ART DUBAİ'NİN İSTANBUL ÇIKARMASI

Eklenme Tarihi12.02.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi12.02.2019 - 8:15

Pazar akşamı Ertuğrul Osman’ın eşi, Afgan Prensesi Zeynep Osman’dan Demet Sabancı Çetindoğan’a, İpek Cem Taha’dan Mina-Sinan Temo’ya birçok sanatsever, koleksiyoner, SAHA derneği üyesi bir aradaydı.

Art Dubai Elçisi Nilüfer Tarzi Kuran ve Art Dubai Artistik Direktörü Pablo del Val ev sahipliğinde Soho House’da düzenlenen yemekte.

Art Dubai 13. yılını kutluyor, bu yıl 20-23 Mart’ta Madinat Jumeirah otelde gerçekleşecek.

Fuar sırasında Dubai’yi ve hatta Abu Dabi’yi daha iyi tanıtmak için de harika programlar hazırlanmış.

Fuarda da son yıllarda sadece çağdaş sanat değil, modern sanat bölümü de var.

Bu yıl Türkiye’den Sanatorium, Anna Laudel ve Zilberman galerilerin katılacağını açıklıyor Pablo del Val.

Gözde İlkin’in işlerini de yabancı bir galeride görebileceğimizi anlatıyor.

Ayrıca İstanbul Bienali’nin Art Dubai’de tanıtılacağını da ekliyor.

Pazar akşamı uzun bir masada Art Dubai’yi dinlerken bakın başka neler konuşuluyor?

Zeynep Osman’ın zarafeti... Kendisinden, duruşundan gözlerimi alamıyorum.

Demet Sabancı Çetindoğan, ONE Derneği ile yaptığı çalışmaları anlatıyor.

İpek Cem Taha ve Ari Meşulam’la Türkiye’nin yabancı turistlerin gözünde yeniden yükselişini konuşuyoruz.

Cam sanatçısı Felekşan Onar, Londra Victoria & Albert Müzesi’nde sergilenen eseri ve yakın zamanda gerçekleştireceği Botsvana seyahati için heyecanlı.

Murat Süter, Şentürk Fahralı, Hakan Ezer ve Melis Börteçene ile şimdiden sonraki programlar planlanıyor.

Mina Temo, yeni ev tekstili markası Anim İstanbul hakkında ipuçları veriyor.

Bir koleksiyonerden çok bir sanatçıyı andıran Berrin Saran, koleksiyoneri olduğu Philip Treacy şapkalarından söz ediyor.

Art Dubai hakkında bilgilenirken, aynı zamanda İstanbul gündemini de masaya yatırmış oluyoruz.

Art Dubai’ye neden gitmeli?

Dubai, sanat alanında, Louvre’dan Guggenheim’a birçok değerli müzeyi Ortadoğu’ya getiren Abu Dabi ve Doha’yla yarışıyor.

Art Dubai ile şehre farklı bir kitle çekiliyor, dünyanın dört bir yanından önemli koleksiyonerler güzel havayı da fırsat bilip soluğu Dubai’de alıyor.

Çağdaş sanat sezonuyla Dubai’de sadece kültür-sanata değil, turizme de büyük katkıda bulunuluyor.

Malum, bizim de İstanbul için isteyip de henüz istediğimiz noktaya gelemediğimiz durum.

Art Dubai sırasında şehrin farklı yerlerinde farklı sanat etkinlikleri de var.

Design Days adlı mobilya ve tasarım fuarı ve eğer yol gözünüzde büyümüyorsa bienalin gerçekleştiği Sharjah’daki sergiler de mutlaka görülmeli.

Dubai’de çağdaş sanat denince en çok öne çıkan ise Alserkal Avenue.

Burası Tophane gibi galerilerin toplandığı bir bölge.

Kurucusu Alserkal, belli ki Türkiye’deki çağdaş sanat piyasasını yakından takip ediyor.

Buradaki galerilerde karşınıza Devrim Erbil gravürleri de çıkıyor, bir başka galeride İranlı erkek sanatçılar, kadın sanatçıların işlerine yer vermeyen galerileri protesto ediyor.

Her galerinin ve koleksiyonerin kadın sanatçı kontenjanı olması gerektiğini savunuyorlar.

Art Dubai ile eş zamanlı olarak yapılan bir de Sikka Art Fair var.

Sikka eski evlerin restore edilmesinden oluşan bir sanat merkezi olmuş.

Sikka’da en unutamadığım iş, Dubai’de çalışan işçilerin başlarını bağladıkları poşu benzeri ‘gamcha’ ile yapılan işçi portreleriydi daha önce.

Elise Vazelakis’in eserlerinin satışından elde edilen gelirin bir kısmı da Dubai’de bitmek bilmez inşaatlarda çalışan işçilere bağışlanıyordu.

Peki ama ne için?

Korkunç sıcakta kan ter içinde çalışırken sadece su içebilmeleri için.

Dubai’nin zenginliğini düşününce Los Angeles’lı bir sanatçının Dubai’deki işçilere sanat eserleriyle su yardımı yapması ister istemez içimizi cız ettirmişti o zaman.

Bakalım bu yıl hangi eserlerden daha çok etkileneceğiz?