Gürkan Akgüneş

Gürkan Akgüneş

gurkan.akgunes@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Araştırmalar zararlı kimyasalların kağıt bazlı gıda ambalajlarından insan tüketimine yönelik gıdalara sızabileceğini gösteriyor. Tek kullanımlık ambalajlarda kullanılan PFAS grubu kimyasallar, kalıcı olmalarından ötürü hastalık riskini artırıyor.

Plastikten kaçarken kâğıda tutulduk

Ekolojik diye plastik pipetlere alternatif olarak gösterilen kâğıt pipetlerde zehirli kimyasal; PFAS’ın saptanması, tek kullanımlık plastiklerdeki tehlikeleri tekrar gündeme getirdi. Araştırmalar, özellikle sıcak içeceklerin tüketildiği kâğıt bardaklar ile yiyeceklerin sarıldığı ambalajların, ciddi sağlık riski barındırdığını ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

Mesela Hindistan Teknoloji Enstitüsü’nden iki bilim insanının kâğıt bardaklardaki mikroplastik yükünü araştırdığı çalışma çok çarpıcı. Kâğıt bardağa 100 mililitrelik sıcak içecek koyan bilim insanları, 15 dakika sonra içecekte 25 bin mikroplastik partikül saptamış. Çalışmada, sıcak suya maruz kalan kâğıt bardakların içindeki plastik filmlerin, sıcağın etkisiyle çözündüğü ve suya florür, klorür, sülfat, nitrat gibi iyonların salındığı da tespit edilmiş. Ayrıca, sıvının kartona sızmaması için kullanılan polietilen filmlerde, kurşun, kadmiyum ve krom gibi ağır metaller de bulunmuş.

Sadece bu çalışma dahi tek başına, kâğıt/karton bardak kullanımını yeniden gözden geçirmeye yeter. Zaten diğer araştırmalar da zararlı kimyasalların kâğıt ve karton bazlı gıda ambalajlarından insan tüketimine yönelik gıdalara sızabileceğini gösteriyor. Tabii sadece “zararlı” demek hafif kalabilir. Mesela mikroplastikler, bağırsak duvarından geçerek beyne kadar ilerleyebiliyor, hatta ana rahminden bebeğe ulaşabiliyorlar. Endokrin bozucu etkilerini, kanser başlatma potansiyelini, pankreas ve tiroid bozukluklarına neden olabildiğini de bilimsel araştırmalardan biliyoruz. Bu tip kapları günlük hayatımızda ne kadar çok kullanırsak, birikim riski de o derece artıyor.

PFAS riski de var

Diğer yandan PFAS maruziyeti riski de cabası. Kalıcı olmaları nedeniyle “sonsuz kimyasal” olarak anılan bu kimyasal grubu, tek kullanımlık kaplar ve paketleme ambalajlarında sıklıkla kullanılıyor. PFAS grubu kimyasallar, böbrek ve testis kanseri, karaciğer ve tiroid sorunları, üreme sorunları, düşük doğum ağırlığı bir dizi sağlık sorunuyla bağlantılı. Araştırmalar, dışarıdan her yemek sipariş ettiğimizde daha çok PFAS’a maruz kaldığımızı gösteriyor. Evde daha sık yemek yiyenler ise ambalajlardan gıdaya geçen PFAS’lara daha az maruz kalıyor.

Haberin Devamı

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç Dr. Sedat Gündoğdu, fast food ürünlerinin ambalajları ve kâğıt bardakların ciddi bir PFAS ve mikroplastik kaynağı olduğunu kaydediyor.  Mikroplastik ve PFAS’a ilişkin herhangi bir yasal engelin bulunmadığına dikkati çeken Gündoğdu, “Bazı uluslararası markalar PFAS’ı ambalajlarından ya da bardaklarından tamamen kaldıracağına dair taahhütler veriyor ama geleceğe yönelik bu taahhütlerin gerçekleşmesi oldukça zor. Çünkü ambalaja sıvı ve sıcağa karşı direnç kazandırmak için plastik tabanlı bu malzemeyi kullanmanız gerekiyor. Baktığınızda PFAS bulunmadığı belirtilen ‘eco friendly’ ürünlerin içinde de bu benzeri kimyasallara rastlıyorsunuz. Bazı ülkeler limit değer belirledi, ama bu tip kimyasallar vücutta biriken bir yapıya sahip. Totalde maruziyet seviyesini kimse dikkate almıyor. Burada önemli olan tüketicilerde oluşacak bilinç. Tüketicilerin plastik kullanımını terk etmesiyle bu riskler ancak bertaraf edilebilir. Tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkaracağız. Başka çare yok. ‘‘Ancak sorunun çevre ve halk sağlığı açısından elemine edilmesi için bu kimyasalların üretim ve kullanımına kısıtlama getirilmesi gerekmektedir’’  diyor.

Haberin Devamı

Teflon tavadan gıda ambalajına hemen her yerde karşımıza çıkan PFAS’ın binlerce çeşidinin olması tespitini de güçleştiriyor. Bugüne kadar PFAS içeren ürünlerin kullanımı nedeniyle topraktan suya hemen her alan ciddi bir PFAS kirliliği oluşturduğu ve bu kirliliğin kimyasalın yapısından dolayı ortadan kaldırılamadığı biliniyor. Yani ne kadar çok tüketirsek o kadar zehirleniyoruz.