IMF ve ek paket

IMF ve ek paket



Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti, 7. gözden geçirme çalışmalarına 16 Şubat'tan itibaren devam etmek üzere Ankara'dan ayrıldı.
2003'ün son 6 ayındaki olumlu gelişmeler hükümeti IMF denetimi konusunda hayli rahatlatmıştı. Ağustostaki yüklü 'borç ötelemesi' programı 'güven'in işaretiydi. Ancak bu toparlanmaya karşın IMF heyetinin, bütçede karşılığı olmayan asgari ücret artışı ve emekli zamlarından hoşnut kalmadığı anlaşılıyor. Hükümete bu harcamaların kaynağı soruluyor. İstenen ek önlem paketi 3 - 6 katrilyon arasında değişiyor. Bu da zam ve vergi demek!
Başbakan Erdoğan'ın (birileri istedi diye zam yapmayız!) tepkisinin adresinin IMF olduğu çok açık.
Oysa Devlet Bakanı Ali Babacan, hafta başında, AKP'nin uyguladığı ekonomik programın Derviş döneminden farkını 'sosyal boyut'uyla açıklıyordu. Hükümet göreve başlarken, zorunlu tasarruflarla ilgili geri ödeme takvimini uygulamaya koymuş, emeklilere zam yapmıştı.
IMF 2004 yılı başında yeniden frene basıyor. Hükümeti programın geleceği konusunda 'uyarma gereği' duyuyor.
7. gözden geçirmenin tamamlanması Şubat ortasına bırakılıyor.
O tarihten önce Başbakan Erdoğan'ın ABD gezisi gerçekleşecek. Washington'da IMF ve Dünya Bankası ile görüşmeler var.
IMF bütçe açıkları nedeniyle yalnız Türkiye'yi değil, Irak savaşını ek bütçe ile finanse eden ABD hazinesini de takibe almış durumda.
Türkiye IMF ilişkilerinde 2004 kritik bir yıl. 2005'te yeni bir 'stand by' anlaşmasına gerek olup olmayacağına Türkiye ekonomisinin yılın ilk yarısı sonunda sergileyeceği 'performans'a göre karar verilecek.
Ekonomi yönetiminin IMF ipoteğinden kurtulabilmesinin en önemli koşulu Türkiye'nin borç batağından çıkabilmesine bağlı. Oysa geçen yıl enflasyon ve faizlerde düşme, yüzde beşlik büyümeye karşın 'borç stoku' azalmadı, arttı.
2003 Aralık sonu itibariyle brüt iç borç stoku 194.4 katrilyon, dış borç stoku 88.2 katrilyon.
2003'te iç borçlarda 45 katrilyona yakın artış söz konusu.
Devlet Bakanı Ali Babacan buna rağmen iyimser. Enflasyon artışı düştüğünde borç yükünün o kadar da ağırlaşmadığını düşünüyor:
"İç borçlar 2003'te yüzde 29.6 artmış. Geçen yıl hiç reel faiz ödemeseydik zaten yüzde 20 enflasyon var. Geriye 9.6 kalıyor. Bunun içinde Irak savaşı nedeniyle 2003'ün ilk çeyreğindeki yüksek faizli borçlanmalar var. Batan bankalar var. İmar Bankası. 6.8 katrilyonluk kağıt artı Hazine ve fonun nakit imkanları toplam 7.9 katrilyon yük bindi. Bu yük binmeseydi, 2003 sonu itibariyle net borç stokumuzun gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 68.5 olacak iken 70.7 oldu. Yüzde 2.2 İmar Bankası'ndan geldi.
Borç stokumuzu 2007'de yüzde 60'ın altına indirmek istiyoruz. Yaptığımız projeksiyona göre bu hedefe ulaşacağız. Bu aynı zamanda AB Maastricht kriteridir. Politika neyse uygulamayı da o çerçevede tavizsiz sürdürmemiz gerekiyor. İşin anahtarı bu."