Can’a veda

Eklenme Tarihi13.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi13.04.2019 - 8:15
CAN Bartu’yu da kaybettik.

“Sinyor” diye anılırdı.

İtalya’da 3 takımda yıllarca oynamıştı.

Avrupa şampiyon kulüpler finalinde de forma giymişti.

....................

Milli forma giydiği basketbolla futbolu birlikte götürüyordu.

Hatta...

Spor Sergi Sarayı’nda basketbol maçına çıktıktan sonra stadyuma da gitmişliği vardı.

Basketbolcu Can’a hayrandım.

Fantezilerin adamıydı.

Sahanın ortasından atarak potaya top soktuğu olurdu.

Sahada konuşmayı severdi.

Karşısında kendini tutan oyuncuya “bak feyk atacağım dikkat et bel kemiğin kırılmasın” diye laf da sokuştururdu.

........................

Can’ı ilk kez yaz aylarında Suadiye’de tanımıştım.

1956 yılıydı sanırım.

Çok şık giyinip, dönemin akşamüstleri buluşma yeri olan Suadiye Mini Golf Kulübü’ne gelirdi.

Suadiye’li çok havalı bir Rum kızı sevgilisiydi.

Suadiye Mini Golf Kulübü futbolcu Metin’in, Kamil’in, Aydın Emeç’in öncülüğünde “çadır sporluların” ve Galatasaray Lise’lilerin mekanıydı.

Ama...

Can’a öyle bir sevgi vardı ki ötekileştirilmezdi.

Şaşkın Bakkal’da bazı akşamüstleri şöhretler maçı düzenlenirdi.

Can da oynardı.

O yıl basketbola veda etmiş Fenerbahçe’yle “profesyonel futbolcu” olarak mukavele imzalamıştı.

.........................

Futbolda da müthişti.

Sol ayağını raket gibi kullanırdı.

Basketbolda, rakip oyuncuya takılması gibi yeşil sahada da çalım öncesi muzip laflar sokuştururdu.

Top sürüşü, çalımı, şutu, golleriyle efsaneydi.

Fenerbahçe Spor Tesisleri’ne “Can Bartu” adının verilmesi onun “simge isim” olduğunu ortaya koymakta.

.........................

Can’la Sabah Gazetesi’nde yazdığım yıllarda arkadaş olduk.

Hatta bana “senin için seçtim” diyerek bir de gömlek ve kravat hediye etmişti.

Gazeteye geldiğinde bazen benim odaya da uğrardı.

Laflardık.

Üvey abisi, Dışişleri’nin çok iyi diplomatlarından İlhan Bakay’ı anardık.

........................

Sevilmenin ötesinde sayılırdı, biraz çekinilirdi.

Özel ilgi gösterilirdi.

Örneğin...

Gözlemlerini yazacağı maçlara “sinyor” asla yalnız gitmezdi, ona gazeteden iki kıdemli mutlaka refakat etmeliydi.

“Çok titiz ve düzenli olduğunu” da dinlemiştim.

Gardrobunda kostümleri, pantolonları, gömlekleri, ayakkabıları renklerine göre sıralı olurmuş.

Araya başka renk girmezmiş.

Hayatının her boyutundaki düzen tutkusunun bir göstergesiydi bu.

.......................

Sinyor mesafeliydi.

Dost ve arkadaş olarak kabul etmesi zordu.

Fakat bir kere gönül kapısını açtı mı dostluğuna doyum olmazdı.

Döneminin yetiştirdiği iki efsane futbolcu vardı.

Galatasaray’dan Metin Oktay ve Fenerbahçe’den Can Bartu...

İkisinden de birbiri hakkında tek “yanlış” söz duymadım.

Jübilede birbirlerinin formalarını giymeleri ne güzeldi.

İkisi de aynı yaştaydı.

Metin’i genç denebilecek yaşta trafik kazasında kaybettik.

Dün de Can’ı 83 yaşında.

İkisinin de üzerine ışıklar yağsın.

.......................

SEÇİM:

İktidara yakın gazetelere bakarak şöyle bir gelişme hissediliyor.

İstanbul sayımları tamamlanacak. Seçim sonuçları birleştirilecek.

Ekrem İmamoğlu gene öndeyse mazbatası verilecek.

Ancak...

AK Parti’nin başvurusuyla Büyükçekmece’de sonucu etkileyecek sayıda bulgular saptanırsa İstanbul’da yeniden seçim yapılması olasılığı hayli yükselecek.

Etiketler