Karara doğru

Karara doğru

Güneri CIVAOĞLU

Anayasa Mahkemesi, hala bir düğümü çözebilmiş değil.
Refah Partisi'ni kapatma davasına, sadece, Anayasa'nın 69. maddesini mi uygulayacak?
Yani...
Bir partinin kapatılması için gerekli nedenlerin "odak" noktası haline gelmesinin yeterli olduğunu öngören Anayasa maddesiyle mi yetinecek?..
Yoksa...
Siyasi Partiler Yasası'nın 103. maddesinin 101/d maddesine - göndermesinde - yer alan, "odak" tanımını mı arayacak?
Eğer...
Bu ikincisi uygulanırsa, partinin odak noktası haline gelmesi için, üst düzey yöneticilerinin yaptığı konuşmalar yeterli sayılmayacak, Anayasa'ya aykırı fiillerin o parti üyelerince kesif bir şekilde işlenmiş olması ve o partinin büyük kongre, merkez karar ve yönetim kurulu, grup genel kurulu yahut bu grubun yönetim kurulunca zınnen veya açıkça benimsendiğini ortaya koyan kanıtlar gerekecek.
Elbette...
Bu bir tür "Yetkili organ kararı" ve "yetkili organların kamuoyuna ortak tavırları" gibi kanıtlar bulmak mümkün değil.
Bu çeşit tavırların, bir partide resmi kayıtlara geçirilmesi de beklenemez.

O halde...
Sadece, Anayasa ile yetinilirse, Refah Partisi'nin kapatılması kararının çıkma olasılığı ağır basıyor.
Zaten...
Yargıtay Başsavcısı'nın açtığı kapatma davası da, bu maddeye dayandırılmıştı.
Buna karşın...
Siyasi Partiler Yasası'nın uygulanması görüşü ağır basarsa, Refah Partisi'nin kapanması uzak olasılık.
Anayasa maddesi, ihtilal yönetiminin kalıntısı değil.
Yeni değiştirildi.
RP dahil bütün parti yönetimlerinin katılımıyla gerçekleşti.
Bu açıdan bakılırsa, tek başına Anayasa'nın yeni maddesinin uygulanması ve "odak" durumunu takdir hakkının Anayasa Mahkemesi'ne bırakılması "özürlü" bir hukuk uygulaması olmayabilir.
Öte yandan...
Anayasa maddesi değiştirilirken, Siyasi Partiler Yasası'nın 101 ve 103. maddeleri iptal edilmedi.
Bu geçerliğini koruyan maddelere dayanılmasını isteyen Anayasa Mahkemesi üyeleri de var.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden'in görev süresi, 01.01.1998'de sona eriyor.
O gün tatil.
Bir gün öncesi yılbaşı...
Tatil.
Bu durumda, Özden'in görevi yarın (31.12.1997 Çarşamba) saat 17.00'de bitiyor.
Sadece, o saate kadar kararlara katılabilir ve imza atabilir.
Bugün, (30.12.1997 Salı) Anayasa Mahkemesi, Mehmet Ağar'ın itirazını görüşecek.
O halde...
Refah Partisi kapatma davası bağlamında Özden'in görüşü, oyu ve imzası için sadece 1 günü var.
Yarın sabah 09.00'dan akşam 17.00'ye kadar.
İzlenimim...
Bu süre içinde Anayasa Mahkemesi'nin karar verme olasılığının hayli küçük olduğudur.

"Anayasa'nın 69.maddesinin mi... Yoksa, Siyasi Partiler Yasası'nın 101/d ve 103.maddelerinin mi" uygulanacağı yolundaki tartışma aşılsa da, gündeme bu kez bir başka tartışma gelebilir.
"Başsavcılık iddianamesinde yer alan video bantların yeniden izlenmesi, değerlendirilmesi..."
O zaman...
Bu çalışma da bir kaç gün alabilir.
Kararın, Başkan Yekta Güngör Özden'in ayrılmasından sonraya sarkma olasılığı daha ağır basar.
Ancak...
Güngör'ün dün akşam gazetecilere yaptığı açıklanın satır aralarında okuyabildiğimiz kadarıyla şu mesaj var:
"Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın itirazları Salı günü öğleye kadar biter. Öğleden sonra, RP'nin kapatılma davası görüşmeleri sürer.
İddia konusu olaylar üyelerin oylarına sunularak...
Daha sonra, oylanmış olan bu olayların varlığı kabul edilmişse, Anayasa'nın mı yoksa Siyasi Partiler Yasası'nın mı uygulanacağı da oylanarak...
Karar, birden sürat kazanabilir.
Yeni yıla sarkmayabilir.
İzlenimlerime göre, ikinci olasılık da az değil.
Çünkü...
Üyelerin ve kamuoyunun, artık konuyu sündürmemek gibi bir eğilimleri var.
Dün görüştüğüm Refah Partisi Başkan Yardımcısı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi'ne verdikleri ek savunma dilekçelerinin
"daha önceden stoklanmış olmadığını... Bir gece önce saat 22.00'de başlayarak sabah 10.30'da ancak biterebildiklerini" anlattı.
"O nedenle mahkemenin başlangıcını kaçırdık. Dilekçenin üyeler tarafından ayrı ayrı odalarda okunması kararı alındı" dedi.
Yani...
Hiç kuşkusuz, son ana kadar adaletin önünde bütün olanakların kullanılması gerekir.
Bir hükmü şahsiyetin idamı istenen yargılamadır.
Elbette...
Savunma kutsaldır.
RP de bu hakkını sonuna kadar kullandı.
Şimdi...
Nefeslerimizi tutmamız ve beklememiz gerek.
Yüce Mahkeme'yi etkilemekten kaçınarak, susabilmek hepimizin görevidir.

Yazara EmailG.Civaoglu@milliyet.com.tr