Nezle mi, grip mi?

Kış mevsiminde en sık rastlanılan hastalıkların başında nezle ve grip gelir. Bu iki hastalık sebebi ve belirtileri çok benzer olsa da aynı değildir.

Hapşırma, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, gözlerin kızarması, sulanması ve yanması, bazen yüz ve alın bölgesinde dolgunluk hissi, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve boğazda gıcık hissi, öksürük, koku ve tat duyularında azalma nezlenin belirtileridir. Yaklaşık bir hafta sürer. Genellikle ateş olmaz ve hastalık ayakta geçirilebilir. Hastanın genel durumunu ve yaşantısını çok etkilemeyen işinden alıkoymayan belirtiler çoğu zaman ilaç kullanımı dahi gerektirmez. Sadece birkaç gün mendil ile dolaşmak gerekebilir. Grip nezleye göre daha ağır geçer. Belirtilere ateş mutlaka eklenir. Ayakta atlatmak zordur. Eklem ağrıları, halsizlik, iştah bozukluğu olur. Yatak istirahati gerekir. Belirtiler için sıklıkla ilaç tedavisine gerek duyulur.

Nasıl bulaşır?

Nezle ve gribin sebebi, çeşitleri farklı virüs infeksiyonlarıdır. Virüs genellikle damlacıklarla hapşırma, öksürük ve konuşma sonrasında etrafa yayılır ve havada asılı kalır. Özellikle 30 cm ile 2 metrelik bir alanda daha bulaşıcıdır. Bu nedenle özellikle kış mevsiminde daha sık görülen hastalıklar kapalı ve kalabalık yerlerde, toplu taşıtlarda, sinema, tiyatro gibi kapalı salonlarda daha kolay bulaşır. Hasta kişinin kullandığı havlu, çatal, kaşık gibi cisimlerin ortak kullanımı da yayılımı artırır. Özellikle vücut direnci düşük, beslenmesi bozulmuş, kronik hastalıkları olan kişilerde bulaşma ve virüsün yayılımı daha hızlı olur. Hastalık, virüs vücuda girdikten 1-4 gün sonra belirti verir. Bulaşıcılık belirti vermeden bir gün önce başlar, 5-7 gün sürer. Bu süre çocuklarda 7 günden fazla olabilir.

Grip virüsünün en önemli özelliği mutasyonlarla antijenik değişime uğramasıdır. Bu değişimin derecelerine göre toplumda sınırlı salgına veya daha hızla yayılarak dünya çapında büyük salgınlara, toplu ölümlere, büyük oranda iş gücü kayıplarına yol açabilen ağır bir hastalık halini alabilir. Bu nedenle bir hafta on günde geçecek basit bir hastalık gibi görülse de tarihte milyarca kişinin toplu halde ölümüne yol açan farklı türde grip salgınları olmuştur.

Korunmak için neler yapmalı?

Gripten korunmanın yolu öncelikle vücudun savunma gücü yani bağışıklığını yüksek tutmaktan geçer. Zira gün boyunca bulunduğumuz değişik ortamlar, temas ettiğimiz kişi veya nesneler, hatta soluduğumuz hava yoluyla birçok mikropla da karşı karşıya kalırız. Ancak bu mikropların çoğuna karşı bağışıklığımız vardır ya da bağışıklık sistemimiz hemen onlarla mücadeleyi kazanıp hastalık oluşturmasını engeller. Bu nedenle bağışıklığımızı kuvvetli tutmak için önce doğru beslenmeye dikkat etmeliyiz. Doğru beslenmede özellikle kastedilen vitamin ve antioksidan oranı yüksek yiyeceklere öncelik vermektir. Grip tedavisinde olduğu gibi önlemek için de en yaygın bilineni C vitaminini bol tüketmektir. Ama burada bağışıklıkta etkisi kanıtlanmış D vitamini dahil tüm vitamin ve minerallerin yeterli miktarda tüketimi göz ardı edilmemelidir. Yeterli sürede uyku, stresi yönetebilmek, bol su tüketmek, el ve ortam temizliğine dikkat etmek gerekir.

Gripten korunmanın bir yolu da grip aşısıdır. Grip mikrobunun her sene kılık değiştirmesi sebebiyle yüzde yüz koruyuculuğu yoktur. Bu nedenle grip aşısı da bir önceki grip sezonunda dolaşan suşlardan hazırlanarak her sene özellik değiştirir ve her yıl tekrarlanması gerekir. Aşının koruyucu etkisi iki hafta sonra başlar. Bu nedenle aşının en uygun zamanı, gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen önce yapılmasıdır. Ekim ve kasım ayları tercih edilmelidir. Aşılanmayanlar ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir. Koruyuculuk yaklaşık 6-8 ay sürer.