Bu millet!

Eklenme Tarihi26.02.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi26.02.2018 - 0:08

Askerlerimizin, polislerimizin, korucularımızın cepheye sevkini gururla ve övünçle takip ediyoruz.

Düğüne gider gibi savaşa ve elbette gerektiğinde şehadete koşarak ve güle oynaya gidiyorlar.

Dünya üzerinde böyle bir millete rastlayamazsınız. Üstelik bu milletin üzerinde oynanan oyunlar, diğer herhangi bir millete uygulansaydı, o milletin esamisi bile okunmazdı.

Bu milletin üzeri, şu veya bu şekilde küllenmiş olabilir ama tarihin derinliklerinden gelen köklerinden taze hayat fışkırmaktadır.

Batı medeniyetinin eriştiği son nokta; benimki benim, seninki senin anlayışıdır ki, bununla adaleti temin ettiler. Zira çağlar boyu Avrupa’nın anlayışı ve yaşam tarzı; benimki benim, seninki de benim şeklindeydi.

Oysa Türklerin medeniyetinde diğergamlık esastır. Kişi, kendi nefsi için istediği şeyi başkaları için de istemek zorundadır. Aksi halde bencillik yapmış olur.

Bizim medeniyetimizde birlik bilinci, paylaşma ve yardımlaşmayı esas alan birbiri için yaşama kültürü, aileden başlayarak toplumun tüm katmanlarına dağılır.

Yine bizim kültürümüzde vatan sevgisi imandan sayılmış ve bu yüzden vatan uğruna ölüme, ölümsüzlüğe yani şehadete gülerek ve koşarak gidilir.

Zira şehitlik makamının, ebedi hayatta sevgili Peygamberimize komşuluk olduğu bilinir.

Bundan dolayıdır ki, şehadet için adeta yarışılır ve cepheye gönüllü yazılmak için uzun kuyruklar oluşturulur.

Bu millet, mayasının rengini
15 Temmuz’daki ayaklanma gecesinde de göstermişti.

Birçoğumuz, o gece, Cumhurbaşkanının çağrısından sonra halkın sokağa döküldüğünü zannediyoruz. Hayır
öyle değil, o çağrıdan
çok önce halk sokağa dökülmüştü bile!

İşte, her kesimden insanımızı; sadece televizyonlardan görüp öğrendikleri karşısında, kendiliğinden sokağa döken ve gözlerini kırpmadan bedenlerini kurşunlara hedef yapan o asil ruhtur.

Milletçe tek muhtaç olduğumuz bir ve beraberlik şuurunu, tüm aleme Yenikapı ruhu ile gösterdik.

Böylece; içimizdeki Truva atı hainlerinin dost ve müttefikimiz gözüken büyük bir ülkenin manivelası olduklarını gördük!

15 Temmuz kalkışması, turnusol kağıdı misali, bize dostu-düşmanı gösterdi.

Üst üste darbelerle ve vesayet yönetimleriyle, bu milleti sonsuza değin uyutacaklarını vehmettiler. Çobansız gördükleri köyde köpeksiz dolaşmaya başladılar.

Sonuçta, sabır taşı çatladı ve uyuyan dev uyandı!

Ve artık ocak kızıştı!

Gazamız mübarek olsun!