Dr. Emin Yeğinboy

Dr. Emin Yeğinboy

yeginboy@gmail.com

Tüm Yazıları

"Vox Lux" günümüzün aşırılıklar dolu yaşamına ait bir şeyler anlatan; farklı, şaşırtan bir film. Oyunculuktan gelme yönetmen Brady Corbet, öyküyü sanal ortamda, alt alta yapılan, farklı mecralardaki paylaşımlardan etkilenerek yazdığını söylüyor. Bir öğrencinin okulunda yaptığı silahlı saldırı sonrası, sınıf arkadaşı Celeste’in bir pop yıldızına dönüşmesini anlatıyor.

Telefonlarımıza düşen mesajlar da gerçekten böyle değil mi? Bir ölüm haberinin altında, mutlu yüzlerin öne çıktığı bir evliliğin veya başarının paylaşımı sıralanıyor. Corbet, trajik bir olay sonrası gelişen bu başarı öyküsünde, elinden geldiğince seyirciye şaşırtmalar sunuyor. Rahat ve konvansiyel yolları kullanmaktan imtina ediyor. Celeste’in cenaze töreninde söylediği şarkının bir anda tüm ülkede ünlenmesi, şarkıcılık gibi yeteneği ve isteği olmayan genç kızın yaşamını kökten değiştiriyor. Senaryonun sıra dışı akışı, seyircinin kafasını karıştırıyor. Arada beliren yazılarla bölümlere ayırılmış olan film, Willem Defoe’nun seslendirdiği anlatıcının sözleriyle de alaycı, eleştirel bir havaya bürünüyor. Başta hemen araya giren, home video estetiğinde çekilen görüntüler, Celeste’in yaşamının 13 yılını özetliyor; arkasından 1999 yılında sınıfta yapılan katliamı izliyoruz.

Haberin Devamı

Katliamdan çarpıcı ve yakın plan çekilmiş görüntüler, seyircide şok etkisi yaratacak şiddette çekilmiş. Arkasından gelen Yaratılış bölümü, 2000-2001 dönemine ait; Celeste’in bir pop yıldızına dönüşümünü gösteriyor. İkinci Perde Yeniden Doğum ise 2017 yılına atlayarak, geçen yılları pop yıldızı olarak geçirmiş Celeste’in yıpranmış, bıkmış döneminden bir günü anlatıyor. Memleketi Staten Island’da uzun zaman sonra vereceği ilk konserin hazırlıklarına, Celeste’in psikolojik iniş ve çıkışlarına, saçma sapan davranışlarına tanık oluyoruz. Bu bölümde de Celeste ile terör arasında bir ilişki ortaya çıkıyor. Bir grup terörist, onun sahne maskelerinden ilham aldıkları söylenen maskelerle toplu bir katliam gerçekleştiriyor. Final bölümü ise tamamen farklı bir havada, Celeste’in dönüş konserinden kesintisiz 15 dakikalık bir bölümü izliyoruz.

Haberin Devamı

Nedensiz dünyadan portreler

Sıradanlık ile görkem

Corbet, seyirciye konvansiyel sinemanın kurallarını kırmak isteyen bir anlatım sunuyor. Sahnelerin uzunluğu ve kısalığıyla serbestçe oynuyor, ikinci bölümde yetişkin Celeste’i canlandıran Nathalie Portman’ın yanında kızı Albertine olarak, ilk bölümde gençliğini oynayan Raffey Cassidy bir kez daha karşımıza çıkıyor. İlk bölümde kardeşi Elley’i oynayan Stacy Martin; bir kez daha, hem de hiç yaşlanmamış olarak rolüne devam ediyor. Böylesine kafa karıştırıcı oyunlara başvuran Corbet; çekimleri, finaldeki konser bölümüne kadar 35 mm kamerayla yapmışken finalde aniden konser çekimleri yapan TV kameralarına geçiş yapıyor ve parlak, popüler görüntülerle bitiriyor. Sıradanlık ile görkem arka arkaya sıralanıyor. Nathalie Portman’ın şarkıcılık performansı gayet iyi. Kostümü, dansı, şarkısıyla sakillik ve görkem arası gidip gelen, standart bir pop ikonu portresinde başarılı. Konser öncesi kızıyla yaptığı anlamsız konuşmalar, kaprisleri, hepsi bıkkınlığın ve stresin işaretleri. Sahnede dönüştüğü pop yıldızı imajınının farklı yüzü.

Haberin Devamı

Filmin müziklerini yapan ve adı yapımcılar arasında geçen şarkıcı Sia, senaryoya içinde yaşadığı pop dünyasının tutarsızlıklarından bir tutam eklemiş gibi. Alaycı, yer yer şaşırtan sinema dili, orta akım seyirciye ters gelebilir. İlk 45 dakikanın etkileyiciliğinden sonra ikinci yarı seyirciyi içine alamıyor, irtifa kaybediyor.