Naim/Memleketim

TIME’a kapak oldu. Kariyeri boyunca 3 olimpiyat altın madalyası, 7 dünya şampiyonluğu ve 6 Avrupa şampiyonluğu kazandı. Ayrıca tam 46 kez de dünya rekoru kırdı.

Ve belki de bunların ötesinde, onun için en önemlisi “Bulgaristan’daki Türklere yapılan zulmü dünyaya duyurup, buna ‘dur’ demekti.”

Evet, gururumuz Naim Süleymanoğlu’ndan bahsediyorum.

“Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” vizyonda.

Biz de Şeffaf Oda’ya bu hafta filmin oyuncularını konuk ediyoruz:

Naim’in çocukluğunu oynayan Batuhan Davutoğlu, gençliğini canlandıran Hayat Van Eck ve Naim’in babası rolüyle Yetkin Dikinciler.

Elbette müzik de var. “İçinde Sen de Varsın” albümüyle Seran Bilgi.

Bugünün konusu bir film, bir albüm...

...................

Filmin en duygu yüklü sahnesi Başbakanlık özel jetinde, Can Pulak’ın “Memleket hava sahasına girdik Naim” dediğini andı.

Ve o sahnedeki “Memleketim” şarkısı...

Biz de programa Seran’dan o şarkıyla başlıyoruz. Seran harika yorumluyor.

Batuhan henüz 9 yaşında. İlkokul 4. sınıfta. Şehzade Mehmet’i canlandırmış, Paramparça’da ve başka dizilerde oynamış, birçok reklam filmi... Tarkan’ın klibinde de yer almış. Başarılı bir oyuncu. Naim’i oynarken sanki gerçekten Naim’in çocukluğunu görüyoruz.

Hayat Van Eck, Hollandalı bir baba ve Türk bir annenin 18 yaşındaki oğlu. Naim’e benzerliği dikkat çekiyor. Naim olabilmek için vücut çalışmış, kas yapmış. Halter kaldırmış... “Daha” filmindeki rolüyle de Adana Altın Koza Film Festivali’nden “Umut Veren Genç Erkek Oyuncu” ödülünü almış bulunan Hayat’ın “Naim” ile de ödüller kucaklayacağına inanıyorum.

Yetkin Dikinciler imza attığı her işte başarı sağlıyor. Onun dönüm noktası Babam ve Oğlum’du. Nâzım ile hem fiziksel hem ruhsal bir örtüşme içinde.

Naim’in babası Süleyman Süleymanoğlu’nu da Bulgar Türkçesi
ile öyle bir oynuyor ki, sanırsınız Bulgaristan Türklerinden...

..................

Ve... Seran Bilgi’nin “İçinde Sen de Varsın” adlı albümü. İçinde pop, etnik, rock, her türden müzikle buluşabilirsiniz. Buna Seran’ın müzik paleti diyelim.

Whitney Houston’a hit şarkılar kazandırmış ve birçok Broadway Müzikali’ne imza atan Frank Wildhorn, Seran için “Büyüyor Bir Gün İnsan”
adlı şarkıyı besteledi Seran. Sözlerini de Zeynep Talu yazmış.

Programda dinliyoruz.

Küçük yaşlarda piyano ve gitar dersleri alan Seran Bilgi için şarkı söylemek bir tutku olsa da ailesinin ısrarıyla kimya mühendisliği öğrenimi gördü. Üniversite öğrencisiyken diğer yandan özel şan dersleri aldı. Viyana’da ünlü müzikal sanatçılarının koçluğunu yapan Berlin Operası sanatçılarından tenor
Gordon Bovinet’in öğrencisi oldu.

Seran Bilgi, İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Çukurova ve Antalya’daki
Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde
“Seran Bilgi Senfonik” projesi kapsamında konserler verdi. Aynı zamanda Avusturya, İngiltere, ABD ve Almanya’da birçok festivalde yer aldı.

Seran Bilgi’nin “İçinde Sen de Varsın” albüm lansman konseri 9 Aralık’ta Salon İKSV’de...

Ayrıca Seran, Müjdat Gezen’in Pera Müzikali’nde Simonis rolüyle tiyatro sahnesinde...

Naim/Memleketim

Atatürk ve Kavaklıdere

BUGÜN şu satırları yazmama uzanan 57 yıl önceki gazetecilik yolculuğum Beşiktaş’ta Dolmabahçe Sarayı’na bitişik büyük bir handa başlamıştı.

Kasım Gülek’in yayımlayacağı “TANİN” gazetesinin hazırlık aşaması...

Yakın arkadaşım Gürkut Uşaklı, büyük şair Ömer Bedrettin Uşaklı’nın oğludur.

Atatürk’ün vasiyetiyle Gürkut Galatasaray Lisesi’nde devlet burslu okumuştu.

Spor muhabiriydi.

TANİN’de başlayacaktı.

Onunla Beşiktaş’taki binaya gitmiştik. Beni tavsiye etti.

Doğan Kasaroğlu’nun Ankara Temsilcisi olduğu büroda “stajyerliğim”
kabul edildi.

Çarşamba öğle saatlerinde o binanın yerine yapılmış olan Shangri-La Hotel’deydim.

Duygu yüklüydüm.

Kavaklıdere’nin düzenlediği “Grand Tasting” etkinliğinde “tadım” vardı.

Ve... Gene duygulanarak bir başka zaman tünelinde yolculuk yaptıran fotoğraf sergisinde zaman aktı.

Kavaklıdere Şarapları’nın 90 yıllık serüvenini anlatan bir fotoğraf sergisi.

....................

Bakın o serüveni yıllar önce nasıl yazmışım:

Cenap And Ankara

Kavaklıdere’deki mütevazı sayılabilecek bağda şarap üretimine başlar.

Atatürk bağları ve şarap üretim tesislerini ziyaret eder.

Cenap And üniversite eğitimini yurt dışında yapmış, orada evlenmiş ve Türkiye’ye döndüğünde iki hedefe odaklanmış.

Birincisi “klasik müzik.”

Eşi ile birlikte “Sevda - Cenap And Klasik Müzik Vakfı”nı kurmuşlar.

İkinci uğraşı da “şarabın ilk toprakları olan Anadolu’nun ortasında bu geleneği yeniden canlandırmak...”

Atatürk, genç adamı dinler ve yüreklendirir. Ama... Uyarır da: “İşin zor. Milletimiz yüzyıllardır rakıya alışmış.

Şarabı nasıl sevdireceksin?”

......................

Atatürk’ün şarap öngörüsünün ardından 100 yıla yakın zaman geçti. Kavaklıdere’deki mütevazı bağın ötesinde 6 buçuk milyon metrekare bağları oldu. (Neredeyse İstanbul Ataşehir’in yayıldığı arazi kadar genişlikte...)

Ankara, Kırıkkale, Elazığ, Diyarbakır, Ege’de 6 buçuk milyon metrekare özellikle Anadolu’nun kadim tarihine sahip özgün üzümlerinin yetiştiği bağlar...

Ve... Birkaç ilde üretim tesisleri... Üretimin yarısından fazlası ihraç ediliyor.

Atatürk’ün “sağ olsaydı memnuniyet duyacağına emin olduğum” bir yanılması.

.....................

Bu öyküyü ailenin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman ve kardeşi Murat Başman’dan dinlemiştim. Shangri-La da Ali Başman’la ayaküstü konuştuk.

Fransa’nın dünyaca ünlü Bordeaux (Bordo) bağlarında da bir şato almış Kavaklıdere.

Orada ürettikleri iki ürünü Türkiye’de pazarlayacaklar.

Birincisi yüzde 100, ikincisi yüzde 75 Merlot üzümünden.

Yüzde 100 Merlot dünyada sadece bir üründe vardır diye biliyordum.

Bunu da bir referans olarak sunmuş olayım.

Naim/Memleketim

Fotoğraflarla Kavaklıdere sergisi önünde... Kavaklıdere Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman ve Türkiye’de üst segment restoranda kilometre taşlarından biri olan Şamdan’ın ilk gününden bu yana en kadim mensubu/simgesi Hıdır Alıcı’yla...

‘Charlie’nin Melekleri’ Sultanahmet’te

CUMA gecesi Türkiye’de gösterime giren “Charlie’nin Melekleri (Charlie’s Angel)” filminin Kanyon’daki ön gösterimi izledim.

Hoş ve hareketli... Güzel akıyor.

Melekler de güzel. Müthiş dövüşüyor. 8-10 erkeği Uzakdoğu dövüş sporlarından kara kuşak dereceli örnekler vererek pataklıyor, bayıltıyorlar.

Bu arada epey darbe de alıyorlar.

Ama pürüzsüz ciltlerinde tek bir çizik, tek bir morluk olmuyor ki göz zevkimiz de böylece bozulmuyor.

.................

Filmde İstanbul sahneleri de var. Ayasofya Camii’nin yanındaki Four Seasons Hotel Sultanahmet, İstanbul’da en sevdiğim mekânlardandır. Tarihi yarımadanın harika köşelerinden biridir.

Terasından Ayasofya, Sultanahmet Camii, yeni gün yüzüne çıkarılmış tarihi kalıntılar, güzelim deniz manzarası ile gerçekten güzel duygular yaşanır. İşte Charlie’nin Melekleri de o hotelde kalıyorlardı.

Terastaki görüntülerinin fonunda bu manzaralar vardı. Bunlar Türkiye’nin tanıtımı için olumlu...

Kapadokya’dan, Efes’ten, Aspendos’tan, Antalya Kaleiçi’nden, Orhaniye’deki D-Maris’den manzaraların da yer aldığı başka Hollywood macera filmleri de ilgi çekici olur.

Naim/Memleketim

Charlie’nin Melekleri Four Seasons Hotel Sultanahmet terasında.

Lezzet seyahatnamesi

ÇOCUKLUĞUMDAN beri tutkum olan lezzetlerden biri de “puf böreğidir.”

Avuç içi kadar olmalı. Katmer katmer kabarmalı, hiç sararmadan, bembeyaz, sımsıcak sunulmalıdır. Bir diğer börek tutkum elbette “Boşnak böreği...”

Annem harika yapardı. Bu hafta daha önce hiç denemediğim “Çerkez böreğini” yedim. Bir değil, iki değil, üç tane. Ağız da eriyen “milföy” bir bohça formatı.

..................

Başka lezzetlerin de sunulduğu uzun bir masa... Kilis’in “zeytinyağlı kahke”si, Kahramanmaraş’ın “kabaklı yumurta”sı, Harput’un “tepsi balcan”ı, Van’ın “közlenmiş salata”sı, Cizre’nin “acılı bulgur pilavı”, Bingöl’ün “ot kavurma”sı... Ve Doğu Anadolu’dan başka yer özgün lezzetler.

.................

Bunların çoğu”lezzet seyahatnamesi; gerçek bir yol haritası” olan bir kitapta yer almakta; “ÖMÜR AKKOR İLE KOMİLİ SEYAHATNAMESİ III...”

Yazan, ödüllü şef Ömür Akkor... Türk ve Osmanlı mutfak kültürünün unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini okurlarla buluşturuyor. Kendi restoranı var, ayrıca annesinin de Bursa’da bir lezzet durağı... Hafta içi tarihi Feriye lokantasında Komili’nin katkısıyla düzenlenen bu etkinlik sevgili Mehmet Yaşin’in söylemiyle “damak çatlatan” bir lezzet deneyimi oldu.

Teşekkürler Dilara Boğaz.

Naim/Memleketim

Lezzet Seyahatnamesi ve kitapta yer alan lezzetlerin sunulduğu etkinlikte geceyi düzenleyen Senem Çapa PR’dan Dilara Boğaz ile...