Ecevit'in politika sanatı

Ecevit'in politika sanatı


     Başbakan Bülent Ecevit, "politika deneyimini" bir kez daha kanıtladı.
     Mesut Yılmaz'ın hükümete girmesini, Yılmaz'a ani bir ziyaretle yani tam zamanında bir siyaset atağıyla sağladı.
       Böylece...
       Olayların istenmeyen yönde olası gelişimini engellemiş oldu.
       Çünkü...
     Ecevit, yılların siyaset birikimiyle bazı tatsızlıkların çıkabileceğini sezmişti.
       Şöyle ki...
     ANAP, "son aylarda hükümet ortağı olarak yıpratıldığı" kanısındaydı.
       Örneğin...
     Mesut Yılmaz hakkında soruşturma önergeleri oylanırken, MHP'li bazı bakanlar Yüce Divan için oy kullandılar.
       Bazı "yenilir yutulur olmayan cinsten" söylemlerde bulundular.
     Yılmaz, kendisi için suçluluk kuşkusu duyan o bakanlarla aynı hükümette nasıl çalışacaktı?
       Güvene dayalı kader birliğini nasıl yaşayacaklardı?
       Ayrıca...
     MHP, "istisna" politikaları uygulamakta.
       Soruşturma önergelerindeki tavrı, ortakları olan DSP ve ANAP'dan farklıydı.
       Önümüzde "idamın kaldırılması" sorunu var.
     MHP "bizim dışımızdaki oylarla çoğunluktasınız, kaldırırsınız" diyor...
     ANAP kurmaylarına göre bu da "istisna" politikası.
     TCK 312'nin değiştirilmesi...
       Sonbaharda türbanlı öğrencilerin üniversitelere kayıtları ve üniversitelerin açılışıyla birlikte derslere türbanla girme konuları gündeme ağırlık koyacak.
       Bunlar ve bunun gibi diğer konularda "istisna" politikaları sürecek mi?
       Seçimlere gidilirken MHP, "bunlara bir tek biz karşı çıkmıştık" mı diyebilmek istiyor?
     ANAP kurmayları, böyle değerlendirmeler yapmışlardı.

Abdest tazelemek

     21 Temmuz'da Durusu Oteli'nde Mesut Yılmaz, beyinlerine ve yakınlığına güvendiği 10 arkadaşı ile bir araya gelecekti.
       Bu konuları tartışacak ve hükümete girip girmemeyi... Girerse nasıl bir vitrin çizerek girilmesi gerektiğini... Başbakan Yardımcısı olarak misyonunu tartışacaktı.
       Aldığı görüşleri, bir gün sonra toplanacak ANAP MKYK'sına götürecekti.
       Belki de, ANAP'dan "Yılmaz'ın hükümete girmesinden önce, ortaklık ilişkilerinin güvenle ve uyumla devamı için bir - abdest tazeleme - önerisi" çıkabilirdi.

Yumuşak geçiş

       Böyle bir eksi oluşum, herhalde hükümette ciddi sıkıntıların yaşanması demek olacaktı.
       Oysa...
     Ecevit, Yılmaz'ın hükümete sarsıntısız geçiş yapmasını istiyordu.
     MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Yılmaz'a "hükümete katılma çağrısı" bu yumuşak geçişin ortamını sağlamaya dönüktü.
       İşte Ecevit, Durusu Oteli toplantısını "ön alarak" hükümetin gene tatsız bir sürece girmesi olasılığını engellemiş oluyor.
       Yoksa...
     MHP de savunma refleksiyle karşı söylemlerde bulunurdu.
       Gerilim tırmanırdı.
       Sonuç...
     "Politika sanatı, zaten sorunları daha sorun olmadan çözmektir."

Siyaset bonosu

       Öte yandan...
     Tansu Çiller'in gene gündemde yer almak için ortaya attığı izlenimlerini veren "ANAP'la gevşek bütünleşme" formülü, şimdilik sadece vitrin süslemesi gibi görünüyor.
       Ama, ilerisi için imzalanmış bir siyaset bonosudur.
     Ecevit, Tansu Çiller'in bu önerilerinin sürmesiyle MHP'de doğabilecek "yoksa bize stepne mi?" kuşkularını da - şimdilik - dağıtmakta.
       Ne var ki...
     Ecevit'in aldığı sonuç, kısa süreyi kurtarmıştır.
       Daha sonraki zorlukların aşılması ise Ecevit'in ötesinde, bu hükümetin sürmesi için MHP ve ANAP'ın da omuz vermelerini gerektiriyor.


Yazara E-Posta: gcivaoglu@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR