Liderin dosyası

II. Dünya Savaşı sonlarında Amerikan ağırlıklı müttefik kuvvetlerinin Normandiya sahiline yaptığı çıkarma tarihi değiştirmiştir.

Nazi Almanya’sını çökertmiştir.

Bu çok başarılı askeri harekâtın komutanı General Eisenhower.

ABD halkı ona olan teşekkür borcunu Cumhurbaşkanı seçerek yerine getirmiştir.

Bu tarihi değiştiren Normandiya çıkarmasından sonra bir Amerikalı gazeteci Eisenhower’a sorar:

“General, o harikulade büyük başarıyı gerçekleştiren kurmaylarınız, yanınızdaki savaş dehası beyinler kimlerdi?”

Eisenhower şu cevabı verir:

“Beni iyi dinle, iyi düşün ve cevap ver genç adam.

Eğer bu Normandiya çıkarması başarılı olmasaydı, Almanlar bizi denize dökselerdi, yanlış strateji yüzünden binlerce Amerikan delikanlısının ölümüne sebebiyet verme suçundan kimi divanı harbe çıkarıp, yargıya çekerlerdi?”

Genç gazeteci yutkunur, kekeleyerek “Komutanı yani sizi efendim...”

Eisenhower “Sorunun cevabını sen verdin genç adam” der ve noktayı koyar.

.......................

Liderlik böyle bir şeydir.

Lider kazandığında sahipleneni çok olur.

Silahlı kuvvetler, siyasi partiler fark etmez.

Lider kaybederse tek başınadır.

Yenilginin paylaşanı, sahipleneni yoktur.

........................

Bu olay liderlik derslerinde anlatılan bir “case study”dir. (*)

Liderin sorumluluğunun ikiz kardeşi yetkidir.

Demokrasinin temel ilkelerini yansıtan “denge denetim” kaynaklı yasaların içinde olmak kaydıyla.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işçilere yaptığı konuşmayı dün TV’den izledim.

Merkez Bankası Başkanı’nı görevden neden aldığını anlattı.

“Bütün ikazlarımıza rağmen faizi düşürmedi” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’nın yasal yetkisine dayanarak onu görevden aldığının altını çizdi.

“Yüksek faizin enflasyonu yükselttiği” görüşünü tekrarladı.

Bu görüşünü daha önce “Ali Babacan’la faiz konusunda anlaşama-dıklarını” vurgulayarak da dile getirmişti.

Erdoğan “faizi düşürerek, enflasyonun aşağı çekileceği” inancında.

“Daha önce de bu yöntemle enflasyonu yüzde 6-7’ye düşürdüğüne” gönderme yaptı dün.

.........................

Merkez Bankası Başkanı’nı görevden almak yüzde 50’nin üzerinde oyla 5 yıl süreyle Türkiye’nin yönetimine getirilen Cumhurbaşkanı’nın yasadan kaynaklanan tasarrufudur.

Çünkü...

Kendisine oy veren ve vermeyen millete karşı sorumluluğu nedeniyle “doğru bildiğini” yapmalıdır elbette.

Yeni atanan Merkez Bankası Başkanı’nın faizleri düşürerek enflasyonu aşağı çekmesi, yaşam düzeyini artırması ilk seçimde “olumlu geri dönüş” üretir.

Buna karşılık -hiç dilemeyiz ama- faizleri düşürerek enflasyon aşağı çekilmezse, parasal alanda ve özellikle döviz kurlarında olumsuzluklar yaşanırsa hesabını verecek olan da gene -demokrasi gereği- siyasi iktidardır.

Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün bunu söyledi: “Davul birinin elinde, tokmak birini elinde. Yanlış bir yaklaşım. Bedelini kim ödeyecek? Siyasetçi ödeyecek.”

Demokrasinin kuralları böyle yazılmıştır.

.......................

Muhalefete gelince...

Elbette eleştirecektir.

Varlık nedeni budur.

.......................

Her ölçekte de bu halkın verdiği “yetki” ve “sorumluluk” ikizi demokrasinin gereğidir.

Yerel seçimlerden sonra -özellikle- büyükşehir belediye başkanları için bu mercekten bakmak gerekmez mi?

Halkın verdiği yetkiyle görevlerini yasaların çerçevesinde, engellenmeden yapmaları oyunun kuralıdır.

Ki...

Kendine oy verenlere ve de vermeyenlere sorumlu olabilsinler.

Bir sonraki seçimde oylarla ödüllendirilsinler ya da cezalandırılsınlar.

(*) Örnek olay çalışması/dosyası...