ne olacak?

Daha da fenası, aile, kızlarının sosyal medya hesaplarını kapatınca kızları adına açılan sahte Instagram hesapları...

Çok acı bir şekilde çok erken yaşta, en yakın arkadaşlarıyla birlikte hayatını kaybetmiş birinin arkasından sahte hesaplarını açmak nasıl bir ruh hastalığıdır?

Hayatını kaybedenlere ve geride kalan acılı ailelere nasıl bu kadar duyarsız olunabilir?

Başsağlığı ve sabır dilemekten başka elden bir şey gelmiyorken...

İkili delilik: Uber - taksi

Kabul etmek lazım, dünya hızla değişiyor, artık eskisi gibi kimsenin 2 anahtar hayali yok.

Ev, araba sahibi olmak değil önemli olan, boşuna Airbnb ve Uber tek bir ev ya da araca sahip olmadan dünyanın en büyük şirketleri haline gelmiyor.

Dünyanın her yerinde Uber ve benzeri uygulamalarının sağladığı kolaylıklar taksilerden giderek uzaklaşmamıza neden oluyor.

Ama bunda sadece Türkiye’de değil, dünyada da taksi şoförlerinin payı büyük.

Mesafeyi beğenmemeleri, yolu uzatmaları, bağıra çağıra telefonda konuşmaları, arabaların temiz olmaması gibi birçok evrensel sorun var.    

Şimdi İstanbul’da bir de taksi şoförlerinin Uber araçlarına ve sürücülerine uyguladığı şiddet çıktı başımıza...

Taksi şoförünün Uber aracının önünü kesip levyeyle araca saldırısının telefonla çekilen görüntülerini hepimiz izledik.

Peki ama bu görüntülerden sonra Uber mi tercih edersiniz, taksi mi?

Hangisinde kendinizi daha güvende hissedersiniz?

Evet, “Uber’de acaba ceza yer miyim?” diye hafif bir tedirginlik oluyor İstanbul’da ama doğrusu elinde levyeyle başka araçlara saldıracak kadar gözü dönmüş bir şoförün taksisine bineceğime Uber’i tercih ederim.

Üstelik serbest piyasa ekonomisinde hepsine yer var.

Bazen bir el işaretiyle sokaktan geçen taksiyi durdurup binmek gerekiyor, bazen üstünüzde nakit olmuyor, Uber çağırıp ATM aramakla uğraşmak istemiyorsunuz.

Duruma göre, hem taksiye hem Uber’e ihtiyaç var.

Tabii, Uber vergi konusunda devletle sorun yaşamadığı sürece...