Dilek Eskioğlu

6 Haziran 2019

Başarı öykülerini yazan kadınları çok takdir ediyorum. Başarılı kadınlarımız geleceğe daha umutla bakmamızı sağlıyor. İşte size harika bir örnek.

Dilek Eskioğlu'nun yaşam öyküsünü onun kaleminden öğrenelim.

"Ben Dilek Eskioğlu. 09 Ocak 1984 yılında Bolu da doğdum. Üç kardeşten en küçüğü benim. Babam fabrika işçisi annem ev hanımıdır. Bolu’nun merkezine yakın çok güzel bir köyümüz vardı ve tatillerimizin çoğu orda geçerdi. Lise dönemine geldiğimde Bolu da yaşadığımız deprem eğitimimi olumsuz etkiledi. Okullar hasar gördüğü için eğitimi bir süre ara verildi. Lise döneminde iyi bir eğitim alamadığım için üniversite okuyamadım.

Lise yıllarında aynı köyde yaşadığımız bir arkadaşım vardı. Yıllar geçtikçe arkadaşlığımız sevgiye dönüştü. Hayalimiz okullarımızı bitirip evlenmekti. Nitekim öylede oldu. Eşim liseyi bitirdikten sonra askeri okula girdi. Ben okumadım ama eşim mezun olana kadar bekledik.

2006 yılında evlendik ve evlendiğimizde 22 yaşındaydım. Sonrasında ikişer yıl arayla iki kızım oldu. Çalışmayı o süreçte hiç düşünmedim. Maddi durumumuz kötü değildi. Ama bir meslek sahibi olamamanın hüznünü içimde hep yaşadım. Küçük kızım 1,5 yaşına geldiğinde çocuk gelişimi okumaya karar verdim. Okula hafta sonları gitmek zorundaydım. Çocuklarım çok küçüktü ve çocuklarıma bakacak kimse yoktu. Eşime okumak istediğimi söyledim. Çocuklara bakabilirse gidecektim. İstekli olduğumu gördü ve elinden geleni yapacağını söyledi. Eşimin desteği olmasaydı okumam imkansızdı.

Okulumu bitirip özel bir anaokulunda çalışmaya başladım. Artık bir mesleğim vardı. İnsanın kendi ayakları üzerinde durabilmesi gerçekten çok güzel bir duygu. Kendi paranı kazanmak eve bir katkıda bulunmak gerçekten çok değerli. Özgüveniniz yerine geliyor. Verimli olmak insanı daha da mutlu ediyor. Etrafınızda saygınlık kazanıyorsunuz. Mesleğim sayesinde çocuklarıma da daha iyi bir anne olma fırsatı buldum. Başka bir avantajı ise çocuklarımı da çalıştığım okullara yanımda götürdüm. Eşimin de desteği ile gerçekten çok yol kat ettim. Çok çalıştım çok çaba verdim ama çok mutluyum. İnsanın emeğinin karşılığını alması çok güzel bir duygu.

Eşimin işi dolayısıyla şehir değişikliği yapmak zorunda kaldık. Diyarbakır a yerleştik. Taşın, yerleş, çevreyi tanı derken bu süreçte işime ara vermek zorunda kaldım. Oturduğum lojmanda Halk Eğitim'e bağlı kurslar verildiğini öğrendim. İlgi alanıma giren kurslara kayıt oldum. Boş durmayı pek sevmiyorum. Zaten evde kendi kendime hep bir şeyler yapardım. Kurslarda benim için bir avantaj oldu.

El sanatları alanında ilerleme fırsatı buldum. Yün keçe sanatı çok ilgimi çekti. Malzemelerimi aldım ve araştırmaya başladım. İnternette farklı sitelerden faydalandım. Yün keçe nerelerde kullanılır, neler yapılır, denemeler yapmaya başladım. Ortaya çıkardığım ürünler çok beğenildi. Halk Eğitim Aile Destek Merkezi Koordinatörü Leman Hanım çok yetenekli olduğumu ve çok çalışırsam eğitmen bile olabileceğimi söyledi. Ona çok müteşekkirim. Çünkü o bana güvendi. Bu benim için fırsattı. Çalıştım ve kendimi geliştirdim. Gerekli kursları ve belgeleri aldım. Ve iki yılın sonunda askeri lojmanın içinde bulunan Yenişehir Halk Eğitim Merkezine bağlı Aile Destek Merkezinde Keçe Eğitmeni olarak göreve başladım. Lojmanda kalanlara ders veriyorum. Severek yaptığım hobi artık benim işim oldu. Eşim bu süreçte de bana maddi manevi destek oldu. Hiçbir zaman beni çalışmam için zorlamadı ve hala da öyle. Her zaman benimle gurur duyduğunu söylüyor. Ben kendim istediğim için çalışıyorum. Çünkü ben böyle mutlu oluyorum. Yetenekli olup olmadığımızı denemeden bilemeyiz. O kurslara başlamasaydım böyle bir yeteneğim olduğumu belki de fark edemeyecektim. Ev, iş, çocuk derken çok yorulduğum zamanlar oldu. Ama iyi ki pes etmemişim. Çaba göstermeden hiçbir şey olmuyor. Bir kadın eline mesleğini almalı. Kendi ayakları üzerinde durmalı. Hayatta her şey bizim için. Hayatımızda bir şeyler bizim istemediğimiz gibi gidebilir. Önemli olan bu süreci güçlü atlatabilmek. Ben kendimi çok güçlü hissediyorum. Eşlerin desteği de çok önemli tabi. Her zaman birbirimize destek olmalıyız. Ben kendimi yoktan var ettim. Etrafımdaki arkadaşlarıma, kursiyerlerime kendilerini geliştirmeleri konusunda sürekli öneride bulunuyorum. Kendimi örnek gösteriyorum. Günümüzde birçok imkân var. Halk Eğitim kursları, internet siteleri, sosyal hesaplar gibi... Bilgiye ulaşabilmek için sürekli araştırma yapmalı ve kendimizi daima geliştirmek için çaba sarf etmeliyiz.

Yazının devamı...