İki gün sonra Dünya Kadın Hakları Günü... 5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü bağlamında Şeffaf Oda konuğum başarılı sanatçı Nil Karaibrahimgil...
“Özgür Kız” olarak hayatımıza 

giren Nil Karaibrahimgil’in bir oğlu var; “Aziz Arif...”
Artık “kızları” da oluyor...
Şarkıları ve gazete yazıları, kitaplarıyla kızlara dokunuyordu, şimdi de kalbiyle...
Onların ellerinden tutuyor.
Türkiye’nin en köklü eğitime katkı kurumlarından biri olan TEV (Türk Eğitim Vakfı) ile birlikte “Nil’in Kızları burs fonu” oluşturuldu.
.....................
Nil Karaibrahimgil’in giyim 
tarzı özgündür. Kıyafetlerini 
giydi, üzerine kendi cümlelerini yazdı ve objektif karşısına geçti.
Bu fotoğraflar özel bir sergiyle 
satışa çıkarıldı.
Ardından bir de takvim yapıldı.
Her ay için her sayfada 
“Nil’in kızlara mesajları” var.
“Tek taşını kendin al”
“Keşkeleme ilerle”
“Aklın almadığına kalbini aç”
“Abart Çoğalt Parlat”
“Saklama Sakınma Saklanma”
“Yönünü bilenin yolu açılır”
“Sıkılmak ruhun vitamini”
“Kız çocukları bir ülkenin annesidir”
“Yapmazsan olmaz
“Kanatlarım var ruhumda”

Fotoğrafların ve takvimlerin gelirleri üniversiteye gitme imkânı bulamayan kızlara gidiyor.
Onun deyimiyle... “Kendi yoluna koyulmuş kızların, kim ne derse desin hayaline giden kızların, başını öne eğmeyecek, 
düşünce dağlar gibi kalkacak kızların.
Nil’in kızı, sadece kendisine benzemeyi göze almış biri olmalı hayalimde. Dış sesleri susturmayı bilen, iç sesini her daim duyabilen biri. Yolundan dönmeyen, 
vazgeçmeyen, boyun eğmeyen...”
Fotoğraftaki kıyafetler dikkat çekici. Onların da satışa çıkmasını öneriyorum. Nil bu öneriye sıcak bakıyor.
Nil bir de “anaokulu” açmış.
Onda da başarılı...

‘LEZZET’ OLiMPiYATI

SIRHA için “lezzet olimpiyatı” denebilir.
UNICEF’in dünya “gastronomi kenti” ilan edildiği Lyon’da ilk kez 
1983’te düzenlenmişti. 
Her yıl Sirha’ya 60’ın üzerinde ülke konuk oluyor.
25 bin şef 200 binin üzerinde profesyonelin ziyaret ettiği Sirha Gastronomi fuarında 14 ton yiyecek sunuluyor. Ayrıca...
Cenevre, Sao Paulo, Mexico, Budapeşte ve Türkiye’de de düzenleniyor. Yarışmalara katılan şefler “Bocuse d’Or”, “Dünya Pastacılık Kupası”, “Uluslararası Catering Kupası” ve diğer birkaç alanda küresel yarışmaya katılıyorlar.
“Bocuse d’Or (şefler olimpiyatı)” adını dünyadaki “şefler şefi” olarak anılan Paul Bocuse’den almakta. Lyon’da dünyanın bütün iddialı lezzetlerinin sunulduğu muazzam büyüklükteki “gastronomi çarşısı” onun adını taşır. Kentin sokaklarında heykelleri, afişleri 
dikkat çeker.

Bu yıl İstanbul Sirha’nın 4.sü düzenlendi. Büyük ilgi gördü. Dünya “Bocuse d’Or” yarışmasında Türkiye’yi Mutlu Şevket Yılmaz temsil edecek. Pastacılık kupası için ise şekerleme Yiğit Zeyneloğlu ve çikolata 
dalında Cihan Gültekin...
Yolları açık olsun.

BU iKiLiYE DiKKAT 

ENKA Okulları referanstır. Bunun ötesinde “sanat” alanında da önemli 
etkinlikleri yıllardır 
sürdürüyor.
Örneğin... Küresel saygınlığı olan Fazıl Say ve kalibresi yüksek başka sanatçılarımız da ENKA’nın -bankacılıktaki başarılı kariyerinden sonra kendini eğitime adayan- İbrahim Betil’in adını taşıyan büyük salonda sahne almaktalar. Geride kalan hafta Seran Bilgi ve Burçin Büke ile grubunun konseri vardı. Burçin Büke bir “piyano gurusu...”
Eğitim süresi 11 yıl olan 
Ankara Hacettepe Konservatuvarı’nı 5.5 yılda bitirmişti. Almanya’nın Hannover müzik akademisine gitti. İngiltere ve İtalya’da büyük hocalarla çalıştı. Festivallerde çaldı. Yarışmalardan “dünya birinciliği” de var. Burçin tıklım tıklım dolu salonda önce 
2 parçayı kendi çaldı.

SONRA... Önümüzdeki birkaç ay içinde albümü çıkacak, herkes tanıyacak, harika ses ve yorum” anonsuyla Seran Bilgi’yi sundu. “Söylemin içeriği” kadar “kimin söylediği” de önemlidir. 
Seran, aslında yüksek kimya mühendisi. Küçük yaşlarda başladığı müziğin lise ve mühendislik eğitimi boyunca da sürdürdü. 
TÜPRAŞ’tan önemli kararların alındığı kademeye kadar yükseldi.
Bu arada senfoni orkestralarıyla konserlere çıkıyor, gruplarla birlikte söylüyordu. Yılın başlarında artık tamamen müziğe odaklanma kararı aldı. O gece konserde öylesine güzel müzik yaptılar ki müthiş alkış aldılar. Ben de “Seran Bilgi adını 
yazın bir kenara” diyorum. 
Ses, yorum, beden dili...