120’nin batısı, doğusu

Bu gece 22’de 5 günlük (120 saat) süre doluyor.

Tel Abyad-Resulayn arası 120 km genişlik ve 32 km derinlikteki alandan PKK/SDG tamamen çekilmiş olacak mı?

1 gün kala -şu satırlar yazılırken- sahadan gelen haberlere göre “tam olumlu” cevap vermek mümkün değil.

Kandil’dekiler ve onlara yakın sesler “ABD’nin taahhüdüne uymayacağız” havasındalar.

Ancak...

ABD’ye yakın olanlar yönetimde daha güçlü ve sayıca çoğunluk.

Onlar 32 km’nin güneyine geçtiler/geçmekteler.

Kulakları Kandil’de olan daha az sayıdaki PKK/SDG’liler tünellere gizlenerek direnmeye çalışacaklar gibi görünüyor.

.................

Bu durumda TSK, saat 22’den sonra onları yakaladığı yerde kıstıracak, etkisiz hale getirecek.

“Harekâta ara vermek mutabakatının” ihlali mi?

Böyle yorumlar yapılsa da Türkiye “ABD’yle mutabakat gereği bu bölgede kontrol ve güvenliği sağlamak misyonunun kendisine geçtiği” gerekçesine dayanacaktır.

“Mutabakata karşın bazı direniş unsurlarının temizlenmekte olduğunu” açıklayabilir.

Asıl büyük zorluğun aşıldığı “mutabakatı” ABD “ihlal edildiği” iddiasıyla “yok hükmünde sayacak” değildir.

..................

Türkiye de “ABD’yle mutabakat sağlayarak elde ettiği 120 km genişliğin” batısında ve doğusunda da “güvenli bölgeyi uzatmak” için adım atıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Soçi’de Rusya Başkanı Putin’le “güvenli bölgeyi”, batıda Menbiç ve Kobani, doğuda Irak sınırına kadar Kamışlı’yı da içine alacak uzunluğa kavuşturmak için masaya oturacak.

Arkasında “120 km’lik bölümü sorunlu haldeymiş” izlenimini verecek bir soru işareti bırakmak istemez.

.................

ABD değil, yeni aşamada “başat aktör” Rusya...

120 km’lik “mutabakata bağlanmış güvenli bölgenin” batısı ve doğusu için Putin, Soçi’de yeşil ışık yakacak mı?

“Spekülasyon” yapmak istemiyorum.

Putin art arda yeni stratejik hamleler yapıyor.

Şöyle ki...

.................

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov açıkladı:

“Şam yönetimiyle PKK/SDG arasında anlaşma sağladık...”

Bunun “anlamı SDG’nin -büyük çoğunluğuyla- Suriye 5’inci kolordusuna katılması” formülüdür.

Yani...

Suriye Rejim Silahlı Kuvvetleri içinde yer alması.

120 km’lik güvenli bölgenin batısında ve doğusunda Rejim güçleriyle beraber, bu 5’inci kolordu içindeki SDG’nin bulunması halinde Türkiye’nin tavrı ne olur?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Sınırımızda rejimin bulunması gibi bir derdimiz yok. Suriye toprağıdır” mesajını vermişti.

Ama...

Bir de şartı vardı:

Özetle...

“Oralarda PKK’nın veya isim değiştirilmiş türevlerinin olmaması gerektiğini” söylemişti.

.................

Soçi randevusu işte bu “düğümü” çözebilecek mi?

Türkiye de, Rusya da bir kez daha karşı karşıya gelmenin yararı olmadığının bilincindeler.

O nedenle, Soçi’de bir “kazan kazan” ilkesine dayalı formülün oluşacağını düşünmek için sebepler var.