Suriye ‘kaleydoskop’

Eklenme Tarihi16.04.2018 - 23:38-Güncellenme Tarihi16.04.2018 - 23:38

Suriye “patlamadan” önceki durumu hatırlayalım.

Ne PYD vardı, ne YPG, ne SDG.

Baba Esad zamanında Türkiye bastırınca Abdullah Öcalan Suriye’den çıkarılmıştı.

PKK’nın kampları kapatılmıştı.

Suriye Kürtlerinin varlığı ise dolaylı olarak telaffuz edilmekteydi.

PKK’nın Kandil yapılanmasında “Bahoz Erdal diye birinin Suriye Kürdü olduğunu ve Kuzey Suriye’deki marjinal Apocuları temsil ettiğini” biliyorduk. Pek de önemsenmiyordu.

.....................

Şimdiki fotoğrafa bakalım.

Kuzey Suriye’de PYD kantonları (!) oluşmuş.

ABD’nin kanatları altında kimine göre 30, kimine göre 40-50 bin kişilik kara gücüne sahip YPG ya da değişmiş adıyla SDG (Suriye Demokratik Güçleri!!)

Sadece ABD değil İngiltere, Almanya ve Fransa’nın da “himayesinden” söz edebiliriz.

10 binlerce TIR bu güçleri donatmak üzere ABD tarafından gönderildi.

ABD’nin Suriye’de DAEŞ’e karşı “kara kuvveti” olarak kullanılıyor.

Bir bakıma “meşrulaştırılıyor...”

Rusya’da temsilcilik bürosu var.

Fransa’nın Cumhurbaşkanı Macron tarafından Başkanlık Sarayı’nda heyetleri kabul ediliyor.

Washington’da da hem temsil ediliyorlar hem de yasama meclislerinde senatörlerle, Temsilciler Meclisi üyeleriyle resmi (!!) görüşmeler yapıyorlar.

.......................

Büyük plan, İsrail’i çevreleyen “düşman” Arap ülkelerini yukarıdan “kafa kola alacak” bir “Kuzey Suriye Kürt Koridor Devleti” yapılandırmaktı.

Ayrıca...

İran’ın, İsrail’e tehdidini önleyecek bir “dalgakıran” da oluşturulacaktı.

Kuzey Irak petrollerinin bu koridor üzerinden boru hatlarıyla Akdeniz’e akıtılması projesi yapılmıştı.

Amaç...

Hatay’ın güneyinden Akdeniz’e çıkmaktı.

Belki...

Kuzey Irak Kürtleri ve -hayal bu ya- Türkiye’nin Güneydoğu’sunu da kapsayan bir “Kürt Devletleri Federasyonu” da projenin omurgasıydı.

........................

Düşürdüğümüz “Rus savaş jeti” nedeniyle Ankara-Moskova arasındaki yüzyılın en büyük krizi de bu projenin yol almasını kolaylaştırıyordu.

Müttefikimiz ABD, Türkiye’nin seçeneksiz kalmış olmasından yararlanmaktaydı.

Ancak...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Putin arasında yakınlaşma sonrası kartlar yeniden dağıtılmış oldu.

Rusya’nın “yeşil ışığıyla” Türkiye önce “Fırat Kalkanı”, ardından “Zeytin Dalı” harekâtlarıyla bu “projeyi” yırttı...

Daha Menbiç’ten Irak sınırına kadar uzanan büyük bir alan hâlâ ABD destekli PYD’nin elinde.

Suriye’nin enerji alanları da o coğrafyada.

Yani...

Sorun sürüyor.

Ama...

Mızrağın Akdeniz’e yönelmiş kafasının koparılmış olması gene de önemli.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tehdit ortadan kalkıncaya kadar TSK’nın Suriye’deki harekâtının süreceğini” çok kez vurguladı.

Koridorun kuzeydoğusundaki Irak Kürt Yönetimi ve doğusundaki Bağdat hükümeti de PYD’ye şırınga edilen “ihtirası” havada bırakmakta.

Öte yandan, İsrail de Suudi Arabistan ve Körfez emirlikleriyle yakınlaşarak hatta omuz omuza vererek sadece -geleceği giderek kuşkulu hale gelen- Suriye Kürt koridoruna bel bağlamıyor.

Bakın ne çok şey değişivermiş.

Suriye çevirdikçe değişik renkler ve görüntüler alan “kaleydoskop” gibi.