Aynalar

Eklenme Tarihi15.02.2018 - 23:51-Güncellenme Tarihi15.02.2018 - 23:51

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, ülkesinin -Türkiye ile ilişkiler tarihinin en yüksek voltajlı gerilim görüşmeleri için Türkiye’de.

Peki...

ABD ile ilk ilişkimiz nasıl kurulmuştu?

Anlatayım...

                                            ***

ABD’nin bağımsız bir devlet olarak kuruluş tarihi 1776.

İngiltere tarafından tanınma tarihi ise 1783.

Bu tarih bir dönüm noktasıdır.

Avrupa devletleri ile karşılıklı olarak iç işlerine karışmamak ilkesinin kabulüyle birlikte ABD önceliğini “ekonomik gelişmeye verir.”

Ve...

Artık ABD bayrağı taşıyan ticaret gemileri Akdeniz sularında gezmeye başlar.

Bu bağlamda Osmanlı İmparatorluğu coğrafyası olan Kuzey Afrika bölgeleriyle karşılıklı anlaşmalar yapılır.

1786 Fas, 1795 Cezayir ve 1796 Trablusgarp anlaşmaları...

Bu topraklar Osmanlı’nındır.

Ve üçünün de ortak özelliği “Amerikan tarihinde İngilizce yazılmayan ilk anlaşmalar” olmasıdır.

Hepsi “besmele” ile başlar.

Şöyle devam eder...

“Bu belge dünyanın hâkimi, denizlerin ve karaların hükümdarı, kralların efendisi, sultanlar sultanı, imparatorlar imparatoru, Sultan Mustafa Han’ın oğlu Sultan Selim Han’ın dikkatli bakışları altında imzalanmıştır.

Allah, O’nun hükmünü daim kılsın.” 

                                               ***

Ne ilginçtir ki.

Bu anlaşmalarda iki taraftan Osmanlı “dünyanın süper büyüğü...”

ABD ise onun yanında “Osmanlı’nın süper büyüklüğünü kabullenmiş” bir devlet.

Osmanlı anlaşmaların daha ilk satırında “dünyanın hâkimi” olarak anılıyor.

ABD bunu imzasıyla kabul ediyor.

                                               ***

Nereden nereye...

Dışişleri Bakanı Tillerson 236 yıl sonra kökü Osmanlı’da olan Türkiye’ye “süper büyük dünya devleti” bir anlamda “dünya hâkimi olmak iddiasındaki” ABD’yi temsil ederek Türkiye’de.

Tarihin aynalarında bakın nasıl değişimler var.

Hatta...

Bir yüzyıl öncesinin ilk yıllarında da “ibretlik” görüntüleri hatırlayalım.

İşgal altındaki Osmanlı topraklarında “ABD mandası olalım, kurtuluş yolu ABD hâkimiyetini kabuldür” korosunun “utanç verici sesleri” yankılanmaktaydı.

Ama...

İstiklal Savaşı’nın muzaffer başkomutanı, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve ilk TBMM’yi oluşturan şerefli yol arkadaşları bunu kesinlikle reddetmişti.

Bugünün Türkiye nesilleri de Fas, Cezayir, Trablusgarp anlaşmalarındaki ve de İstiklal Savaşı’nın muzaffer başkomutanı Gazi Atatürk ve TBMM’nin genlerini taşımaktadır.

Dayatmalara boyun eğecek bir millet değiliz.

Osmanlı’nın şanslı yıllarındaki ve Osmanlı’nın küllerinden genç Cumhuriyet’in doğuşu takvim yapraklarındaki kadar başı diktir.

                                                  ***

Bu, tarihinden gelen gurur, bir “kibir” ya da içi boş diklenme ve gereksiz “meydan okuma” değildir.

Varlığını, bağımsızlığını, bütünlüğünü korumak ve meşru savunma hakkını ödünsüz kullanmasıdır.

Bu temel ve vazgeçilmez ilkesi saygı gördükçe başta stratejik geleneksel ortağı ABD olmak üzere NATO müttefikleriyle AB’yle, Rusya, İsrail, İran ve diğer bu coğrafyayla ilgili bütün devletlerle elbette -eşitlik koşuluyla- masada oturur.

                                               ***

Not: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na acil şifalar diliyorum.