Dr. Ümit Aktaş

Dr. Ümit Aktaş

umit.aktas@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Orman yangınları devam ederken, soluduğumuz hava da toksik partiküllerle kirleniyor. Peki akciğerlere, hatta tüm sisteme zarar veren bu etkiyi hafifletmek için neler yapılabilir?

Nabzımız Türkiye’nin dört bir yanından gelen yangın haberleriyle birlikte atar oldu. Büyümesi yüzlerce yıl alan ormanlar, asırlara tanıklık etmiş zeytin ağaçları, çınar ağaçları, meralar yanıp kül olurken, arısından kuşuna, koyunundan kaplumbağasına kadar doğal yaşam da yok olup gidiyor… Maddi, manevi büyük bir yıkımla karşı karşıyayız. Gezegene verdiğimiz zarar bize küresel ısınma olarak geri dönüyor. Artan sıcaklıklar, iklimdeki değişiklikler benzeri görülmemiş yangınları tetikleyen başlıca faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Haberin Devamı

Tehlike işaretleri

Ormanlarımız yanarken gazetelerde en sık atılan başlık “ciğerlerimiz yanıyor” şeklindedir. Neden? Çünkü ağaçlar, ormanlar adeta o bölgenin, ülkenin akciğerleri gibidir ve yanan her ağaç, bizim de ciğerlerimizi dağlamaktadır. Diğer yandan bu cümle, mecazi anlamının ötesinde gerçek anlamıyla da doğru, çünkü bu yangınlar akciğerlerde de ciddi hasarlar bırakabilir.

Tabii ki yangınla ön cephede savaşanlar için tehlike daha da büyük. Yangın sırasında ortaya çıkan kimyasallar, zehirli gazlar ve partiküller akciğerlerde ve solunum yolunda enflamasyona neden olarak oksijeni bloke eder. Diğer yandan yangının ortamdaki oksijeni tüketmesi, yangın sırasında ortaya çıkan karbon monoksit gazı da bu tehlikeyi daha da ölümcül bir hale getirir.  Havada çok fazla karbon monoksit gazı bulunduğunda vücuttaki kırmızı kan hücrelerinde bulunan oksijen karbon monoksit ile yer değiştirir, bu da oksijensiz kalan dokuların zarar görmesinden ölüme kadar gidebilen bir tabloya neden olabilir.

Yangına çok yakın olanlar, çok fazla dumana maruz kalanlarda acil tıbbi yardım gerektiren semptomları şöyle sıralayabiliriz;

Öksürük ve buna eşlik eden nefes darlığı.

Karbon monoksit zehirlenmesine işaret eden baş ağrısı ve mide bulantısı. 

Hırıltılı solunum ve göğüs ağrısı. 

Kafa karışıklığı, bayılma gibi vücuttaki oksijen eksikliğini işaret eden belirtiler.

Haberin Devamı

Yangın dumanı detoksu

Tekrar ediyorum; saydığımız bu belirtiler kalp krizine, ölüme kadar gidebilen ve mutlaka acil tıbbi yardım gerektiren semptomlardır. Yangına yakınsanız ve bu belirtilerden bir ya da birkaçı ortaya çıktıysa vakit kaybetmeden yardım almanız gerekiyor.

Şimdi ise daha büyük bir popülasyonu tehdit eden ve bazı basit ama etkili önlemlerle önü alınabilecek bir sorundan söz etmenin tam zamanı. Biraz önce de belirttiğim gibi soluduğumuz hava, yangın sırasında ortama yayılan partiküllerle kirleniyor. Üstelik bu partiküllere maruz kalmak için yangın bölgesinde yaşamanız gerekmiyor, şu sıralar komşu şehirlerin havasının bile kirlendiğini unutmayın. Bu zararlı partiküller akciğerlere yapışarak astımı, solunum sorunlarını tetikleyebilir, hatta akciğerlerden kan dolaşımına ulaşarak organlara zarar verebilir. Şimdi, yangın sırasında oluşan ve kronik hastalıklara zemin hazırlayan bu toksik partikülleri sistemden atmak için yapabileceklerinizi birkaç maddede anlatacağım.

Haberin Devamı

1- Su tüketiminizi artırın: Yangın dumanıyla maruz kalınan mikroskobik partikülleri sistemden atmak için en etkili yollardan biri bol bol su içmektir. İçine yarım limon sıkarak suyun detoks etkisini artırabilirsiniz. Limon suyu bilinen en güçlü detoks ajanlarından biridir.

2- Şifalı bitkilerle buğu yapın: Nanenin içindeki rosmarinik asit güçlü bir antienflamatuardır. Bronşları temizlemek için bir çanak sıcak suyun içine birkaç damla esansiyel nane yağı damlatın. Başınızı bir havlu ya da bir örtüyle kapatarak çanağın üzerine eğilin ve birkaç dakika boyunca derin derin nefes alın. Kekik  de  solunum yolunu açmak için birebirdir. Bir bardak sıcak suyun içine bir çorba kaşığı kekik ekleyin (Thymus vulgaris) ve karışımı bir çanağa alıp 10 dakika bekleyip buğu olarak uygulayın.

3- Bronşları temizleyen bitki çaylarından faydalanın: Bazı bitkiler var ki, özellikle solunum yolu problemlerinde son derece etkilidir. Bunların başında kekik, ıhlamur, adaçayı geliyor. Bu çaylar doğal birer öksürük ilacı ve balgam söktürücüdür. Aşağıda tarifini verdiğim kekik çayının içinde yeşil çay da bulunuyor. Yeşil çayı sadece güçlü antioksidan etkisiyle tanısak da, akciğer fonksiyonlarını desteklediğini gösteren çalışmalar var. Yangın günlerinde tam da ihtiyacımız olan şey! 

4- Enflamasyonla savaşan besinleri artırın: Yangın dumanının vücutta, akciğerlerde ve solunum yolunda yarattığı enflamasyonu sarımsak, pancar, zencefil, zerdeçal, yeşil yapraklı sebzeler ve soğuk sıkım zeytinyağı gibi antienflamatuar besinlerle hafifletin. 

5- C vitamini desteği alın: Yangın sırasında ortama salınan toksik maddelerin zararlı etkisini hafifletmek için C vitamininin antioksidan gücünden faydalanın. C vitamini aynı zamanda da çok önemli bir detoks ajanıdır. Ama unutmayın özel zamanlar özel önlemler gerektirir. Yani dumana maruz kalmanın sistemde yarattığı oksidatif stresi hafifletmek için sadece diyetinizdeki C vitamini zengini besinleri artırmakla yetinmeyin aynı zamanda C vitamini takviyesi de kullanın.

Dipnot 1

 “Consuming Green Tea at Least Twice Each Day Is Associated with Reduced Odds of Chronic Obstructive Lung Disease in Middle-Aged and Older Korean Adults”  B. Choe J Nutr, 2018 Ocak 1;148(1):70-76.

Ciğerlerimiz yanıyor

KEKİK ÇAYI TARİFİ

Kekik, bir tatlı kaşığı
Yeşil çay, bir tatlı kaşığı
250 cc kaynar su

Kekik ve yeşil çayı cam ya da porselen bir fincana koyun. Üstüne kaynar su ekleyin. Fincanın ağzını kapatarak 10 dakika demlenmeye bırakın. Bu çaydan günde 3 fincan içebilirsiniz. Akdeniz kekiği, beyaz kekik, carıt otu, zahter otu, güvey otu olarak da bilinen şifalı kekik türü Thymus vulgaris’tir.