Sanatın üçgeni

Eklenme Tarihi14.07.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi14.07.2018 - 2:06

Sanatın diğer iki köşesi, siyaset ve ekonomi... Bu üçgenden konuşalım.

Cİ (Contem-porary İstanbul) 19 Eylül’de açılıyor.

53 yabancı galeri katılım bildirdi.

Ama işin ilginç yanı bunlardan 8’inin “Türkiye’deki seçimleri bekliyoruz, 24 Haziran’dan sonra kesin kararımızı bildiririz” demiş olmaları...

Ve 24 Haziran’dan sonra “Tamam, geliyoruz” bildiriminde bulunmaları.

Cİ’nin Başkanı Ali Güreli “60’ı aşarız” diyor.

Sanatın bile siyasetle bu kadar ilişkili olması dikkat çekici.

Cİ’deki ve diğer sanat etkinliklerindeki satışların canlanması da bekleniyor.

Her şey gibi sanat piyasası da önce siyasi istikrarı görmek istiyor.

......................

Bir de “sanat ekonomisiyle” ilgili bir haber.

Bu yıl Cİ’nin ana sponsoru Akbank, festival merkezinde bir -geçici- şube açacak.

Koleksiyonerlerin alımlarında anında 30 bin TL kredi verecek.

Tutun ki 1 dakika içinde işlem bitirilecek.

Daha yüksek miktarlar için elbette gene aynı şubeyle koleksiyoner karşılıklı konuşarak anlaşabilir.

......................

Siyaset-ekonomi ilişkisinin bir diğer ayağı KDV’ler.

Sanat yapıtlarından yüzde 18 vergi alınmakta.

Oysa...

Bazı ülkelerde zaman zaman bir süreliğine, örneğin bir festival boyunca “geçici”, bazı ülkelerde ise sürekli KDV indirimi var.

Hatta...

Yüzde 1’e kadar.

Sanat çevrelerinde uzun süredir bu uygulamanın Türkiye’de de yapılması konuşulmaktaydı.

Ankara’ya gidişlerinden birinde başkentin sanat mekânlarında kulağıma gelenler doğru ise Maliye Bakanlığı üst düzeyinde sözel kapı aralanmıştı.

Yeni bakan Berat Albayrak sanat ve kültür zenginliğine sahip ülkelerde eğitim aldı.

Türkiye’nin sanat “cazibe merkezlerinden biri olması” için konuya olumlu bakabileceğini düşünüyorum.

......................

Cİ’nin bu dönemi için İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğrenciler arasında yarışma düzenlendi.

Dış görüntüsü (kaplaması) için düzenlenen yarışmayı 3 öğrencinin grup projesi kazandı.

Su geçirmeyen özel imalat kaplama kartonları -sanat tutkunu Oktay Duran- tarafından üstlenildi.

Ve kendi tesislerinde imal ediliyor.

Yeme-içme de önemli.

Rixos ve Dream Grup üstlendi bu hizmeti.

Ayrıca...

Türkiye’den 25 koleksiyoner son aldıkları 2-3 eseri anlatıyor.

Bu yayınla alıcıların eğilimleri bir bakıma yol haritası belirleniyor.

Öte yandan “yeni medya” dünyadaki tek dijital sanatı öne çıkaran bölüm...

Bu bölüm “plugin” adını taşıyacak.

......................

Festivallere dışarıdan gelecek koleksiyonerler “Başka ne var?” diye de bakarlar.

O süreçte İstanbul’da ciddi ve düzeyli başka etkinlikler olacağının da altını çizeyim.

Bir örnek “ÇİV (Çağdaş İstanbul Vakfı)” terk edilmiş Haliç tersanelerinde sergiler, ışık enstelasyonları, teknoloji buluşları, tasarım ve kültürel “ezber bozucu” paneller bloku düzenlenecek.

ÇİV paylaşım ve iş birliğini esas alan 100 kişi üzerinde mütevelli heyetle yönetilecek bir vakıf.

Festivalleri ziyaret edenlerin yüzde 50’sinin 25-35 yaş arası olduğu saptamasından hareketle onlara eğitim programları da düzenlenecek.