Eymir’de Baykal turu

Eymir’de Baykal turu


Oran’da oturanların yürüyüş parkuru sabahları milletvekili lojmanları önünden başlar, ormanda devam eder, uzun soluklu olanlar hafta sonları Eymir Gölü’ne dek inerler.
CHP lideri Deniz Baykal da Ecevitler gibi eski Oran’lıdır.
Kemal Derviş’e CHP rozeti takılmasıyla sonuçlanan bir haftalık müzakere maratonunun ardından Deniz Bey’le buluştuk. Fikret Bila ile birlikte epeydir uzak kaldığımız Eymir parkurunda, Derviş’li CHP’nin ‘iktidar yürüyüşü’nün başarı şansını Baykal’dan dinledik.
AKP ve CHP.
Deniz Bey, 8 aydır savunduğu siyasetin ‘iki merkezli’ hale geleceği ve seçimler yaklaştıkça bu iki partinin öne çıkacağının kamuoyunca daha iyi anlaşılmasından mutlu. Derviş’in CHP’yi seçmesiyle 3 Kasım’da birinci parti çıkacaklarına inanıyor. Ve buna inanan herkesin arayarak ‘aman nazar değmesin’ dediğini anlatıyor. Baykal’a göre önümüzdeki günlerde bu rüzgar daha hızlı esecek, toplumun CHP iktidarında Türkiye’nin önünün açılacağına inancı pekiştikçe oylar da artacak.
Baykal’ın masasındaki son bir ankete göre AKP yüzde 28, CHP yüzde 26 gözüküyor ve Erdoğan’la ara süratle kapanıyor.
Ancak Baykal’a hala kuşkuyla bakanlar, ‘değişmeyeceğini’ savunanlar, Derviş’i seçimden sonra ‘yiyeceğini’ savunanlar da var.
Baykal’a bunları anımsatınca gülüyor ve CHP’ye 1999 seçimlerinde yapılan haksızlığın Türkiye’ye maliyetini anlatıyor.
Sadece bankalarda kaybolan para 40 milyar dolar.
CHP lideri, 4 Kasım’da kabus senaryosu yerine umutla uyanılması halinde faizlerin hızla düşeceğini ve 20 puanlık gerilemenin Türkiye’ye borçsuz, geri ödemesiz 20 milyar dolarlık katkı anlamına geleceğini anlatıyor.
Güçlü, güvenilir bir hükümetle, Kopenhag zirvesinden takvim almış, AB yolunda ilerleyen Türkiye’nin Derviş yönetimindeki ‘sol istikrar programı’yla ülkenin önünü bir yılda açabileceğine inanıyor.
O nedenle 3 Kasım seçimlerinin ertelenmesine karşı.
Ertelemeden doğacak kaosun ekonomiyi iflasa sürükleyeceğinden kaygı duyuyor.
11 Eylül’e dek adaylar üzerinde çalışmalar sürecek. Seçim bildirgesi ve iktidar programı Derviş’le birlikte yazılacak. Eylülden itibaren Anadolu’ya çıkılacak. Ancak bütün bunlar ‘zafer sarhoşu’ olmayı gerektirmiyor. AKP hala birinci parti, solda neresinden baksanız toplam oyları yüzde 10’u aşabilecek iki parti daha var.
CHP’nin Türkiye’nin her kesimine seslenebilen saygın kadrolara açılması gerekiyor. Solda birlik açısından kazanılması gereken isimler var: Örneğin Ertuğrul Günay, Hurşit Güneş, Celal Doğan CHP tabanına seslenen etkinlikteler.
Derviş’le birlikte yola çıkan Fikret Ünlü’nün de rozet takacağı anlaşılıyor.
Yeni isimler, gençler ve kadınlar da partiye kazandırılmalı. Siyasetin insan kaynağı yenilenmelidir. CHP, İstanbul’un varoşlarından Güneydoğu’ya kadar mazlum insanların dürüst temsilcilerini Meclis’e taşıyabilmelidir.