Erken tanı tedavideki başarıyı etkiler

15 Ekim kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserine dikkat çekmek üzere Dünya Meme Sağlığı Günü olarak anılır. Diğer kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı tedavideki başarıyı belirler. Bir önceki yazımda meme kanserinin risk faktörlerinden bahsettim, şimdi biraz bu kanserin teşhis ve tedavi yöntemlerinden bahsedelim.

Erken tanı tedavideki başarıyı etkiler

Teşhis yöntemleri

Uzmanlar 20 yaşından itibaren kadınların memelerinde bir kitle ele geliyor mu diye ayda bir ve tercihen adet bitimini taklip eden 4-10 gün içinde kendi kendilerini muayene etmelerini öneriyor. Hiçbir şikayeti olmasa bile 35 - 40 yaşlarında ultrason ile 40 yaşından itibaren de yıllık mamografi tetkikleriyle kontrollerini yaptırmasını tavsiye ediyor. Bununla birlikte mamografide şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde bulgunun özelliklerini görmek, kistik yapılı göğüslerde bu kistleri diğer lezyonlardan ayırmak için de meme ultrasonu mamografiye tamamlayıcı olarak kullanılıyor. Ayrıca saptanan lezyonun niteliğinin tespiti de ultrason eşliğinde yapılan biyopsiyle sağlanıyor. Problemli bölge hakkında daha net bilgiler elde etmek için tomosentez adı verilen bir radyolojik tetkik daha vardır. Bu tetkikte mamografilerden daha fazla radyasyon kullanıldığından ancak ihtiyaç duyulduğunda başvurulmalıdır. MR ve PET tetkikleri de lezyon saptandığında yapılan detaylandırıcı radyolojik görüntü tetkikleridir.

Tedavi yöntemleri

Tedavi tamamen kişiye özeldir ve kanserin moleküler tipine göre farklılık gösterir.

Cerrahi tedavi

Erken evrede yakalanan meme kanserlerinde ilk tercih cerrahi yöntemdir. Önceki yıllarda cerrahi yaklaşımda meme dokusunun tamamı koltuk altı lenf düğümleriyle beraber çıkarılmakta iken günümüzde bu yaklaşım kişiye özel olarak sadece tümörden etkilenen alanın çıkarılmasıyla meme dokusunun büyük bölümü korunmaktadır.

Radyoterapi

Meme kanseri tedavisinde radyoterapi genellikle cerrahi sonrasında uygulanır ve teknik, cerrahi yönteme göre değişir. Kanserin tipine göre cerrahi uygulama olmadan da radyoterapi tedavisi verilebilir. Metastaz gözlenen ve cerrahi tedavinin mümkün olmadığı ileri vakalarda ya da tümörü önce radyoterapi küçültüp daha sonra ameliyatı yapmak amacıyla uygulanır.

Kemoterapi ve hormonal tedavi

Meme kanserinin tedavisinde tümörün genetik özelliklerine göre farklı ilaçlar uygulanmaktadır. Bu genetik testler bazı hastalarda gereksiz kemoterapiyi de önler. Meme kanserinin, daha çok hormonal tedaviye duyarlı, hem hormonal tedavi hem de kemoterapinin etkili olduğu, biyolojik ajanların kemoterapiyle birlikte tedavide etkili olduğu ya da sadece kemoterapinin tedavide daha etkili olduğu dört farklı moleküler alt tipi belirlenmiştir.

Genetik inceleme

Tüm meme kanserlerinin yüzde 5- 10 kadarı genetik özellik taşımaktadır. Teyze, anne, anneanne ve kızkardeşte meme kanseri olanlar genetik testten fayda göreceklerdir. Meme kanserine BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki anomaliler neden olmaktadır. Bu kişilere uygulanabilecek risk azaltıcı metotların başında, östrojeni baskılayan ilaçların kullanımı veya çift taraflı yumurtalıkların ve memelerin çıkarılması gibi koruyucu cerrahi girişimler gelir.

Aşı

Araştırmacılar bağışıklık sistemini harekete geçirecek ve meme kanseri hücrelerindeki HER2 proteinini fark etmesini sağlayacak bir aşı ürettiler. Tüm meme kanser tümörlerinin yüzde 20 ila yüzde 25’inde bulunan HER2 proteini hastalığın daha agresif ilerlemesini azaltmakla ilişkilendiriliyor. Bu çalışmaların henüz araştırma aşamasında olduğunu belirtmek gerek.

Bir önceki yazımda bahsettiğim hastamızın doktor muayenesinde memesinde saptanan kitlenin görüntüleme tetkikleri ve biyopsi neticesinde kanser olduğu anlaşıldı. Bir onkolog tarafından takibe alınarak cerrahi müdahale ve akabinde radyoterapi uygulandı. Şimdi yakın takiple tedavisi devam ediyor ve durumu iyi. Kanser erken dönemde yakalandığı için şanslı olduğu söyleniyor. Bu vesileyle sigarayı bıraktı, sağlıklı beslenmeye başladı. Yediğine içtiğine dikkat ediyor. Düzenli yürüyüş yapıyor normal olması gereken kilosuna yaklaştı.