Avusturya’nın sicili

Eklenme Tarihi12.06.2018 - 1:08-Güncellenme Tarihi12.06.2018 - 1:08

Avusturya, “70 camiyi kapatmak ve 100 Müslüman din adamını sınır dışı etmek” kararı aldı.

Gerekçe...

“Belirlenen 70 camide terör ilişkilerinin yoğunlaştığı, ücretini başka ülkelerden alan din adamlarının, kaynağı meçhul mali bağlantıları olduğu” iddiası.

..................

Bu iddiaların doğru tarafları olabilir.

Avrupa ülkelerinde “İslam adına şiddet örgütleri yok” denilemez.

Ama...

Çözüm “cami kapatmak, din adamlarını sınır dışı etmek” değildir.

İstihbarat ve emniyet güçleri sorumluları tespit eder, onları yargı önüne çıkarır.

Karanlık finans kaynakları olduğu kuşkuları ciddi bulunanlar da yargıya teslim edilir.

Sadece ülkelerinden meşru ve resmi kaynaklardan maaş alanlara da “Artık gelirlerinizi ülke içindeki kaynaklardan karşılayın, aksi halde mesleki faaliyetlerinizi durdurmak zorunda kalırız” bildirimi yapılır.

Hukuk devletinde aklın, insan haklarının, yasaların, inanç özgürlüklerinin yolu budur.

..................

Ancak...

Avusturya “hukuk devleti” çizgisinden “İslamofobi (İslam karşıtlığı)” sosyal akımlarına siyasi yatırım yapmak peşindedir.

Avusturya’nın “ırkçılığa” varan sağ uçlardaki Başbakanı Sebastian Kurz bu “İslamofobik” ve “ırkçı” dalganın üzerinde sörf yapmaktadır.

AB ülkelerinde zaten “yabancı, Müslüman, ırkçı” dalgalar yükselirken, Avusturya ve Macaristan “öncü” konumundalar.

..................

Özellikle Avusturya’nın konumu özel ve tarihidir.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasına ve 6 milyon Yahudi’nin kamplarda yakılarak yaşamlarını yitirmesine neden olan Nazi Almanya’sı ve faşist İtalya tohumları Avusturya’da atılmıştı.

Daha Hitler, Almanya’da Nazi partisini kurmadan, henüz Avustur- ya’dayken Yahudi karşıtlığı Viyana sosyetesinde başlamıştı.

Şık davetlerle, Yahudi burjuvası dışlanıyor, ötekileşti- riliyordu.

Onları çağırmamak eğilimi güçlenmekteydi.

Ama...

İlk kez kesin tavır, Avusturya kayak merkezlerinde konuldu.

Ünlü kayak merkezlerine “Yahudilerin alınmaması” kararı, uğursuz ve insanlık dışı “soykırımın” işaret fişeği gibiydi.

Hitler’in kendi kökeninden bu psikolojik DNA’ları Almanya’ya taşıdığı bir gerçektir.

Hitlerin kopyacısı faşist Mussolini de aynı yoldan yürümüştür.

Avusturya “soykırımı” utancını hep Almanya’ya yüklemek ve kendisini vitrin dışında tutmak politikasını on yıllardır sürdürüyor.

....................

İkinci Dünya Savaşı’na uzanan sürece bir önceki küresel savaşın harap ettiği ekonomik sıkıntılar damga vurmuştu.

Politikacılar savaş sonrası yaşanan ağır yoklukların, sıkıntıların sebebi olarak sürekli zenginliklerini artıran, parasal güçle egemen sınıf haline gelen Yahudi bankerlerini ve iş adamlarını, kısacası, Yahudi burjuvasını gösteriyordu.

“Yahudi düşmanlığı” rüzgârla başlamış, fırtınaya dönüşmüştü.

Şimdi ise Avrupa’da işsizliğin sebebi olarak çalışan sınıflar ülkelerindeki “yabancı işçileri ve özellikle Müslüman işçileri” görüyor.

Ortadoğu’dan, Kuzey Afrika’dan göç dalgaları tedirginliği besliyor.

Taliban, El Kaide,         DAEŞ gibi kafa kesen görüntülerle dehşet ürpertileri yaratan “İslam adına” iddialı terör örgütleri, bunların Avrupa’daki kanlı eylemleri 21. yüzyılda bu kez “İslam karşıtlığı” dalgasını yarattı, tsunamilere dönüştürdü.

Buna Türkiye karşıtlığını da ekleyin.

Avusturya’yı aşan, daha genişleme istidadında bir kara leke bu.