24 saatte Mikonos

Son yıllarda İstanbul gece hayatının tanınmış isimleri Mikonos’ta ev tutuyor.

Üstelik bir aylık evin kirası Bodrum’da bazı otellerin 1-2 gecelik konaklama fiyatıyla aynı.

Mikonos’ta tatil yapanlar “Türkler Yunan adalarından çekilse ekonomileri bitebilir. Çoğu ada restoranında Türkçe menü olmaya başladı, düşünün artık” diyor.

Tabii bunda en büyük nedenlerden biri İstanbul’dan Mikonos’a direkt uçuş olması.

Adanın popüler beach club’larından Nammos’a ayak basılınca hep tanıdıklarla karşılaşılıyor, masalar birleştiriliyor.

Nammos’a ek restoran yapılıyor her yıl, kumların üzerinde giderek daha da büyütülüyor plajın yeme-içme bölümü.

Kabul edelim, Mikonos denizden bakınca tam bir beton yığını.

Ama içine girince durum değişiyor.

Pırıl pırıl ve sevimli sokaklarda geziyorsunuz.

Bodrum Barlar Sokağı’na bir sonraki gidişinizde içinizin parçalanmaması mümkün değil, Mikonos sokaklarını gördükten sonra.

Malum Mikonos’un plaj partileri ve gece hayatı meşhur, işte şimdi Mikonos tatilinin hakkını verebilmek için ya da sadece mekân isimlerini cümlede kullanabilmek için önerilerde bulunalım.

Plajlarla başlayalım.

Nammos’un en büyük rakibi Scorpios.

Scorpios’ta yemekler plajda olduğunuzu unutturacak kadar başarılı, müzik de güzel.

Burada İstanbul’dan tanıdıklarla karşılaşmadan çıkmak mümkün değil.

Tekneyle gelenler de var, uçakla gelenler de...

Hatta direkt uçuşta yer bulamayıp Atina’dan aktarmalı gelenlere de rastlanıyor.

Diğer favori plajlardan biri Kalua.

Paraga Beach’te deniz, yemek ve parti hepsi bir arada.

Bir taşla çok kuş vurmak isteyenler burayı tercih ediyor.

Bir diğer seçenek ise Panormos Beach ama dikkat edilmesi gereken bir şey var, buraya sakin ve rüzgârsız bir günde gidilmeli.

Bir de Kalo Livadi var.

Plaj dönüşü sokaklarda kaybola kaybola gezmek mümkün.

Garip bir şekilde hangi sokaktan girerseniz girin aynı yere çıkılıyor.

Ftalia Beach’teki Alemagou ise gündüz plajıyla, akşam yemekleriyle dikkat çekiyor.

Günbatımını izlemek için doğru adres, Caprice.

Gecenin ilerleyen saatlerinde mutlaka uğranılan bar ise Astra.

Restoranlarla devam edelim.

Sea Satin ve Spilia hâlâ en çok sevilenler.

Koursaros ise başarılı bir balıkçı, mezelerde iddialılar.

Interni, bir Mikonos klasiği, yemek kadar ambiyans da iyi.

Bir diğer klasik ise Chez Chaterine.

Yemek de, ortam da güzel.

24 saatte Mikonos

Alaçatı’yı özlediyseniz, sokak ortasında yemek yiyebileceğiniz Natilius’a gidebilirsiniz.

“Yok, Michelin yıldızı olmazsa olmaz” diyorsanız o zaman Bill and Coo, doğru adres.

Bir başka seçenek Santa Marina otelin içindeki Buddha-Bar Beach.

Sadece iyi yemek peşindeyseniz Avra ya da Kalita’yı da beğenebilirsiniz.

Akşam yemeği için bir diğer seçenek de Belvedere otelde.

Belvedere otelin sürprizi: Matsuhisa.

Matsuhisa size tanıdık gelmeyebilir ama Nobu’yu duymayan yok.

Robert De Niro’nun da ortak olduğu, ünlü Japon şef Nobu Matsuhisa’nın restoranı. Burada tuna tataki’den miso soslu black cod’a (morina balığı) sevilen tüm Japon yemekleri var.

İlk kez gelenler ya da değişik lezzetler tatmak isteyenler Omakase adı verilen degüstasyon menülerini de deneyebiliyor.

Çin yemeği sevenler için ise Hakkasan’ın kardeş restoranı Ling Ling var.

Matsuhisa ve Ling Ling’den daha çok dikkat çeken ise bu yaz ilk defa Mikonos’ta şube açan Nusr-et.

Şaşırıyor muyuz?

Hayır.