Nefret suçu

Gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu, bir süredir “nefret söylemi”nin hedefi. 221 aydın, sanatçı ve işadamı ortak bildiriyle “Habervaktim” adlı sitenin Bayramoğlu’na yönelik ırkçı saldırısını kınadılar. Suç duyurusunda bulundular:
“Etnik ve dini kimlikler dahil, her türlü farklı kimliği düşman olarak gören ve gösteren, yazar ve aydınları ‘Ermeni’, ‘Rum’, ‘Yahudi’ vb diyerek ırkçı saldırganlığın hedefi haline getiren yayın anlayışını tehlikeli buluyoruz.
Kışkırtıcılık yapan, gazetecilik mesleğinin itibarını zedeleyen bu tür yayınlara karşı, düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünü savunmayı sürdüreceğiz.
Nefret suçu işleyen yayınlar konusunda kamuoyunu uyarıyor, bu tür yayın yapan gazeteler ve gazeteciler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.”
Aydınların uyarısı boşuna değil.
Son olarak Hrant Dink, aynı yoldan katledildi.
AGOS’taki yazıları çarpıtıldı, “Bir Ermeni varmış!” diye başlayan konuşmalarla “devletin gözetiminde” öldürüldü.
Hrant Dink cinayetinin azmettirici Yasin Hayal, Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nden Taraf’a gönderdiği açıklamada şöyle diyor:
“O dönemde Orhan Pamuk’un da ismi geçiyordu. Erhan Tuncel, Orhan Pamuk’un çok tehlikeli bir insan olduğunu söylemişti. ‘Türk milleti için iki tehlikeli insan var, biri Hrant Dink diğeri Orhan Pamuk. Bunlar ilk etapta ortadan kaldırılması gereken kişiler. Ama önce Hrant Dink diyordu. Hrant Dink’ten sonra hedef Orhan Pamuk’tu.’”
Orhan Pamuk, Nobel alınca plan bozuluyor!
“Olay uluslararası boyut kazanınca herhalde bu plandan vazgeçtiler. Orhan Pamuk yurtdışındayken şöyle bir ifade kullanmış: ‘Türkler 1,5 milyon Ermeni’yle, yüz binden fazla Kürdü katletti.’ Bunu bana Erhan Tuncel söyledi. Erhan, ‘Bu cümleyi kullanmasa Nobel ödülünü ona vermezlerdi dedi’”
Pelitli’deki çete Orhan Pamuk ve Hrant Dink’i bu şekilde Ogün Samast adlı tetikçinin hedefi haline getiriyor.
Kuşkusuz arka planda “bu çocukları” kullanan emniyet ve jandarma istihbarattan, mahkeme önlerindeki 301 gösterilerine, İstanbul Valiliği’ndeki tehdide uzanan “örgütlü” güçler var.
O güçler, insanları kolaylıkla karalayıp, Ali Bayramoğlu’na yaptıkları gibi “Gizli Ermenidir” deyip, çıkıveriyorlar.
Danıştay saldırısı ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinin de bu tür “dezenformasyonlar” üzerine kurulduğunu unutmayalım.
Adalet Ağaoğlu, Taraf’a şöyle yazmış:
“Ali Bayramoğlu sahici aydınlarımızın önde gelenlerindendir; savunulmaya ihtiyacı yok. Kimliği, kişiliği kendisinin en iyi avukatı olmaya fazlasıyla yeter. Ama bilgi kirliliği normalleşmekte. Asıl kaygı verici olan bu. Bu noktaya nasıl gelindi? İftiralara, gözden düşürme girişimlerine karşı aldırmazlıklardan, hatta çoğu zaman bunların bazılarınca memnuniyetle bağırlarına basmalarından değil mi? ‘Oh olsun’ der gibi.”