Ne Kadar Şeker Tüketmeliyiz?

27 Şubat 2019

Fazla şeker tüketmenin kilo almadan kansere, kronik hastalıklardan dişlerin zarar görmesine kadar birçok hastalığa neden olduğu herkes tarafından biliniyor. Bu durumda hepimizin sorması gereken şey ne kadar şeker tüketmemiz gerektiği ve bu yeter miktardan fazla şekeri nasıl azaltabileceğimiz olmalıdır.

Şeker tüketimi vücut sağlığımızı en başta ağız sağlığımızı etkileyerek bozuyor. Modern ve rafine diet ile insanoğlu 20. Yüzyılda daha önceden karşılaşmadığın şekilde şeker sebebiyle ciddi bir diş çürüğü ve birlikte gelen sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Bugün tükettiğimiz miktarlarda şeker insanların binlerce yıldır ulaşmaya alışık olmadığı kadar ciddi bir oranda vücudumuza yük bindirmektedir.

Amerikan Kalp Derneği (AHA) tarafından, yetişkinlerin tükettiği şekerin makul miktarlara düşürülmesi veya o miktarlarda tutulması öneriliyor. Bu kadınların için yaklaşık 6 çay kaşığı kadar şekerken erkekler için 9 çay kaşığı şeker demek. Bu miktarı hesaplarken süt ve meyve başta olmak üzere birçok gıda maddesinin şeker ihtiva ettiği, bununla beraber sık tükettiğimiz işlenmiş gıdalarda oldukça fazla miktarlarda şeker olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Sağlıksız beslenme tarzında tüketilen şekerin büyük bir miktarı meyveli ya da asitli içeceklerden, kek, kurabiye gibi hamur işlerinden, dondurma gibi sütlü tatlılardan geliyor. Oldukça fazla miktarlarda şeker içeren bu gıdalara karşı tetikte olmak için satın alınan hazır gıdaların etiketlerini dikkatlice okumak gerekiyor. Bazı tahıl ürünlerine eklenen şeker o kadar fazla ki çubuk şeker kadar tatlı olabiliyor.

Şekerli gıdalar yendikten sonra ağızda tükürükle beraber diş minelerini aşındırmak için gerekli olan asitler için ideal bir ortam oluşturmaktadır. Şekerli gıda tüketimini azaltmakla beraber şekerli gıdalar tüketildikten sonra su içerek veya xylitollu (ksilitollü) sakız çiğneyerek ağız asiditesini düşürmeyi öneriyoruz. Sonrasında ise günlük bakım ve diş temizliğimizi ise aksatmadan yapmamız gerekiyor ki şekerli gıda artıklarının ağzımızda uzaklaştığına emin olalım.

Bu türde bir beslenme alışkanlığını değiştirmenin çözümü, basit ve pratik dokunuşlardan geçiyor. Yulaf ezmenizi hazırlarken bal ya da mevsiminde meyve ile tatlandırabilirsiniz. Benzer şekilde fazla şeker içerikli fırınlanmış ürünlere alternatif olarak meyvenizi dondurup tatlı olarak tüketebilirsiniz. Asitli içecekler, sporcu içecekleri, meyve suları ve fazla tatlandırılmış içecekleri bırakıp mineralli su tüketin. Dengeli ve yeterli bir beslenme alışkanlığı edinin. Sağlıklı karbonhidrat, yağ ve protein tüketmek, bunlara gerekli mineral ve vitamin kaynaklarını eklemek şeker arzunuzu dizginleyecek, sağlıklı bir yaşamın kapısını açacaktır.

instagram : https://www.instagram.com/dronurozturk/
web site : https://www.onurozturk.com/

Yazının devamı...

Gündelik Yaşamda Uygulayabileceğiniz Diş Beyazlatma Yöntemleri

2 Ekim 2018

Beyazlatma herkesle aynı şekilde uyum gösteren bir işlem değildir. Kimileri lise arkadaşlarıyla yapacağı bir buluşmada en iyi şekilde görünmek isterken, kiminin ise son dakikada beliren buluşmalarda güzel ve parlak gülüş elde etmek için 24 saatten az vakti vardır.

Sahip olduğunuz zaman aralığına göre dişlerini beyazlatmak için en iyi sonucu veren yöntemler mevcuttur.

5 dakika, 7 gün veya 1 ayınız olabilir. İşte benim en iyi diş beyazlatma yöntemlerimi içeren liste:

5 dakikanız varsa:

Dudaklarınıza ruj sürün. Dudaklarınızın rengi, kontrast sayesinde dişlerimizin daha beyaz görünmesini sağlar. Eğer dişleriniz sarı görünüyorsa, kiraz veya çiklet pembesi renkleri tercih etmelisiniz. Bu renklerin içerdiği mavi alt tonlar dişlerinizdeki beyazlığı açığa çıkaracaktır. Dişleriniz grimsi görünüyorsa bakır veya bronz tonlarını deneyin; bu renkler gri dişlerdeki beyazlığı ortaya çıkarır.

Diş hekiminizle görüşün. Diş temizliği sırasında hekim dişleriniz üzerinde doğal yollarla oluşan bir film tabakasını temizler ve biriken plak varsa bunları da çıkarır. Temizlendikten sonra dişler daha temiz ve parlak görünür, ışığı farklı yansıtır.

Hastalarım evlenirken, küçük bir evlilik hediyesi olarak onları düğünden bir gün önce çağırıyor, dişlerini temizliyor ve hızlı bir cila yapıyorum. Bu sayede fotoğraflar için daha parlak gülüşlere sahip oluyorlar. Bu, önemli etkinliklerden bir gün önce yapabileceğiniz bir şey. Endişelenmeyin, diş temizleme işlemi tamamen doğal bir işlemdir.

Sabah kahvesinden sonra su ile çalkalamak. Kahve ve çay dişlerdeki renklenmenin çok büyük sebeplerindendir ve su ile ağız çalkalayarak bu renklenme minimuma indirilebilir. Daha da etkilisi, çantanızda her zaman diş fırçası ve diş ipi taşımaktır. Böylece, her kahveden veya çaydan ortalama 30 dakika sonra dişlerinizi fırçalayıp ara yüz temizliği yapabilirsiniz. Aksi takdirde kahvenin içindeki partiküller bir sonraki yemeğe kadar biofilme yapışır ve diş yüzeyinde renklenmeye sebep olur, ayrıca dentin içerisine de penetre olabilir.

Yazının devamı...

Ramazan Ayı ve Ağız Sağlığı

23 Mayıs 2018

Ramazan ayı; biz diş hekimleri için ağız, diş ve diş eti sağlığı bozulan bir çok hastaya sık rastlamaya başladığımız bir ay. Sahur ve iftar arasında dişlerin fırçalanmadığı sürede ağızda kolayca üreyen bakteriler; diş çürüklerini, diş eti sorunlarını ve ağız kokusunu arttırıyor. Bu dönemde ağız ve diş sağlığınının normalden daha fazla dikkate alınması gerekiyor.

Bakteriler, yemeklerden sonraki 20-30 dakika içinde dişlerde asit oluşumuna yol açarak diş çürüğü yapmaya başladığından sahurda mutlaka dişlerin fırçalanması gerekiyor. Atlanırsa bu eylem gün içinde yapılmalı. Oruçluyken diş macunu yutmamak kaydıyla diş fırçalamanın orucu bozmadığı konusunda din adamlarının da mutabık olduğunu artık biliyoruz.

Özellikle iftar ve sahurlarda yemek yendikten sonra dişlerin daha özenli fırçalanması gerekiyor. Oruçlu iken yeme, içme fonksiyonlarımız azaldığından ağızdaki tükrük akış hızı oranı düşer. Tükürük bezlerinin ürettiği salgı ve tükürüğün yıkama kapasitesi azalır. Bu nedenle, bakteri varlığı açısından vücudun en zengin bölgesi olan ağzımız, temizlenemediği için sürekli kirli kalır. Bu da, zaten var olan ağız kokusunun şiddetini artırır ve onun çevreyi rahatsız edecek boyutlara ulaşmasına neden olur. Daha çok açken ortaya çıkıyor gibi görünen ağız kokusunun asıl nedeni budur.

Diğer taraftan bronşlar ve mideyle ilgili kokular da ağız kokusu ile karıştırılabilmektedir. Özellikle daha önce yediğimiz gıdalar ve midenin boş olması koku olasılığını artırabilir. Soğuk algınlıklarına bağlı enfeksiyonlar ve geniz akıntıları da koku yapabilir. Ayrıca ağız kokusunun bir diğer nedeni diş eti iltihabı ve protezler olabilir. Dişlerin fırçalanmaması sebebiyle dişlerin aralarında veya protez altlarında biriken yemek atıklarına bağlı olarak ağız kokusu olabilir. Oruçluyken ağzımızın bakımı çok iyi yapılmazsa bu koku daha da artabilir.

İftarda ve sahurda yediğimiz yemeklerden sonra ağızdaki dengeler tamamen bozulur, asit oranı artar, bakteri çoğalması için uygun ortam oluşur. Sahurda yemek yenildikten sonra hemen yatıldığı için ağız içinde temizlenmeyen plaklar daha çok bakteri üremesine neden olabilir. Bu dönemde dikkat edilmezse, diş çürükleri de ağız kokusu ile birlikte artabilir. Gece yatmadan önce ağız ve diş temizliği çok iyi bir şekilde yapılmalıdır. Diş araları, kuron ve köprüler varsa altları diş ipiyle temizlenmelidir. Ağızda hareketli protezler varsa ağızdan çıkartılıp içleri fırçayla temizlenmelidir.

Ayrıca bu özen yediğimiz besinlerde de devam etmeli. Sebze ve meyve gibi lif yönünden zengin besinlerin tüketilmesi önemli. Yanlış beslenme alışkanlığının bir yandan dişte yarattığı hasarları arttırdığı, diğer yandan tükürüğün kalitesini ve savunma gücünü düşürerek ağız hijyenini bozduğu unutulmamalı.

Diğer blog yazılarım : https://www.onurozturk.com/blog/

İnstagram :

Yazının devamı...

Dişleri Beyaz Tutmaya Yardımcı Olan Yiyecekler

7 Mayıs 2018

Bazı yiyecek ve içeceklerdeki enzimlerin diş minesi üzerinde bulunan pelikıl proteinlerini etkileyerek dişlerde renklenmelere sebep olduğunu biliyoruz. Peki, bunun tersi etki yaratan yiyecekler mevcut mudur? Ya da başka bir ifade ile hangi yiyecekler bu lekeleri minimum düzeyde tutar? Bu sorulara gelin, beraber cevap arayalım.

Kabaca, renklenme ve tabaka birikimini azaltarak dişleri daha uzun süre beyaz tutabilen yiyecekler, pelikıl tabakasındaki lekeleri dağıtma özelliğine sahip yiyeceklerdir.

Asidik türde yiyecekler: Sitrik asit içeriğiyle turunçgiller, başlıca ananas olmak üzere, kalsiyumla birleşme özelliğine sahip, leke çıkaran özelliktedirler. Malik asit içeren çilek gibi meyveler de leke oranını azaltmaya yardımcı olur.

Aşındırıcı türde yiyecekler: Aşındırıcı özellikle kastedilen, diş minesini çizen abrasif maddeler değil; lif bakımından zengin, mekanik temizleme özelliğine sahip yiyeceklerdir. Misvak ağacı lifleri ya da köklü lif barındıran yiyecekler lekeleri uzaklaştırmaya yardımcı olur.

Protein parçalayıcı enzimler barındıran yiyecekler: Mekanik aşındırıcı zencefil kökü ya da sitrik asit içeren ananas, papaya mayası içeren papaya/kavun ağacı gibi yiyeceklerin aynı zamanda protein parçalayıcı özelliği nedeniyle diş lekelerini azaltmada yardımcı özelliği vardır.

Her ne kadar bu yiyecekler leke azaltmanın temel ilkelerine sahip olsalar da bugün için elimizde bunu destekleyen bilimsel bir kanıt maalesef bulunmamaktadır. Ağız ve diş bakımının mekanik temizlikten geçtiği düşünüldüğünde bu tip destekleyici beslenmenin ek fayda sağladığı unutulmamalı. Sonuçta dişlerimizi asit ve bakterilerden koruyan pelikıl denilen mine zarlarıdır ve bu zarın çözünmesi, dişlerimizde bakteri birikmesi, dolayısıyla çürük ve asit erozyonuna karşı savunmasız kalması demektir. Bahsi geçen yiyeceklerin diyete dengeli şekilde eklenmesi, bu zarın üzerinde birikecek lekeleri azaltarak daha sağlıklı bir ağız bakımına yardımcı olacaktır.

Website : www.onurozturk.com

İnstagram:

Yazının devamı...

Diş Hekimliğinde 3 Boyutlu Baskı Yöntemi

26 Şubat 2018

Üç Boyutlu yazıcıdan (3D printer) baskı ile alınan ve dişlerin ya da implantların üzerine yerleştirilen kuronlar (kaplama) günümüzde yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Next Dent şirketi, 22 Ocak’ta düzenlenen bir konferansta 3D diş baskısı ile elde edilen kuronları sundu. Hollandalı bir hastaya “Micro Filled Hybrid” olarak bilinen özel bir malzeme kullanılarak basılmış dişler yerleştirildi.

Üç Boyutlu Diş Baskısı
Normal şartlarda, bir kuron protezi için hastaların değişik tedavilerden geçmeleri gerekiyor. Ancak, üç boyutlu dijital iş akışı kullanımı sayesinde artık bu süre hatırı sayılır ölçüde azaltılabilecek. Günümüzde tek seansta diş hekimliği uygulaması, “milling” yani kazıma sistemleriyle (Sirona CEREC gibi) uygulanabilmektedir. Fakat kazıma ile ekleme olarak tanımlanabilecek üç boyutlu yazıcı (3D printing) teknolojileri arasında bazı farklar var.

Diş hekimliği ve diş teknolojilerinde sık tercih edilen kompozit esaslı bir materyal kullanan üç boyutlu baskı teknolojisi, üretim sürecinde hataların kayda değer şekilde azalmasını mümkün kılmaktadır. Bu sayede diş hekimleri günümüz işleme teknikleri tarafından sınırlandırılmayacak ve kullanılan takımlardan kaynaklanan geniş köşelerden kurtulmuş olacaklar. Bunların yanı sıra, bu teknoloji sayesinde boşa harcanan malzeme miktarı oldukça azalacak; çünkü kazıma teknolojisinde bloktan geri kalan malzeme tamamen atılırken, 3D printing teknolojisi ile üretilen kuronda sadece gerektiği kadar malzeme kullanılıyor.

Diş Hekimliğinin Geleceği

Yazının devamı...

Sigara İçenlerde Diş Beyazlatma Mümkün mü?

22 Ocak 2018

Kimi hastalar uzun zaman sigara kullandıkları için dişlerinin beyazlatılamayacağını düşünüyor. Peki, diş beyazlatma işlemi diş gözeneklerini açtığı için diş renklerinin daha kötü hale dönüşmesine ihtimal var mıdır?

Dişlerinizi sigara kullanıldığı süre içinde de beyazlatmanız mümkün. Fakat beyazlatma döneminde diş minesinin geçirgenliği arttığı için yaklaşık 2 hafta kadar “beyaz diş diyeti” denen bir rejim öneririz. Bu rejimde renklendirici etkisi olan yiyecekler, kırmızı şarap ya da kahve gibi içecekler ya da tütün ürünleri gibi alışkanlıklar yasaklanır. Çünkü dişler, pelikıl temizlendikten sonra tamamen açığa çıktığı için beyazlatma sonrası etkilere karşı daha hassas hale geliyor. Her ne kadar bu, diş beyazlatmayı tamamen etkisiz hale getirmese de etkisini azaltıyor.

Beyazlatma plakları, diş beyazlatmadan farklı olarak dişte yapısal olarak renk değişikliği sağlarlar. Bu renk değişikliği daha kalıcı ve güvenlidir. Diş hekiminizin önereceği şekilde belli aralıklarla beyazlatma, diş beyazlatma plakları ile desteklenirse diş renkleri tekrar açılacaktır.

Renklenmeyi önlemenin tek yolu hekiminize diş temizliği yaptırmaktır. Sigara kullananlara her 6 ayda bir diş hekimiyle görüşmesini ve dişlerini temizletmesini öneririm.

Özel beyazlatma plakları renk değişimi için en iyi seçenek olacaktır. Fakat en önemli sorun ağız kanseri ve erken ölümlere sebep olabilen sigaradır. Sigara içerisinde bulunan nikotin ağızdaki yıkımı arttıracak ve erken yaşta diş kayıplarına sebep olacaktır.

Sigara tiryakilerinin her 6 ayda bir muayene olarak diş, diş eti problemleri ve ağız kanseri açısından sahip oldukları riskleri inceletmelerini öneririm. Sigara yüzünden ağzınızda uzun dönemde beyazlatılması gereken diş kalmayabileceği akıldan çıkarılmamalıdır!

Diğer blog yazılarım için; https://www.onurozturk.com/blog/

instagram ;

Yazının devamı...