Hakkı Öcal

Hakkı Öcal

hakki.ocal@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Haber ajansları, Kuzey Kore’nin bir yıl önce uzaydan kaydedilmiş gece manzaraları ile bu ay çekilen fotoğrafları karşılaştırıyor ve ABD yaptırımlarının işlemediğine, K. Kore’nin her şeye rağmen hızla kalkındığına hükmediyorlar. Sosyologlar ve ekonomistlerin böyle bir kalkınma endeksi var mıdır, bilemem. Ama sıradan insanlar olarak bir ülkenin başkentinin genişlemesi, geceleri pırıl-pırıl aydınlık olmasına bizim verdiğimiz anlam budur.

Peki ya bu ülkenin İran ile ayrı 48 saatlik dilim içinde yaptığı ikinci kıtalararası balistik füze (ICBM) denemesine ne demek lazım? Üstelik bu füzelerin menzili, K. Kore’nin iddiasına göre, Şikago’yu hatta Los Angeles’i bile kapsıyor. Bağımsız gözlemciler, iki hafta önce denenen füzeye göre bu yeni füzenin çok daha yüksek bir taşıma gücünün olacağını, hızının da daha yüksek olduğunu söylüyorlar. 47 dakika içinde 3 bin 500 km kat ettiğine bakarak, Kuzey Kore’nin ICBM teknolojisini epey ilerlettiği ifade ediliyor. Bu tür füzelerin nükleer savaşta kullanılmak üzere geliştirildiğini hatırlarsak, K. Kore, ABD’yi ciddi şekilde tehdit etmiş oluyor.

Haberin Devamı

İran’ın denediği füze ise kıtalararası yolculuk için değil, uzaya uydu (veya benzeri yük) götürmek için tasarlanmış bulunuyor. İki türün arasındaki başlıca fark, birincisinin sürat, ikincisinin yük taşıyacak şekilde geliştirilmesi. İran füzesinin bu sürümü 250 kg yük taşıyabiliyor. Bu, bir haberleşme uydusu için ideal kapasite olabilir. Adını bir İran masalındaki efsanevi dev kuştan alan Simurg füzesinin gerçek yük kapasitesi bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamıyor.

Amerika’nın K. Kore ile birlikte İran’a da özellikle nükleer silah ve bunu bir hedefe ulaştıracak aracın geliştirilmesini önlemek üzere yaptırım uyguladığı dikkate alınırsa, AB, ABD ile İsrail basınındaki sinirliliği anlamak mümkün. İran mollaları, yıllar önce, “İsrail’i yeryüzünden silmek” gibi, amiyane tabiriyle kavgada bile söylenmeyecek ifadelere başvurmuş bir ülkedir. K. Kore ise aynı şeyi ABD hakkında her gün söylüyor. Şu var ki İranlı mollaların yutamayacakları lokmayı ısırma gelenekleri, K. Kore liderinin de şizofrenik kahkahaları, iki ülkenin de ciddî bir tehdit sayılmalarına engel. Ancak bu iki ülkenin, ABD’nin gözünün içine baka baka tehdit seviyelerini bu denli yükseltmiş olmaları bile, ABD ve müttefikleri açısından önemlidir.

Haberin Devamı

ABD’nin eski Batı ve yeni Doğu Avrupalı müttefiklerinde yayımlanan günlük makale ve yorumlara hakim olan hırçın tonu (ve hatta korkuyu) anlamak mümkündür. Beyaz Saray’daki kaos havası bile bütün yumurtalarını Amerika kefesine koymuş bu ülkelerin liderlerinin şu sırada uykusunu kaçırmaya yeter. Hiçbir ABD müttefikinin, bir İran veya Kuzey Kore çılgınlığından sonra ekonomik ve sosyal istikrarını muhafazaya devam edeceğini söylemek mümkün değildir. Avrupa dahil, hiçbir coğrafi yöre, şu andaki mevcut dengelerini sürdüremez.

Ve bu en çok bugünlerde Ortadoğu’da yeni harita peşinde olan Amerikalı hukukçu ve (sözüm ona) diplomat Bay Brett H. McGurk’u kaygılandırmalıdır.