‘İmkansız’ Türkçe değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu sözleri hangi adrese/adreslere?
“Bazı ülkeler, milli güvenliklerine tehdit gördükleri teröristleri her nerede olursa olsun, bulup ortadan kaldırıyorlar. Öyleyse, Türkiye’nin de aynı hakka sahip olduğunu kabul ediyorlar demektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gazetecilerin “Mazlum Kobani’nin Türkiye’ye iadesini mi kastediyorsunuz?” sorusuna Erdoğan’ın cevabı şöyle:
“Niye acele ediyorsun? Bu işlerin haberi verilir mi, Amerika haber vere vere mi geldi?”
...................
Evet, kim ya da kimler?
Mazlum Kobani mi?
Murat Karayılan ve Kandil’deki diğer PKK “kurucu ağababalar” mı?
Başkalarının da uykularını kaçırmış olacaktır bu cevap.
...................
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Amerika haber vere vere mi geldi?” söylemi küresel “terörist büyük kafa avcılığı” gerçeğidir.
Son örnekler...
Bağdadi’nin, onun yerine gelecek olan ve ismi açıklanmayan DAEŞ’linin ve yine DAEŞ sözcüsü El Muhacir’in 48 saat içinde ABD Özel Kuvvetleri tarafından öldürülmeleri...
Bu seri infazlar “onların yerine geleceklerin de yaşatılmayacağı” mesajıdır.
...................
Türkiye’de PKK’nın iri kıyım yöneticilerini operasyonlarla etkisiz hale getiriyor.
Kara yolunda yol alırken, toplantı yaptıkları evleri istihbar ederek...
Ancak...
“Kurucu ağababalara” henüz erişilebilmiş değil.
Onlar genellikle Kandil’in İran tarafına geçerek kendilerini ani hava baskınlarına karşı güvene alıyorlar.
Son zamanlarda adı çok geçen, popüler olan Mazlum Kobani’nin de korunma önlemlerini artırdığı medyaya yansıdı.
Onları avlamak çok zor ama “hiçbir şey imkânsız değildir.”
Napolyon Bonapart “İmkânsız Fransızca değil” dermiş.
Yani...
Benim için, Fransa için hiçbir şey “yapılamaz, imkânsız olamaz” gibi bir özgüvenin ifadesiydi bu.
Türkiye’nin de bu özgüvenden yoksun olduğunu kim iddia edebilir?
....................
Münih Olimpiyatları’nda, İsrailli sporcuları kaçırarak öldüren Filistin gerillaları da bir diğer örnektir.
İsrail istihbarat örgütü Mossad deşifre edilmemeleri için hayatlarında gizli servisle hiçbir ilişkisi olmamış seçme isimlerden bir “terminatör grup” oluşturmuştu.
Görevleri önce İsrailli sporcuları öldüren Filistinlilerin kimliklerini tespit etmekti.
Sonra da onları öldürmek.
Çok zorlu bir süreçti ama hayatlarında hiçbir operasyon, casusluk, karşı casusluk içinde yer almamış bu amatör isimler, tek tek her Filistinli eylemciyi bulmuş ve öldürmüştü.
Sürecin kitabı yazıldı.
Filmi de yapıldı.
....................
Türkiye’nin büyükelçileri, müsteşarları, ataşeleri Ermeni örgütü tarafından katlediliyordu.
Kalleşçe ve gaddarca.
Kanıtlanamaz ama söylenenler odur ki Türkiye de bu eylemlerin karşılığını vermiştir.
Gene resmi olmayan, devlet memuru sıfatı bulunmayan isimler kullanılmış.
Çeşitli ülkelerde bulunan bazı FETÖ’cülerin de paketlenip Türkiye’ye getirildikleri açıklanmakta.
Yani...
Türkiye için de “imkânsız Türkçe değil.”