Çin’in ‘tabela’ hassasiyeti

Türkiye ile Çin ilişkilerinin son dönemde kaydettiği aşamanın önemli göstergelerinden biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in haziran - temmuz döneminde ikisi uluslararası toplantı olmak üzere üç kez bir araya gelmiş olması. Erdoğan son olarak temmuzda Pekin’i ziyaret etti. İki tarafın yetkilileri de ilişkilerin gelişme potansiyeli olduğunu belirtiyor. Ancak geçen hafta Türkiye’den bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Çin hükümet yetkilileri, potansiyelden realiteye geçişin, iki ülkenin Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki uygulamalara farklı bakışından kaynaklı sorunların aşılması gerektiği mesajını verdi.

Çin, 90’larda bölgede artış kaydeden ve topraklarının iç bölgelerine de sıçrayan terör saldırılarından sonra Müslüman nüfusun ağırlıklı yaşadığı Şincan’da tartışma yaratan bazı uygulamalar başlattı. Batı kamuoyunda toplama kampı olarak tanımlanan, Çin’in ise meslek eğitim merkezi adını verdiği merkezler bunlardan biri. Çin yönetimi, terör ve aşırıcılıkla ilintisi tespit edilen, hafif suçluların bu merkezlerde eğitilerek topluma kazandırıldığını savunuyor. Sosyalist sistemle yönetilen ülkenin anayasasına göre 18 yaşına kadar hangi etnik ya da inançtan olursa olsun kimsenin din eğitimi alamadığı belirtiliyor.

3 yıldır terör saldırısı yok

Çin yönetimine göre; Şincan konusu etnik ve dini değil, terörle ve aşırıcılıkla mücadele konusu. Ayrılıkçılık, bölücülük, terör konusunda herhangi bir olumsuzluğun öncelikle bu bölgeden çıkıp, yayılacağına dair bir anlayış var. 2013 Tianammen meydanı ya da 2014 Kunming tren istasyonu saldırıları da bu görüşe örnek gösteriliyor. Alınan tedbirlerle üç yıldır terör olayı yaşanmaması da uygulamaların başarısına bağlanıyor.

Tüm kademelerden yöneticilerin sürekli altını çizdiği bir başka konu, ABD ve AB ülkelerinin Şincan’ı istismar ederek, ülkelerin dayanışmasını bozmak istediği. Sık sık “Alınan tedbirlerin siyasallaştırıl-masına karşıyız” ifadesi kullanılıyor.

Türkiye - Çin ilişkisinde Şincan’in yeri konusunda ise, “ne zaman iki ülke ilişkilerinde önemli bir gelişme yaşansa; Şincan ile ilgili bir olumsuzluk gündeme geliyor” vurgusu yapılarak “Bir kere olsa tesadüf dersiniz, ama hep mi tesadüf” deniliyor.

Türkiye, Şincan konusunda soydaşlık bağı ve yıllardır topraklarında yaşayan Uygurlar nedeniyle duyarlı. Buna karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pekin ziyareti sonrasında hem konuya karşılıklı hassasiyetleri dikkate alarak çözüm bulunabileceği belirtti. Erdoğan, “Bu konuyu istismar eden yaklaşımlar da var. Bu tür istismarları yapanlar, bir tür rant elde etme gayretine   girenler ne yazık ki işin büyük ölçekte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir karşı devletle ilişkilerini düşünmeden  duygusal bazı hareketler içine girerek bedelini, faturasını gerek kendi soydaşlarına, gerekse Türkiye Cumhuriyeti devletine ödetiyorlar” dedi. Erdoğan inceleme için bir heyetin Sincan’a gidebileceğini de açıkladı.

Erdoğan’ın açıklamalarından memnuniyet duyulduğunu doğrulayan Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye ile ilişkilerden sorumlu genel müdür yardımcısı Qian Minjian heyet konusunda görüşmeler yapıldığını belirterek, “Ancak bakan düzeyinde tıkanmış görünüyor. Açık ve şeffaf bir şekilde bir an önce heyeti ağırlamak istiyoruz” dedi.

Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) metrobüs duraklarına Çinli turistler için astığı Çince tabelaların bazı parti ve grupların tepkilerinden sonra kaldırılması da görünen o ki ‘üzüntü yaratmış.’ Minjian “Biz Türkiye’ye daha çok Çinli turist götürmek istiyoruz. İBB iyi niyetini göstermek için asmıştı. Kaldırılması iyi niyetin bozulmasıdır. Bazı örgütler Türk - Çin dostluğunu zedelemek istiyor. Büyük üzüntü duyuyoruz” dedi.

YARIN: 1 milyon Çinli turist hedefi için çalışmalar…