Brüksel’de hava puslu, yer yer açık

Eklenme Tarihi05.12.2018 - 8:15-Güncellenme Tarihi05.12.2018 - 8:15

Türkiye 3 yıl aradan sonra Reform Eylem Grubu’nu ağustos ayında toplayarak AB üyeliği yolunda reform sürecini tekrar başlattı. Bu adım ile 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra neredeyse duran diyalog mekanizmaları yavaş yavaş tekrar harekete geçiyor. 1,5 yıl sonra, 22 Kasım’da Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog toplantısının yapılması Türkiye’nin adımının karşılıksız kalmadığının da bir göstergesi. Geçen hafta da Brüksel’de üç ayrı toplantı yapıldı. AB-Türkiye Ortaklık Komitesi, Suriyeliler için vadedilen 6 milyar euroluk yardımın ikinci diliminin hangi alanlarda kullanılacağına ilişkin toplantı ve Europol ile adli işbirliği müzakereleri. 

Yapılacaklar listesi 

AB Türkiye Delegasyonu bu üç toplantı vesilesiyle Türkiye-AB ilişkilerindeki son durumu her iki tarafın penceresinden aktarmak üzere bir grup gazeteci ile AB ve Türk yetkilileri bir araya getirdi. 

Görünen o ki uzun süredir beklemede bırakılan konular yeniden takvimlendiriliyor. Örneğin, Türkiye’nin vize serbestisi için gerekli 72 kriterden geriye kalan 6’sı arasında yer alan yolsuzlukla mücadele başlığı altında bir yol haritası sunması gerekiyor. Burada referans Avrupa Konseyi’nin yolsuzlukla mücadele birimi GRECO’nun tavsiyeleri. Öncelikle bu yol haritasının hangi kurum tarafından hazırlanacağı konusunda bir karar verilecek. Daha önce Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun görevli kılındığı konuda, şimdi Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu mu yoksa Adalet Bakanlığı mı yetkili sorusuna cevap aranıyor. 

Ayrıca, hem TBMM üyeleri için siyasi etik düzenlemesi yapılması hem de siyasi partilerin ve seçim kampanyalarının finansmanı konusunda Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik gerekiyor. Türkiye tarafı bütçe görüşmelerinin ardından bu konularda adımların geleceğini ama yerel seçim nedeniyle nisana kadar sonuç alınmasının zor olduğunu söylüyor. 

Kriterler arasında AB ile uzlaşmayı en zorlayan maddelerden biri, terörle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi. AB, terör tanımının değişmesini istiyor. AB Komisyonu’nun Göç, İçişleri ve Vatandaşlık İşleri’nden Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos, üye ülkelere “Türkiye’ye karşı terör konusunda daha anlayışlı olmamız gerektiğini, Türkiye’nin baskı altında olduğunu söylüyorum. Amacımız Türkiye’nin terörle mücadelesini zayıflatmak değil” diyor. Ancak Brüksel’deki hava, terör tanımında değişiklik yapılsa bile AB’nin asıl uygulamaya bakacağına işaret ediyor.  

Reformun 7 amacı

Bu arada Brüksel’de adı sık sık geçen kurum Adalet Bakanlığı. Brüksel’deki toplantılar sırasında Adalet Bakanlığı da 2009 ve 2015’ten sonra üçüncü kez yenilenecek olan Yargı Reformu Strateji Belgesi için 29 Kasım’da 200 kişinin katıldığı bir istişare toplantısı yaptı. Türk yargısının yeni yol haritasını çıkaracak olan ve vizyonu, “Güven Veren ve Erişilebilir Bir Yargı Sistemi” olarak belirlenen reform belgesinin 7 temel amacı olacak. Bunlar; daha etkin ve hızlı işleyen bir yargı sistemi oluşturmak, alternatif uyuşmazlık çözümlerini yaygınlaştırmak, mesleki yetkinliği ve insan kaynaklarını güçlendirmek, fiziki ve teknik altyapıyı geliştirmek, performansa dayalı sistem kurmak, yargısal etiği ve yargıda şeffaflığı geliştirmek ve hizmetlerden memnuniyeti artırmak. Ayrıca bu belge ile FETÖ’nün ve kalkıştığı darbenin ortaya çıkardığı zararların ortadan kaldırılması için önerilerin ne olduğu da görülecek. 

Dün de Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Bakan Yardımcısı Yıldız Seferinoğlu aralarında strateji belgesinin de olduğu bir dizi konuda 11 eski adalet bakanı ile bir araya geldi. Ama asıl 11 Aralık’ta bakanlığın ev sahipliğinde yapılacak Reform Eylem Grubu’nun ikinci toplantısına odaklanıldı. AB bu toplantıdan çıkacak kararları merakla bekliyor. 

İki tarafta da seçim 

AB ile ortak takvimlere şimdiden not düşülen başka toplantılar da var. 18 Aralık’ta Yüksek Düzeyli Enerji Toplantısı, 28 Şubat’ta İstanbul’da Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomi Toplantısı gibi. Ama... Aması şu; önümüzdeki bir kaç hafta içerisinde her iki taraf da seçim havasına girecek. Türkiye’de martta yerel seçimler, mayısta AB’de parlamento seçimleri var. Türkiye’de adı çok iyi bilinen bazı isimlerin listelerdeki yerleri nedeniyle seçilip seçilemeyecekleri tartışılmaya başlanmış bile. Dolayısıyla şu anda genişleme konusu birlikte neredeyse ağıza bile alınmıyor. Yani Türkiye’nin bir kez daha başlattığı reform sürecinin nasıl evrileceği en erken bir yıl sonra görülecek gibi duruyor.