Orucun sağlığa faydaları

2016’da Nobel Tıp Ödülü’nü kazanan Yoshinori Ohsumi orucun insan sağlığına iyi geldiğini bilimsel olarak da ispatlamıştır.

Oruç tutmak ruh sağlığına iyi gelir: Beden ve ruh sağlığını her zaman bir bütün olarak değerlendirmeliyiz. Tüm ibadetlerde olduğu gibi, oruç tutmak da Allah’a yakınlaşmayı, ruhu arındırmayı, vicdan açısından rahatlamayı sağlar. Her zaman iyi bir insan olarak dikkat etmemiz gereken özelliklere Ramazan ayında daha da çok dikkat ederiz. Güçsüz ve muhtaç kişilere yardım edip, dedikodu, fitne ve fesattan uzak kalırız. Ramazan ayı oruç ibadetiyle beraber dostluğu, kardeşliği, dayanışmayı, birlik ve beraberlik içinde olmayı çağrıştırır. “Tok açın halinden anlamaz” atasözünde olduğu gibi oruç tutan kişi açlığın ne demek olduğunu yaşayarak görür, yiyecek alamayan insanın halini çok iyi anlar.

Hormonların doğru salınmasına ve kilo vermeye yardım eder: Oruç tutmak, obezitenin sebeplerinden olan insülin ve leptin direncinin düzelmesine yardım eder. Bu hormonların salınımı düzene girer ve kilo vermek kolaylaşır. Tiroid bezi gibi hormon salgılayan diğer bazı organların çalışmasına da olumlu etkisi vardır. Aç kalmaya dayanıklılık artar. Açlık ile tetiklenen ketozis dolayısıyla depolanan yağ hücrelerinin yakımı gerçekleşir.

Sağlıklı beslenmeye geçişi kolaylaştırır: Oruç tutmak abur cubur yeme alışkanlığını düzeltir. Kilo aldıran, kalorisi yüksek ama faydası az, yanıltıcı olarak tadı ve görüntüsü güzel, akıl çelen yiyeceklere olan zaafı yenmeye yardımcı olur. Sağlık için zararlı derecede olan alkol ve sigara gibi alışkanlıkları terk etmek kolaylaşır. Oruç tutan kişi kendini tutmayı başarır.

Kalp damar sağlığına olumlu etkisi: Oruç tutmak kolesterol metabolizmasını da düzelttiğinden kalp damar sağlığına da olumlu etkisi vardır. Ayrıca kilo vermeyi kolaylaştırdığı, insülin direncini düzelttiği, yüksek trigliserid seviyesinin normale dönmesine yardım ettiği için de kalp damar sağlığına olumlu etkisi vardır.

Bazı organların daha rahat çalışmasına zaman verir: Mide, bağırsak, safra kesesi, karaciğer ve pankreas gibi organlar daha doğrusu sindirim sistemi oruç esnasında aç kalınan süre içinde dinlenir, kendini onarma ve yenileme fırsatı olur.

Hücre yenilenmesi gerçekleşir: Hücrelerin bazı kısımları işlevini doğru şekilde sürdüremeyecek kadar bozulduğunda bunun üstüne bir de açlıkla karşılaşırsa canlılığını sürdürecek yeterlikte enerjisi kalmaz. Böyle durumda bu hücreler yok edilerek geri dönüşüme gönderilir. Hücrelerin kendi kendini sindirmesi olarak bilinen bu olaya otofaji adı verilir. Yoshinori Ohsumi, hücrelerin yenilenmesi için yaşlı hücrelerin parçacıklarının imha edilmesinin gerektiğini, bunun da uzun süre aç kalarak mümkün olduğunu ispatlamıştır. Bu çalışmasıyla da 2016 yılında fizyoloji veya tıp alanında Nobel Ödülü’ne layık görülmüştür.

Kanseri önlemede yardımcı: Kanserin oluşumunu önlemede, yayılmasını engellemede orucun faydalı olduğu birçok klinik araştırmada gösterilmiştir. Hasarlı hücrenin imha edilmesi olan otofaji kanser konusunda da önem taşır. Otofajinin tümör baskılayıcı özelliği erken evrelerde görülmektedir. Kanserleşmeye neden olan proteinlerin ya da hücre elemanlarının parçalanarak hasarlı hücrelerin ortadan kaldırılması sağlanır ve kanser hücresine dönüşmesi engellenir.

Oruç tutmak, kandaki İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü1 (IGF-1 )seviyesinin düşmesini sağlar. IGF-1 insüline benzer yapıya sahiptir ve büyüme hormonu ile birlikte hücreleri çoğaltan bir etkisi vardır. Hipofiz bezinden salınan büyüme hormonunun teşviki ile karaciğerde üretilir. Kas yapımını teşvik etmesi, antioksidan, antiaging gibi olumlu etkileri yanı sıra maalesef kanser hücrelerinin de gelişimini, çoğalmasını ve yayılımını teşvik eder. İşte oruç bu faktörün azalmasını sağlayarak kanseri önlemede yardımcı olur.

Detoks etkisi: Oruç sırasında, vücuttaki toksinler atılır. Aç kalmak, vücudun serbest radikaller ile mücadele etmesini kolaylaştırır, aynı zamanda iltihap oluşumunu engeller.

Bağışıklık sistemine olumlu etki: Vücudun mikroplarla mücadelesinde en önemli görevi kandaki akyuvar hücreleri üstlenir. Kaliforniya Üniversitesi’ndeki gerontoloji (yaşlılık bilimi) ve biyolojik bilimler profesörü Walter Longo çalışmalarında 3 günlük oruçtan sonra kök hücrelerinin aktif hale gelerek yeni akyuvar hücrelerinin oluşturmasını artırdığını, böylece de bağışıklık sisteminin yenilemesini sağladığını göstermiştir.

Beyin fonksiyonlarını iyileştirir: Oruç tutmak beyin-kökenli nörotrofik faktör (Brain Derived Neurotrophic Factor) adı verilen bir proteinin üretilmesini sağlar. Bu faktör, beyin sapında bulunan hücrelerin yeni sinir hücreleri içinde dönüşümünü sağlar ve aynı zamanda sinir hücresinin sağlığını destekleyen birçok kimyasal maddenin de üretilmesine yol açar. Aynı zamanda Alzheimer ve Parkinson hastalığına karşı da korur.

Orucun tüm bu faydalarının yanı sıra iftarda ve sahurdaki beslenmeye dikkat edilerek ve mutlaka doktora danışılarak detaylı bir sağlık kontrolünden sonra uygun görüldüğü takdirde yapılması gerektiği de unutulmamalıdır.