Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi MbS (Muhammed bin Selman) gittikçe köşeye sıkışmakta.
Son olarak gazetecilerin “Veliaht Prens’in Kaşıkçı’nın öldürülmesinde rolü olup olmadığı” yolundaki sorusuna ABD Başkanı Trump “O seviyede karar verebilecek insan ancak Veliaht Prens olabilir” cevabını verdi.
Ciddi bir tavırdır bu.
İngiliz “Guardian” gazetesinde ise -mealen- “Suudi Veliaht Prens’in kaderi Erdoğan’ın elinde” diye yazıldı.
İmada bulunulduğu izlenimi veren sözcükler bunlar.
Yani...
Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz’in oğlu Veliaht Prens’in ayağını kaydırması için sıkıştırma “algısı...”

Haberin Devamı

.......................

“Türkiye’nin elinde bazı delillerin olabileceği ama henüz açıklanmadığı” mesajını mı vermek istiyor bu gazete?
Yoksa...
Şöyle yorumlar da havada uçuşmakta:
“Dinlemeler, görüntüler olabilir ama bunların elde ediliş şekilleri tartışmaları bu farklı alana kaydırabilir...”
Gerçekten...
“Kaşıkçı doğrudan başkonsolosun odasına alındı. Kendisine ‘iğneyle uyutulup Suudi Arabistan’a götürüleceği’ söylenince bağırmaya başladığı, bunun üzerine bir poşet ya da plastikle boğulduğu... Suudi Arabistan Adli Tıp Başkanı tarafından oda da müzik sesinin yükseltildiği ve Kaşıkçı’nın bedeninin kesilerek parçalara ayrıldığı... Kesik parmağıyla telefonunu çalıştırmak için uğraşıldığı fakat başarılamadığı” yolunda iç ve dış basında yer alan satırların henüz mürekkebi kurumadı.
Bu seslerin, görüntülerin -varsa- eğer açıklanırsa elbette “nasıl elde edildikleri de” tartışılacaktır.
“Başkonso-losluk Türkiye istihbaratı tarafından gizlice dinleniyor, görüntüleniyor muydu?” gibi uluslararası hukuktaki diplomatların ve diplomatik misyon mekânlarının dokunulmazlığı, güvenliği konuları bu hunhar cinayetin önüne bile geçebilir.

.........................

Fakat...
Bunların gerçeği yansıttığına inanmak -şu aşamada- mümkün görünmüyor.
Çünkü elde dinleme ve görüntüler olsa, Kaşıkçı’nın kayıp cesedine ya da ceset parçalarına ulaşılmış olurdu.
Dün “Başkonsolosluk konutunun bahçesindeki kuyuda arama yapılmasına Suudi tahkik heyetinin izin vermediği” haberi geldi.
“Kaşıkçı’nın cesedi ya da ceset parçaları bu kuyuya mı atılmıştı?”
“Hah işte” derken bir haber daha...
Suudiler Belgrad Ormanları’nda keşif yapmışlar.
Yoksa oraya mı gömüldü Kaşıkçı?
“Yok canım, öyle olsa zaten Suudi arabaları tespit edilmiş olurdu” denebilir.
Peki...
Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nun yeşil plakalı siyah minibüsü hiç kimse farkında olmadan 12 gün boyunca nasıl Sultangazi’deki bir otoparkta kalabildi?
Üstelik Suudi Arabistan ataşesi bir başka araçla gelip bu minibüse iki bavul koyuyor ve kimsenin ruhu bile duymuyor.
Başkonsolosluk dinlense, gözlense “dinleyenlerin, gözleyenlerin bu esrarengiz minibüs saklambacından haberleri olmaz mıydı?”

Haberin Devamı

.........................

Ne başkonsoloslukmuş bu!..