Ortado-ğu’daki bunca derdin üstüne Trump bir de “ABD’nin Kudüs’ü İsrail başkenti olarak tanıyacağı” haberi...
Bu sonuncusu “bardağı taşırabilir.”

Kudüs 3 tek tanrılı dinin kutsal kentidir.
Tarihin en kanlı savaşları Kudüs’ü ele geçirmek içindi.
Önce Asur ve Babillilerin, sonra Yahudilerin, Roma İmparatorluğu’nun ardından Haçlı Ordularının, Selahaddin Eyyubi’nin fethiyle Müslümanların, Osmanlı’nın, kısmen Ürdün’ün ve nihayet 1967 savaşından sonra -fiilen Filistinlileri ve BM kararını dışlayan- İsrail’in.
...............
Kudüs’ün 3 din için de kutsallığını kısaca hatırlayalım.
Kudüs’ü Yahudilerin peygamberi Hz. Süleyman inşa etmiştir.
Kudüs’te “Beytül Mukaddes” adlı görkemli Kutsal Tapınak’ın bir ucunda da Mescid-i Aksa bulunmaktadır.
Romalılar tarafından yıkılmıştır.
Sadece duvarlarından biri ayakta kalmıştır.
Taşlarının çoğu 2 metreden yüksektir ve 1 ton ağırlığındadır.
Kuran-ı Kerim’de Hz. Süleyman’ın bu inşaat sürecinde “cinleri” de çalıştırdığı yazılıdır.
Ayakta kalabilmiş olan bu bölüm Yahudiler için ibadet yeridir.
“Ağlama Duvarı” diye anılır.
Ancak...
Duvarın en üst sırasındaki taşlar Müslüman yönetim tarafından örülmüştür.
.................
Bakınız...
Yahudi Hz. Süleyman tarafından yapılmış ama diğer ucunda İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in miracının (göğe yükseldiği) gerçekleştiği Mescid-i Aksa var.
Mescid-i Aksa ilk yıllarında İslam’ın kıblesi idi ve elbette hem miraç mekânı, hem bu nedenle Müslümanlar için çok hassas ve derin bir kutsiyet değerindedir.
Öte yandan Kuran-ı Kerim’in İsra Suresi 1. Ayeti’nde de adı geçer.
Mescid-i Aksa’dan “çevresini mübarek kıldığımız” şeklinde söz edilir.
“Çevre” ise Kudüs coğrafyasıdır.
Yahudiler için ise “sadece bir kısmı kalan Ağlama Duvarı, yüzyıllarca onları milli ve dini şuur” olarak ayakta tutan semboldür.
İnançlarına göre, “Bu duvar yıkılmayacak ve Rab tarafından asla terk edilmeyecektir.”
Kudüs’ün Ürdün’den alınması sonrası İsrailliler duvarın önünde toplanarak “2000 yıllık rüyanın gerçekleştiği” inancıyla kutlama yaptılar.
.................
Görülüyor ki Yahudi inancındakilerle, Müslümanların kutsalları burada kesişiyor.
Hatta iç içe...
Ağlama Duvarı’nı onaran, en üst 1-2 sırasındaki taşları döşeten Müslüman yönetimi.
Süleyman’ın dua ederken öldüğü yerden yani Mescid-i Aksa’dan İslam peygamberi Hz. Muhammed’in miraç mucizesi gerçekleşiyor. 
.................
Bir de buna -Yahudi doğan- Hıristiyan peygamberi Hz. İsa’nın aynı kentte sırtına yüklenmiş ağır tahta haçla tırmanışa zorlandığı “Via dolorosa’nın (çile yolu/yokuşu)” ve tepede çarmıha gerildiği, yatırıldığı taşın bulunduğu bir Kudüs tutkusunu ilave edin.
Ve de İsa’nın 12 Havari’yle son yemeğini ve göğe yükselişini, o binanın da Kudüs’te olduğunu... (Ne ilginçtir ki son yemek salonunun bir altında Hz. Süleyman’ın mezarı vardır, üstünde ise bir mescit yer alır. 3 dinin ibadet sesleri birbirine karışır.)
.................
Böylesine iç içe bin yıllar geçirmiş, farklı inançtan insanları birbirinden koparmak, kutsal mekânlarından dışlamak Ortadoğu’da büyük karışıklık için potansiyel tehlikedir.
Etiketler