HEPİMİZ OLABİLİRDİK

Maçakızı teknesinin magazin muhabirlerini taşıyan balıkçı teknesini ortadan ikiye ayırdığı korkunç görüntüleri üzüntüyle izledik.

Hepsine büyük geçmiş olsun diliyorum önce.

Magazin muhabirlerinin olduğu balıkçı teknesinde pekâlâ hepimiz olabilirdik.

Bu korkunç kazanın görüntü alınmaması için meydana geldiği iddia ediliyor.

Doğrusu ben böyle bir şeyin olabileceğine inanmıyorum, inanamıyorum.

Kimse bilerek böyle bir kazaya neden olmak istemez diye düşünüyorum, düşünmek istiyorum.

HEPİMİZ OLABİLİRDİK

Ama böyle bir kazadan sonra, ortada 4 can söz konusuyken hiçbir şey olmamış gibi, son hızla uzaklaşması, geri gelip yardım etmemesi daha da üzücü.

Maçakızı kadar sevdiğimiz, uluslararası olmayı başarabilmiş tek yerli Bodrum markasının, adını taşıyan tekneyi böyle bir kaptana emanet etmemesi gerekirdi.

Kaptanını daha özenle seçmeli, iyi eğitmeli ve hız konusunda uyarmalıydı.

Bir koyda açık denizde gider gibi son sürat gidilemeyeceğini defalarca anlatmalıydı.

Çünkü insan hayatı, “görmedim, fark etmedim” deyip geçilecek bir şey değil.

Bu korkunç kaza hepimize büyük bir ders olmalı ve bir an önce gerekli önlemler alınmalı.

Köyde gürültü meselesi

Tatil yerlerinde hızdan sonra en büyük diğer sorun ise gürültü.

Hatırlarsınız, geçen yıl Alaçatı Turizm Derneği’nin öncülüğünde #Alaçatı75desibel sivil toplum hareketi başlatılmıştı.

“60 desibelde sohbet eder,

50 desibelde yağmuru izler,

30 desibelde sırlarımızı paylaşır,

00 desibelde iç sesimizi dinleriz.”

Diye özetliyorlardı durumu.

Amaç, toplum dayanışması sağlayarak gürültü kontrolü konusunda farkındalık yaratmaktı.

“Bugün Alaçatı’nın bu kadar sevilmesini sağlayan insanı ve kültürüyle birlikte korunması, sürdürülebilir turizmin de vazgeçilmez parçasıdır.

Bunun yanında, komşuluk, saygı, hoşgörü gibi toplumsal değerlerimizi kaybetmemek için hassasiyet göstermek, hepimizin görevidir.

Alaçatı’daki eğlenceye karşı değiliz, ama çevreyi rahatsız edecek seviyede müzik yayınına karşıyız.

İç mekan gürültüsünün sokakta, 75 desibelden fazla duyulmasını istemiyoruz.

Ayrıca gece 01.00’den sonra müziğin komple kapanması taraftarıyız.

Alaçatı’nın yaşanabilir bir yer olmaya devam etmesini, insanların huzur hakkına sahip çıkılmasını istiyoruz” diyorlardı.

Bu yıl ise bu uygulama devam ettiği için bayramda köy içinde eğlence erken bitiyor diye şikâyet edenler var.

Elbette, kulüp-bar her yerde olsun, bu mekânlar müzik de yapsın ama çevremize, yan komşuya zarar vermeden.

HEPİMİZ OLABİLİRDİK

Malum, küçücük bir Ege köyü Alaçatı.

Bir barlar sokağına dönmesini istemiyoruz, lokalin doğalın korunduğu bir yer olmaya devam edebilmesi arzumuz.

Elbette Alaçatı hepimizin, keyif alalım, eğlenelim, ancak eğlenirken çevreyi rahatsız etmeyelim.

Alaçatı’yı Alaçatı yapan değerleri ve sakin Ege yaşantısını hep birlikte koruyalım.

Alancha, Agrilia, Köşe Kahve, yerel ve harika yemekleriyle Alaçatı’nın en iyi mekânlarından.

Üstelik çevrelerine ve Alaçatı’nın dokusuna son derece saygılılar, daima koruyorlar, geliştiriyorlar.

Çünkü biliyorlar ki kendi mekânlarının da Alaçatı’nın da uzun soluklu olabilmesi için gerekli olan bu dokuya sahip çıkmak.

Türkbükü de Alaçatı gibi küçük bir köydü, Alaçatılıların yaptığını Türkbükülüler yapamadı.

Sonucu hep birlikte izledik.

İşte biraz da bu yüzden #Alaçatı75desibel sonsuz desteği hak ediyor.