İzmir bi “babalık” bekliyor

Ben siyasetçi değilim. Ama bu gidişle “Ben olsam şöyle yapardım, böyle yapardım” derken olacağım galiba. Neden olmasın?

Çalışma hayatım boyunca hayal kuran insanlarla çalışmaya gayret ettim. Hem de uçuk kaçık hayalleri olan insanlarla. Oy verirken bile bunu gözönünde bulundurdum. Çünkü kendim bi hayalim. Tıpkı sizin gibi! Annemin, babamın hayali!

O nedenle hala hayallerim var. Arkadaşlarımın da, ailemin de hayalleri var.

İzmir bi “babalık” bekliyor

İstiyorum ki ülkemi, şehrimi yönetenlerin de hayalleri olsun. Elbette onların da vardır güzel düşünceleri, var da.

Ama ben onlardan değil, kendi düşümden bahsetmek istiyorum.

Güzel İzmir’i çok seviyorum. Hep bundan “Ben olsam” diye ahkam kesmelerim.

İşte en büyük hayallerimden biri!

Ayrı ses çıkıyor

Kemeraltı’nın çook eski günlerdeki gibi canlı, yaşayan bi buluşma merkezi olması.

Şimdi bu satırları okuyanların “Eee öyle değil mi, biz de çalışıyoruz bunun için” dediklerini duyar gibiyim.

İzmir bi “babalık” bekliyor

Evet! Herkes çalışıyor ama kafasına göre çalışıyor.

Şöyle anlatayım. Şenol Güneş, Trabzon spor’da teknik direktörken, takımı sahaya çıkmadan önce stadyumda derin bir sessizlik içinde beklermiş seyirci. Sonra takım sahaya çıkınca müthiş bir uğultu koparmış. Seyirci bi anda “Tüh be hoca yine yanlış takım çıkardı” dermiş.

Bizimki de böyle işte Kemeraltı için şahane şeyler yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz. Fakat ayrı ayrı yapmaya çalışıyoruz. Yani her kafadan ayrı ses çıkıyor. Ve güzel şeylerde bu uğultuda kayboluyor.

Bu anlamda benim İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden beklentim büyük. Özellikle Kemeraltı için bir, “babalık” beklentim var.

Kemeraltı ile ilgili kimin bir fikri, güzel bi amacı varsa tek bir çatı altında toplanmalı. Ve bunun organizatörü Büyükşehir Belediyesi olmalı.

İzmir bi “babalık” bekliyor

İzmir buna değer

İlçe belediyesini, Kaymakamlığı, Valiliği, sivil toplum kuruluşlarını, özellikle Kemeraltı esnafını bir arada göreceğimiz, hayallerin gerçeğe dönüşeceği, hızlı hareket edebilen bir yapıyı İzmir Büyükşehir’in yapabileceğine inanıyorum.

Çünkü İzmir, Kemeraltı, buna değer.

Festival yapılmalı

Bu masal çarşı için bi yerden başlamak lazım.

Gelelim kısa zamanda yapılmasını dilediğim hayalime. Bu köşeden ve konuşma fırsatı bulduğum her ortamda dillendirdiğim İzmir Festivali’ne... İzmir Büyükşehir Belediyesi, Aziz Kocaoğlu döneminde ‘Yarımada Projesi’ni hayata geçirdi. Neredeyse tüm ilçelerde yapılan etkinliklere destek verdi, bizzat planladı. Ancak bunu Güzel İzmir’in içinde yapmasını hayal ettiğim bir büyük organizasyonla noktalayamadı. İşte Kemeraltı bu büyük “organizasyonun mihenk taşı” olabilir.

Bi düşünsenize, 7 Eylül’de başlayıp 9 Eylül’de son bulan şahane bir festival yapılsa. Organizasyonun içinde başta Kemeraltı sonra tüm ilçe esnaf ve STK’ları bulunsa. Gece geç saatlere kadar insanlar çarşı içinde alışveriş yapsa, yese, içse, eğlense…

İzmir bi “babalık” bekliyor

Bizim neyimiz eksik!

Festival bütün Türkiye’ye tanıtılsa. Sokaklarda bandolar gezse Kemeraltı’nda, Konak’ta, Kordon’da, Karşıyaka’da, Buca’da, Gaziemir’de, Bornova’da…

Fuar alanında stantlar kurulsa, tam bir kültür abidesi olan İzmir mutfağının yemek kokuları yayılsa fuar alanına. Konserler, gösteriler, söyleşiler olsa. Hoş olmaz mı? Olur di mi?

Madem öyle başta İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Valilik olmak üzere “babalık”larını göstersin, ellerini taşın altına koysunlar.

Olmaz demesinler, denesinler. Bizim başka memleketlerdeki şehirlerden neyimiz eksik? Fazlamız var, eksiğimiz yok!

Ben bunun için çalışmaya hazırım.

Ya siz?

GASTRONOMİ CENNETİ

Uzun Kemeraltı gezilerimde işyeri sahiplerinin sürekli “piyasanın kötülüğünden” sözettiğini görüyorum, dinliyorum. “Yahu bir araya gelin” dediğimde de “Kem küm” cevaplarına kızıyorum. Kimse elini taşın altına koymak istemiyor. Hep başkalarından bi beklenti var. Madem öyle, bana göre doğru adres İzmir Büyükşehir Belediyesi.

Biliyorum, Kemeraltı’nın çok sorunu var. Ama çok da büyük zenginlikleri var. Bana göre bir “gastronomi cenneti Kemeraltı”. Kemeraltı’nın kendi hikayesi kadar büyük hikayeleri olan mekanlar var çarşıda. Ama gün geçtikçe yok oluyor.

Yanılmıyorsam halen 8 bin civarında aktif işyeri var. Geçmişte çok daha fazlaymış. Eğer biraz daha vakit kaybedilirse AVM’lerin klimalı ortamlarına yenik düşecek bu masal çarşı.

Mesela en büyük sorunu hala alt yapı. Bakımsız binalar, ışıklandırma, yasak olmasına rağmen ara sokaklarda cirit atan motorsikletler. Ki belediyenin bu konuda hakkını vermeliyim, sokakların araç trafiğine kapatılması şahane bir uygulama.

Yeterli mi peki? Değil elbette.