Seçim beklemeyenler

Eklenme Tarihi01.02.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi01.02.2019 - 8:15

ABD Başkanı Trump kendi adını taşıyan oteldeki bir davette PYD’nin Washington’daki temsilcisini kabul etmiş. Bu talihsiz şekil unsuru ötesinde Trump’ın söyledikleri de en hafif deyimiyle “densizlik...”

Gene “Suriye Kürtlerini katliamdan... Türklere karşı korumaktan” söz etmiş.

Doğrulanmayan ama yalanlanmayan da bir haber.

Türkiye bu Trump’la nasıl yürüyecek?

........................

Trump’ın “kuzey Suriye’de Türkiye sınırı boyunca 32 km bir güvenli bölge” ile amacının ne olduğunun işaretidir bu sözler.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu zaten “ABD’nin güvenli bölge” söyleminin içeriği hakkında kuşkularını dile getirdi. Haber analiz tarzı görüşlerine göre, ABD uçuşa yasak bu güvenli bölgede Avrupalı kuvvetlerin yarısına Kuzey Irak’ta yetiştirilmiş Suriyeli Kürt peşmergeleri görevlendirmek istiyor.

Hatta...

3-4 ay içerisinde kurulması beklenen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır birliklerinden oluşacak Arap NATO’sunun kuvvetlerinden de söz ediliyor.

Bitmedi...

PKK’nın da içinde olduğu SDG (Suriye Demokratik Güçleri) içindeki Arap birliklerini de bu güvenli bölgeye kaydırmak...

Yani...

“TSK’nın güvenli bölgeye girmemesi... Güvenli bölge denetiminin bu saydığım unsurlara bırakılması...”

........................

Peki...

Rusya merceğinden bakış nedir?

Moskova ise o “güvenli bölgenin Suriye güçlerine bırakılması” görüşünde.

Çünkü “bu bölge zaten uluslararası hukuka göre Suriye toprağı...”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bu seçeneğe sıcak bakmıyor.

“Suriye güçlerinin YPG ile anlaşacağı ve birlikte taraf oluşturacağı” -haklı- kuşkusunu dile getirmekte.

Gerçekçi bir yaklaşım...

Şam yönetiminin fazla bir devlet gücü yok, Fırat’ın doğusu Amerika’ya ipotekli olduğuna göre, arkasına Rusya’yı ve Rusya hava gücünü de alamaz. Bu durumda güvenli bölge -hani mesela- şeklen ve resmen Şam yönetimine kayıtlı olsa da bölgenin asıl silahlı gücü YPG ve SDG olacaktır.

“Şam’la PKK uzantısı PYD’nin anlaşması” galip ihtimaldir.

Böyle bir fiili durumda “Suriye devlet yapılanması ve yeni anayasası masaya getirildiğinde taraflardan biri de PKK uzantısı PYD olmayacaktır” denemez.

........................

Sonuç...

Kuzey Suriye’de güvenli bölgenin pratiğe geçirilmesi çok zor görünüyor.

Putin’in dile getirdiği Adana Anlaşması diğer seçenek.

Ama...

ABD’ye rağmen Fırat’ın doğusunda TSK o anlaşmaya dayanarak sınır boyunca uzanan geniş bir harekâta hiç mi giremez?

Cevap, Trump “yazının başında yansıttığım sözlerinde...”

Trump ilk kez bu densizliği yapmış olsa “Hadi bir gevezelik etmiş” denebilirdi.

Fakat....

Tekrarlıyor, vurguluyor.

Bilerek, isteyerek, taammüden tehdit ediyor.

Gene de...

Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan ve Adana Anlaşması’na da dayanan müdahale hakkının ötesinde kendine ait toprağı koruma hakkı var.

Türkiye’ye ait olan Süleyman Şah Türbesi’nden söz ediyorum. Türbenin tarihi yerini ve dolaylarını korumak üzere bir harekâtı olabilir.

Hiç değilse ilk aşamada...

Bu da PYD’nin Fırat’ın doğusundaki koridorunu bölebilir.

........................

Menbiç’te Şam güçleriyle Suriye güçlerinin devriye gezmesi de ayrı bir sorun.

........................

Sonuç...

Yerel seçimlere odaklanan Türkiye’nin sınırları ötesinde “Hele seçimleri bekleyelim” diyen yok.