Meydan okuma

Abdi Bey'in katili Ağca, cezaevinden neredeyse ayağının altına 'kırmızı halı' serilerek uğurlandı. Onu karşılayanlar, mazlum insanların kanını döken bu insan için bayrak açıp kurban kestiler.Kardeşi Adnan Ağca da, İpekçi ailesinden özür dilemek yerine meydan okumayı seçti:"İpekçi kimlere hizmet ediyordu, onu sormak gerekiyor. Türkiye üzerinde oynanan oyunlar devam ettiği sürece bazı insanların canı yanacak!"Namusluların, mazlumların sesinin çıkmadığı, toplumun 'kuzuların sessizliği'ne büründüğü ortamda çeteler 'tehdit' savurmaya devam ediyor.TCK'nın 215. maddesindeki 'suçu ve suç işleyen kişiyi övme'nin ötesinde yeni cinayetlere adeta ortam hazırlanıyor.Bayram tatilini fırsat bilerek 'katil'i serbest bırakan savcılar, "Daha çok can yanar" diyen bu insanları görmezlikten gelmeyi sürdürüyorlar.Adalet Bakanı geç de olsa Yargıtay'a başvuracağını açıklamasa, Ağca'yı koruyan mekanizmanın üzerine gidilmeyecekti. Tahliye hesabında, İtalya'da cezaevinde geçen 19 yıl 1 ayı, '20 yıl' diye 36 yıllık süreden düşen Kartal Savcısı'na bu yolu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 1988 tarihinde verdiği bir kararın açtığı öne sürülüyor.Taha Akyol yazdı:"Yargıtay, Ağca'nın yabancı devlet egemenliğine karşı suç işlediği için Türkiye'de yargılanmasına karar vermiş. Bunun üzerine, 20 Kasım 1999 günü İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Ağca İtalya'da mahkûm olduğu için 'hüküm tesisine mahal yok' diye karar vermiş. Böylece Türkiye, İtalyan mahkemesinin kararını 'tanımış' oluyor ve İtalya'daki hapislik süresi toplam cezasından indiriliyor."Ağca'yı kurtarmak için bu denli 'hukuk cambazlığı' yapmak yargının görev alanına giriyor mu? Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ve eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk böyle bir kararı anımsamıyorlar. Kaldı ki, yeni Ceza Yasası'nda yurtdışı mahkûmiyetlerdeki ceza indirimi 'aynı suç'a ilişkindir.İpekçi cinayeti ile Papa'ya suikast girişimi iki farklı eylemdir.Ağca, 5 yıl 7 ayla kurtuluyor. Adalet duygusunun çiğnendiği, kamu vicdanının yaralandığı nokta burasıdır.Devlet, 12 Eylül öncesi ve sonrası öldürülen binlerce insan gibi Abdi Bey'in de can güvenliğini sağlayamadı. Devletin savcılarına düşen görev, 'yasaları katilin lehine yorumlamak yerine, ölen insanların hakkını korumak olmalıydı.'Yargıtay'ın bu haksızlığı düzelteceğine inanıyoruz. dsazak@milliyet.com.tr İsmet Paşa'nın tarihe geçen sözlerinden biriydi: "Bir ülkede namuslular da namussuzlar kadar cesur olmazsa o memleket batar!"