Çekiç Güç 2 mi?

Eklenme Tarihi11.01.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi11.01.2019 - 8:15

22. Başbakan Tansu Çiller’den dinlediğim bir anı.

Baba Bush Türkiye’ye geldiğinde Süleyman Demirel ile de görüşmek ister.

Demirel beraberinde o sıralarda DYP’ye yeni girmiş olan Tansu Çiller’i de götürür.

Sanıyorum, İngilizceyi çok iyi konuşan, Amerika’da da eğitim almış ekonomi profesörü genç sarışın, güzel ve çağdaş bir kadının partisinde olduğunu göstermek istemiştir.

İktidara hazırlanırken ABD’ye karşı güzel bir vitrin.

Baba Bush “Kuzey Irak’la ilgili projesinden” söz eder.

Demirel karşı çıkmaz.

Oysa...

Gitmeden önce bu konuyu Çiller’le konuşmuşlardır.

Demirel “olumlu bulmadığı” görüşünü dile getirmiştir.

Görüşme bittikten sonra Çiller Demirel’e “Beyefendi, olumlu bulmadığınızı söylemiştiniz ama konuşmanızda Başkan Bush’a hayır demediniz, neden?” diye sorar.

Demirel gülümseyerek, “Biz Türkiye’de muhalefetiz, Amerika’ya muhalefeti iktidar yapsın” der.

Tansu Çiller bunu anlattıktan sonra tüm samimiyetiyle, “Demirel’le sık sık karşı karşıya geldik ama bilir misiniz ki onu çok severim ve özlüyorum” dedi.

......................

Sanıyorum o proje Irak’ta 36’ncı paralelin kuzeyinin Saddam güçlerine kapatılmasıydı.

Irak Hava Kuvvetleri uçuşuna da yasaklanmıştı.

Bu bağlamda “Çekiç Güç” de kurulmuş “İncirlik” ve “Pirinçlik” üslerinde konuşlandırılmıştı.

Zaho’da da bir irtibat merkezi oluşturulmuştu.

1990 ve 1991 tarihli Meclis kararlarına dayandırılarak 12 Temmuz 1991 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Çekiç Güç’ün Türkiye’de konuşlanması, Türkiye dışında Türk askeri bulundurulması ve Türkiye’de yabancı asker bulundurulması düzenlenmişti.

Başbakan Mesut Yılmaz’dı.

......................

Çekiç Güç ABD, İngiltere, Fransa ve Türkiye’den 1862 personel görev yapmıştı.

Bunun 1416’sı Amerikalıydı, sadece 74’ü Türk’tü.

Çekiç Güç 1997 tarihinde noktalandı.

Ama gene de “Kuzeyden Keşif Harekâtı” adıyla 1 Mayıs 2003’e kadar varlığını sürdürdü.

......................

Bu çok uluslu Çekiç Güç için dönemin komutanlarından Necati Özgen Paşa sonraları şöyle konuşmuştu:

“Memnun olmuştuk. Böylece sınırın öte tarafına operasyonlar yaparak bölgedeki PKK’yı temizleyebileceğiz diye düşünmüştük ama hiç de öyle olmadı.

Çekiç Güç’ün ve özellikle ABD’nin himayesi altında PKK yerleşti, yaygınlaştı.”

......................

Aradan 30 yıla yakın bir süre geçti, başka bir “Çekiç Güç” benzerinden söz edilmekte.

“Suriye’nin kuzeyine uçuşa yasak bir tampon bölge... Buraya çok uluslu kuvvetlerin güvence olarak yerleştirilmesi... Özellikle sembolik koalisyon güçlerinin yanına esas olarak Mısır, Suudi Arabistan, Körfez emirliklerinin Müslüman askerleri... Ve de Kuzey Irak peşmergeleri ile aralarında Arapların da olduğu SDG.”

......................

Buna karşı çıkmayı sadece iktidara bırakmayıp muhalefeti, STK’ları, kanaat önderleri ile hepimizin kesin tavır koymamız gerekir.

Bu defa oyun çok daha büyük.