Geleceğe uzanan zorlu yollar

Eklenme Tarihi21.11.2017 - 23:47-Güncellenme Tarihi21.11.2017 - 23:47

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından her yıl düzenli olarak yayımlanan önemli raporlardan biri de Gençler için İşgücü Piyasası Eğilimleri Raporu. Özellikle gençler açısından istihdam olanaklarının daha da sınırlı bir hale geldiği 2008 küresel ekonomik krizinin ardından yayınlanan her rapor, işgücü piyasasının gençler için sunduğu fırsatlardaki eğilimler açısından büyük önem taşıyor. 2017 yılı raporu Pazartesi akşamı yayımlandı. Bugünkü yazımda, rapordan öne çıkan başlıkları sizlerle paylaşacağım. 

Kaliteli istihdam

ILO raporuna göre, 2009 yılı itibarıyla etkileri ciddi oranda hissedilen ekonomik krizin ardından genç işsizliğinde önemli bir düşüş kaydedilmiş olsa da, kronik bir sorun haline gelen işsizlik ve kaliteli istihdam olanaklarının yetersizliği, gençlerin düzgün işlere (decent work) yerleşmesini engellemeye devam ediyor.

ILO tahminlerine göre, 2017 yılı itibarıyla gençler küresel düzeydeki işsiz nüfusun yüzde 35’ini oluşturuyor. Raporda, 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13 seviyesinde sabit kalan küresel genç işsizliği oranının 2017 yılı için 13.1’e yükseleceği ifade ediliyor.

Bu da dünya üzerinde 70.9 milyon gencin iş aradığı halde bulamadığı anlamına geliyor. 2017 yılı tahmini genç işsiz sayısı, küresel genç işsizliğinin 76.7 milyonla zirve yaptığı 2009 yılı ile karşılaştırıldığında önemli bir gelişme. Diğer taraftan, 2018 yılında genç işsizliğinde 200 bin kişilik bir artış yaşanarak küresel genç işsiz sayısının 71.1 milyona ulaşması bekleniyor.  Raporda yer alan genel değerlendirmeler ışığında, ekonomik büyümenin işgücü piyasasından ve dolayısıyla istihdam artışından kopuk olduğunu söylemek mümkün. Dahası, yaşanan ekonomik istikrarsızlık, işgücü piyasasını gençlerin istihdamından elde edilebilecek kazanımları tersine çevirmekle tehdit ediyor. Öte yandan, küresel ekonomik kriz dönemiyle karşılaştırıldığında, genç işsizliğinde yaşanan gerilemeye rağmen, gençler ve yetişkinler arasındaki farklılaşma son on yılda değişmiş değil. Dolayısıyla, gençlerin işgücü piyasasında yaşamakta olduğu dezavantajlı durumun geniş kapsamlı ve kökleşmiş bir sorun olduğunu söylemek mümkün.  

Raporda genç işsizliği eğilimlerinin 2010-2016 dönemi için bölgesel düzeyde karşılaştırmalı olarak ele alınmış olduğu da görülüyor. Buna göre, örneğin Kuzey Afrika, Arap Devletleri ve Latin Amerika ile Karayipler’de genç işsizliği oranlarında yüksek düzeyde gerçekleşen artışlar, Avrupa, Kuzey Amerika ve Sahra altı Afrika’da işgücü piyasasında gençler açısından yaşanan iyileşmeleri dengelemiş durumda.

Genç kadınlar

ILO raporu, gençlerin işgücü piyasasındaki dezavantajlı durumlarının genç kadınlar açısından daha kırılganlık içerdiğinin altını çiziyor. Örneğin 2017 yılı için küresel düzeyde genç kadınların işgücüne katılım oranları genç erkeklere kıyasla 16.6 puan daha düşük. Genç kadınların işsizlik oranları genç erkeklere göre daha yüksek. Dahası ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranlarına bakıldığında genç kadınlar için yüzde 34.4 olan oranın, genç erkekler için üçte birinden daha az olduğu görülüyor.