Bilim ve insana yatırım

Akademik dünya genelde içe kapalıdır. Hocalar, eleştirilmekten hoşlanmaz.Sabancı Üniversitesi, kuruluştan itibaren farklı bir yöntem izliyor. Üniversitenin temelleri, arama konferansı sonucu atılmış ve ana bilim dalı gibi klasik örgütlenme modelinin dışına çıkılmıştı. Disiplinler arası yaklaşımla bölümsüz yapılanan Sabancı Üniversitesinde öğrencilere ikinci yılın sonunda özgürce diploma alanı belirleme olanağı sunuluyor. Tek bir sınav ve tercih sistemiyle tüm bir geleceği yönlendirmeye meydan okuyan bu anlayışın sonucu, farklı programları seçme oranı yüzde 51i geçmiş. Örneğin bir güzel sanatlar öğrencisi, bilgisayar mühendisi olabiliyor. Bu, serbestliğin yanı sıra hukuk ve etik dersini zorunlu kılan bir üniversite modeli.Ekim 1999da öğretime başlayan üniversitede 5 yıl geride kaldı, lisans ve lisansüstü programlarda toplam 612 mezun verildi.2004 - 2005 akademik yılında öğrenci sayısı 2600 olmuş. İlk 3 tercih içinde Sabancıyı seçenlerin oranı yüzde 70i buluyormuş.Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Rektör Prof. Tosun Terzioğlu, geçen 5 yılın tanığı gazetecilerle bir araya gelerek, üniversitelerin kamuya ait olduğu ve kamuya hesap vermesi gerektiği bilinciyle tüm paydaşlara verilen sözlerin muhasebesini yaptılar.Rektör Terzioğlunun yaptığı sunuşun başlığı Hayaller ve Gerçeklerdi:1999 hayali, Bir dünya üniversitesi olacağız diye kurulmuş. 2004 gerçeğini Prof. Terzioğlu, Öğretim üyelerimizin yüzde 48ini yurtdışındaki çeşitli üniversitelerden gelen Türk akademisyenlerden oluşturarak, tersine beyin göçü oluşturduk diye açıkladı. Buna karşılık dışarıya gönderilen lisansüstü öğrenci sayısında artış var.Üniversitenin toplumla iç içe olma hayali de önemli ölçüde gerçekleşmiş. Gebze Sanayi bölgesinde AB programları çerçevesinde KOBİlere destek projelerinin yanı sıra, İstanbul Politikalar Merkezinin düşünce üretim çabaları ve kültür sanat etkinlikleri de hocaların yüzünü güldürüyor.Bilim ve insana yatırımı Sabancı ailesinin mirası olarak geleceğe taşıyacaklarını anlatan Güler Sabancı, vakfın ve holdingin bu amaçla üniversiteye yılda 15 - 20 milyon dolar katkıda bulunduğunu söyledi.Son tren faciası, bilimi reddeden kafalar karşısında en büyük yatırımın insana olması gerektiğini bir kez daha gösterdi.Sabancı Üniversitesi bilimsel kalite ile toplumsal ihtiyaçları buluşturan çağdaş bir model. Vakıf üniversitesi olmalarına karşın, Prof. Tosun Terzioğlunun deyişiyle Sırça Köşkte oturmuyorlar. Heyecanla çalışıyorlar. dsazak@milliyet.com.tr Sabancı Üniversitesinde dün kamuda az rastlanan hesap verebilirlik düşüncesinin ürünü bir bilgilendirme toplantısına katıldık.