Erkekler Hamilelikte Aldatır mı?

6 Ağustos 2019

Yapılan araştırmaların hamilelikte aldatılmanın diğer zamanlara göre biraz daha fazla olduğunu gösterdiğini belirten Üney, “Ancak bu durumun nedenlerini gözden geçirmek gerekir. Esasen dünyada ve Türkiye’de yapılan araştırmalar birbiriyle çelişkilidir. Aldatmanın sıklığı ile ilgili yüzde 2’den yüzde 15’lere varan oranlar görülmektedir. Hamileliğin bu konudaki riski artırmasının nedenleri şunlardır; kötü giden bir evliliği kurtarmak için hamile kalmak sorunları azaltmak yerine daha da ağırlaştıracaktır.

Bir de evliliğin kötü gitmesinin içinde eşin aldatmaları varsa iş daha da sıkıntı verecek bir durum kazanır. Kadın ve erkeğin birbirini tam olarak tanımadan oluşan hamilelikler gene bir risktir. Bir çocuk dünyaya getirmek kadın için de, erkek için de önemli bir sorumluluktur. Dolayısıyla karşısındakinin bu sorumluluğu alıp alamayacağını değerlendirmek gerekir.

Hamilelik öncesi kişilerin cinsel yaşamları, ilişki sıklıkları, cinsellik hakkında konuşup konuşmadıkları, cinsel ilişkiyi kimin başlattığı, cinsellikle ilgili tabuları, bilgi düzeyleri, cinsel olarak doyum düzeyleri gibi birçok etken hamilelikte sorun olabilir. Hamilelikte cinsellik konusunda bilgi sahibi olmama, yeni cinsel deneyimlere açık olmama, hamilelikte kullanılabilecek cinsel pozisyonları danışmama da sorunların arasındadır.

Hamilelikle birlikte önceliklerin değişmesi, yeni döneme uyum sağlamak, artık çiftin ilgisinin doğacak bebeğe kayması birbirlerine olan ilgilerinin azalmasına, bu da artık ilgi odağı olmayacağım korkusuna neden olabilir. Planlanmamış gebelikler ya da tek taraflı planlanmış gebelikler sorun yaratabilir” şeklinde konuştu.

Psikiyatrist/Psikoterapist/Cinsel Terapist

Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney

https://ridvanuney.com/

Yazının devamı...

Cinsel İstek Azalmasına Dikkat

28 Haziran 2019

Cinsellikten soğuma, kişide veya çiftin ilişkisinde zorluklara yol açan cinsel ilgilerde, istek ve fantezilerde azalmadır. Cinsellikten uzaklaşma ve isteksizlik birçok nedene bağlıdır. Bazen bu duruma fiziksel sorunlar neden olurken, bazen de psikolojik sorunlar neden olmaktadır. Cinsellikten soğuma esasında isteksizlik olarak ortaya çıkmaktadır. Cinsel problemlerle psikoterapistlere başvurmanın en sık nedenidir. Hatta cinsel problemlerin yarısı bu konuyla ilgilidir. Ülkemizde bu konu bir tabu olarak karşımızdadır. Bunun en sık nedeni cinsellik hakkında bilgi eksikliği veya yanlış bilgilenmedir. Birçok kişi cinselliği ergenlik döneminde arkadaşlarından edinmektedir. Bunun en büyük sakıncası arkadaşların bilgi düzeyi de aslında kendilerinin ki kadardır. Bu durumda eksik ve yanlış öğrenme doğaldır. Bununla birlikte; cinsel isteksizlik genel olarak bir kader gibi algılanmakta, çift kendi arasında bu konuyu konuşmaktan uzak durmaktadır. En çok yanlış bilgi; erkekler her zaman isteklidir ve kadınların cinsel isteğinin olması ayıp olmasıdır.

Dünyada da ülkemizde her beş kişiden biri cinsel isteksizlik yaşıyor. Bilinene gerçek kadınlar erkekler göre cinsellikten daha fazla soğumuş durumdalar. Amerika’da yapılan bir araştırmada erkeklerin % 15’i kadınların ise % 32’si cinsellikten soğumuş durumdalar. Bizim ülkemizde de benzer ve belki de kadınlar açısından durum daha vahimdir.

Cinsellikten soğumanın bedensel nedenleri; şeker hastalığı, kalp hastalığı, tansiyon problemleri gibi yaşam boyu süren hastalıklar, kanserler, menopoz, kullanılan ilaçlar ve hormonsal sorunlardır. Bedensel sorunlarda cinsellik, ne yazık ki hekimlerle konuşulmamakta, bu ayıp sayılmakta, bu konuda neler yapılabileceği araştırılmamaktadır. Zaten ciddi bir fiziksel hastalığı olan kişinin bunu dert etmesi tuhaf karşılanmaktadır. Oysaki cinsellik yaşam boyudur.

Cinsellikten soğuma daha çok psikolojik kökenlidir.

Yazının devamı...

Aldatılma Korkusu

31 Mayıs 2019

Aldatılma Korkusu Nedir? Doğal mıdır?

Kadın erkek ilişkisi yıllardır güvene dayanmalı söylemi mevcuttur. Ancak bugün için bu karşındakinin iyi niyetine güven olarak değişmiştir. İlişkilerde sadece cinsel alanda değil, her alanda kandırılmak rahatsız edicidir. Dolayısıyla aldatılmaktan biraz bahsedelim.

Kadınlar için elinde gerçekçi kanıt olsun ya da olmasın, aldatılacağına dair korku, kaygı ve endişelerdir. Hakikaten bazı kadınlar bu korkusunda haklı olabilirler. Bunlar geçmişte eşi ya da partneri tarafından aldatılan ve bu konuda gerçek sorun yaşayan kadınlardır. Dolayısıyla eşine karşı olan güveni zaten sarsılmıştır. Doğal olarak her durum için alarm halinde olacaklardır. Bu da doğaldır. Ancak gerçekte daha önce böyle bir sorun yaşamamış ve ortada bununla ilgili gerçekçi bilgiler olmadığı halde böyle düşünen kadınlar vardır. Esas bu konu oldukça zordur.

Hamilelik bu konuda bir risk midir?

Gebelikte kadınlarda ki endişeler genel olarak artabilir. Dolayısıyla bu özel dönem, bazı özelliklerinden dolayı “aldatılır mıyım?” korkusu için de risklidir. Bunun gerçekçi bir takım nedenleri vardır. Uzun süreli cinsel ilişkiden uzak kalma, kadının fiziğindeki değişiklikler(kilo alımı, ödem), yeni duruma alışamamaya bağlı gerginlikler, sürekli yorgunluk ve gerginlik halleri, doğacak bebeğime bakabilecek miyim gibi gerçeklerde ne yazık ki, bu durumun oluşmasına katkı sağlayacaktır. Kadın bunlarla baş etmeye çalışır, ancak bu elindeki bilgiler durumun hiç te kolay olmayacağı yönünde sonuçlar çıkarmasına neden olur.

Erkekler hamilelikte aldatırlar mı?

Yazının devamı...

Uykuya Dalarken Düşme Hissi

26 Mayıs 2019

Birçok kişi; uykuya dalış döneminde sanki yataktan düşecekmiş gibi bir his yaşayıp, irkilmektedir. Esasen bu olay doğal durumlarda olabildiği gibi bazı psikolojik ya da psikiyatrik durumlarda da gözükebilmektedir. Bu olay birçok kişi tarafından dehşet veya korku hissi olarak algılanır.

Uykuya dalarken ki düşecekmiş hissinin 7 sık nedeni:

1. Uyku Dönemleri Arasındaki Geçiş: Uykumuz birbirini takip eden iki ayrı dönemden oluşmaktadır. NONREM ve REM dönemleri denen bu dönemler; gece boyunca 6-7 kez oluşur. NONREM dönemi uykumuzun % 75’ini kapsar. Bu dönemde, kalp atışımız ve soluk alıp vermemiz azalır. Kaslarımız gevşer. Diğer dönem olan REM döneminde ise beynimizin çalışması hızlanır, göz kaslarının çalışma hızı artar, vücut kaslarımız oldukça derin gevşerken kalp atış hızımız artar. Rüyaları bu dönemde görürüz. İşte bu iki dönemin geçişi sırasında vücut kaslarının aşırı gevşemesi nedeniyle düşme hissini yaşayabiliriz.

2. Karabasan: Uyku felci denilen durumdur. Uykunun REM-NONREM değişim evreleri esnasında görülür. Stresli dönemlerde artar. REM dönemine geçişte, kişinin felç olmuş ya da düşecekmiş gibi hissettiği ancak müdahale edemediği bir dönemdir.

3. Panik Atak: Herhangi bir nedenle oluşan panik atak nöbetleri, tam uykuya dalarken oluşabilir. Bu durum kişide yatağı kayıyormuş, düşecekmiş gibi bir his yaratabilir.

4. Uyku Bozuklukları: Geç uykuya dalma, sık uyanma, erken uyanma, uyanmada zorluk gibi birçok şekilde karşımıza çıkan uyku bozukluklarında bu his yaşanabilir.

5. Endişe Bozuklukları: Endişelerin aşırı arttığı birçok psikiyatrik bozuklukta düşme hissine rastlanır.

6. Stresli Yaşam:

Yazının devamı...

Cinsel Baskı ve Cinsel Korkular

14 Mayıs 2019

Cinsellik hayatın zevk veren bir alanı olarak değerlendirilebilir. Ancak cinsellikle ilgili hissedilen baskı ve korkular, kişinin yaşamını ve özellikle de cinsel yaşamını oldukça etkiler. Cinsel baskı ve korkuların nedenleri kişinin çevreden edindiği bazen doğru bazen yanlış bilgilerdir. Bu bilgilerin bazısı tamamen yanlıştır. Bazısı ise kişinin yaşadığı; ancak bugün, tedavilerle ortadan kaldırılabilen sorunlardır.

Bu korku ve baskılar şunlardır:

İlk gece korkusu

Birçok kişinin cinsellikle ilgili bilgi kaynağı, arkadaşları ve çevresidir. Kadınlar ilk cinsel birleşmede; kanamanın şiddetli olacağı ve durdurulmasının zor olacağı, cinsel birleşme sonucu aşırı bir ağrı olacağı ve üç gün oturamayacağı, cinsel birleşme esnasında kenetlenme olabileceği bu nedenle doktora gitmek durumunda kalınabileceğini duyarlar. Bu korkular nedeniyle cinsel birleşmeden kaçınırlar. Oysa ki bunların tamamı yanlış bilgilerdir. Bu kişilerde Vajinusmus (birleşememe) sorunu ortaya çıkabilir.

Penis büyüklüğü

Bazı erkekler kendi penislerinin ya çok küçük ya da olduğundan daha büyük olduğunu düşünerek cinsellikten kaçınabilirler. Böyle durumlarda bir Üroloji uzmanına başvurarak durum hakkında bilgi edinebilirler.

Sertleşme problemleri

Erkeklerin bazısı bir kez sertleşme sorunu yaşadıklarında bunun kalıcı olabileceğini düşünerek ve hatta erkekliğinin bittiğini düşünerek cinsellikten uzaklaşabilirler. Böyle bir sorun yaşandığında, bir cinsel terapiste giderek tedavi olabilirler. Bunun tedavisi mümkündür.

Yazının devamı...

Cinsellik ve Gençler

3 Mayıs 2019

Cinsellikte Gençleri Bekleyen Tehlikelere Dikkat

Ülkemizde 15-24 yaş arası gençliğin nüfusu 13 milyon civarındadır. Gençlik dönemi; bir yandan üretkenliğin fazla olduğu aynı zamanda birçok tehlikeye açık olan bir dönemdir. Gençler deneyim sahibi olmadıklarından birçok konuyu deneme yanılma yoluyla öğrenmektedirler. Cinsellik gibi toplumda tabu olarak kabul edilen konularda ise başvuracakları kaynak son derece sınırlıdır. Gençlik döneminde cinsellik ailenin pek de ilgilenmediği ya da bu konuda konuşmaktan çekindiği bir konudur. Aileler, durup dururken bu konuyu konuşarak gençlerin kafasını karıştırmak istememektedirler. Bazen bu eksik ve yanlış bilgiler gençlerin kafalarını karıştırmakta ve hatalı davranışlar yapmalarına neden olabilmektedirler. Gençleri cinsellikle ilgili bekleyen 11 tehlike şunlardır:

1. Bilgi eksikliği ve yanlış bilgi

Ülkemizde gençler cinsel bilgiyi arkadaş ve internetten edinmektedirler. Gençlerin bilgi aldığı arkadaşları çoğu aynı yaşta olduğu için, bu bilgiler eksik veya yanlıştır. Gençlik yıllarında ve daha sonra bu bilgiler kişinin cinsel yaşamını olumsuz yönde etkiler. Bazen gereksiz korkular oluşurken bazense yoğun suçluluk duyguları oluşur. Bunun yanında internetten alınan bilgilerde ne yazık ki birçok internet bilgisi gibi kirli ve gerçekten uzak olabilmektedir.

2. Rastgele cinsellik

Gençlik yılları her konuda olduğu gibi cinsellik konusunda da keşif dönemidir. Bu dönemde meraktan dolayı rastgele ilişkilerde bulunmak gencin yaşamına daha sonra utanç ve suçluluk olarak yansımaktadırlar. Hatta gençlerin istismar edilmesine bile neden olabilmektedir. Özellikle aile ilişkilerinin azaldığı ve kontrolün daha güç olduğu büyük şehirlerde bu durumlar daha sık olarak yaşanmaktadır.

3. Aileden korkma

Birçok kişi gençlik döneminde çeşitli oranlarda cinsel deneyimler yaşamaktadırlar. Bunu kabul etsek de etmesek de gerçek değişmiyor. Bazen bu deneyimler; özellikle genç kızlarda, aile korkusundan dolayı evden kaçma davranışına neden olabilmektedir. Oysaki ailesinden korkan gençleri dışarıda daha büyük tehlikeler beklemektedir. Bu kişiler daha çok istismara uğramaktadırlar.

Yazının devamı...