Başbakan Binali Yıldırım’ın ABD seyahati öncesi Washington’un nabzını tutan Serdar Turgut’a göre “Türkiye için cadı kazanı kaynatıl- makta...” (*)

Serdar’ı gazeteciliğe ilk başladığı yıllardan tanırım.

Bir şeyi yazmadan önce iyi araştırır.

Çek eder.

Son görüşmemizde “Aslında gözlemlerim durumun daha da menfi olduğu yolunda” demişti.

Serdar yüksek eğitimini Amerika’da yaptı.

Amerika’da yıllarca sürdürdüğü gazeteciliği boyunca önemli isimlerle dostluk kurdu.

......................

Dün Serdar şöyle yazıyordu:

Ben ne kadar ülkelerimiz arasında makul, akılcı bir yeni rota çizilmesi gerektiğine inansam, bunu vurgulayan yazılar yazsam da gerçeklikten tamamen kopacak halim yok.

Bugün Washington’da Türkiye aleyhine sonu çok tehlikeli olabilecek entrikaların çevrilmekte olduğunu görmeliyiz.

Perde arkasında döndürülen entrikaları, perde önüne taşıyan isim ise Başkan Donald Trump’ın eski başstratejisti Steve Bannon...

Bannon bugün Washington’da konuştuğu hemen herkese “Türkiye’nin Amerika’ya yönelik en büyük tehdit olduğunu ve hatta Amerika açısından Türkiye’nin İran’dan bile tehlikeli olduğunu” söylüyor.

Şu anda Beyaz Saray dışında olsa dahi Breitbart News’un başında bulunduğundan “alt-sağ güç odaklarını” avucu içinde tutan ve belki de Beyaz Saray içinde olduğundan bile daha fazla başkanın kulağına fısıldama imkânı bulunduğundan Bannon’un fikirleri, Türkiye-Amerika arası ilişkilerin geleceği açısından hiç de hayırlı değil.

......................

Serdar “Türkiye’nin adının İran’la birlikte telaffuz edilmesine” dikkat çekiyor.

Bu ayın sonlarında görülecek “Rıza Zarrab davasını” önemli bir “kilometre taşı” olarak işaret etmekte.

“Zarrab davasının siyasileştirilmesi” tehlikesine gönderme yapmakta.

Amerikan ambargosunun delindiği iddiasıyla Türkiye’ye dönük ABD hamleleri mi?

Bunların neler olabileceği, nerelere uzanmasının hedeflenebileceği ucundan kıyısından yazıldı, çizildi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın yakınlarına dair dünya medyasına sızan / sızdırılan haberleri de zamanlama olarak bir düşünün... Tesadüf mü?

.......................

Başbakan Binali Yıldırım işte böyle “netameli” bir süreçte çetin bir ziyarete başlıyor.

Yıldırım “ılımlı kişiliği ve üslubuyla” bu zorlu dönemde -belki- hasar onarıcı yaklaşımları oluşturabilir.

Herhalde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınındaki, en güvendiği siyasetçi kimliğiyle köprü inşası için gerekli Beştepe destek ve yetkisini de almış olmalı.

Ne var ki sorunlar o kadar çok, tarafların yarar faylarındaki kırılmalar öylesine derin ki birkaç günlük “tek ziyaretle” her şeyin yoluna gireceğini sanmak en azından “naiflik” olur.

Yine de “sembolik” bazı yakınlaşmalar bile “olumlu” kabul edilmeli.

Örneğin... ABD Büyükelçiliği’nin “vize konusunda yumuşama izlenimi” veren açıklaması, Başbakan Yıldırım’ın seyahati öncesi -ihtiyatlı- iyimserlik veren bir jest...

.......................

(*) Serdar Turgut - Yeni Dünya- Washington’da Türkiye Entrikaları. Habertürk

Etiketler