Artık kandıramıyorsunuz

Ankara’ya ABD Suriye özel temsilcisi James Jeffrey’i göndereceksiniz; “Suriye’den terör örgütü nasıl temizlenir?” sorusuna cevap ararken, ABD’nin Orta Doğu’da en yüksek rütbeli komutanı Org. Kenneth McKenzie de Rasulayn’da bu “temizlenecek” teröristlerin elebaşlarından biriyle, Türkiye’nin başına 4 milyon lira ödül koyarak aradığı, Ferhat Abdi Şahin (Şahin Cilo ve Mazlum Kobane adlarıyla da biliniyor) ile görüşecek.

Hafta başında Amerikalı dost ve müttefiklerimizin (!), Ankara’daki görüşmeden bir yarar ummaları için Türkiye hakkındaki algılarının bayağı çarpık olması gerektiğini ifade etmiştik. Nitekim bu görüşmeden hâsıl olan kocaman bir sıfır oldu.

Dikkatli okurlarsa bu sıfırda ABD açısından alınacak bir ders var: Türkleri artık kandıramıyorlar. “Menjib’de beraber devriye yapacağız” veya “Askerlerimizi tamamen çekeceğiz,” “Beşar Esad’ı biz de istemiyoruz” ve “Cenevre’de anayasa yazma işine başlamanın zamanı geldi” gibi asılsız vaatleri, yalanları, düzenbazlıkları artık işlemiyor.

ABD’nin Suriye’ye demokratik bir çözüm gelmesini istemediği o kadar belli ki! ABD’nin Suriye’yi en az üçe bölmek ve Türkiye, İran ve İsrail sınırları arasında bir yeni “devlet” kondurmak istedikleri o kadar tartışmasız ki, burada asıl sorulması gereken soru, Türkiye’nin bu kadar zaman neden buna uygun davranmadığı olabilir.

Osmanlı yenilmiş gelmiş, Padişah gürlemiş kaptan-ı deryaya: “Neden yenildiniz?”

Kaptan titreyerek cevap vermiş; “Sebepleri var sultanım...”

Say demiş Sultan? Kaptan başlamış saymaya: “Bir, barut bitti, iki...” Padişah kesmiş sözünü: “Be kaptan barut bittikten sonra başka sebebe lüzum olur mu?”

Türkiye’nin bu tutumunun da sebepleri var. Ama en başta başka sebebe gerek bırakmayan, ABD’yi dost ve müttefik saymak geliyor.

Dostluğu bilmeyiz; ama müttefiklik devam ettiği sürece, Türkiye ABD’ye bu konumuna uygun davranmak zorundadır. Nitekim Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, konuştukları ABD’li bakanlara Ankara görüşmelerinden sonuç çıkmadığını, bu durumda Türkiye’nin Kuzey Suriye’de bir terör devleti inşası için atılmış olan adımları, kurulmuş olan yapı ve kurumları tek başına ortadan kaldıracağını bildirdiler. Türkiye’nin “eski Türkiye” olmama kararlılığı ise son zamanlarda iyice anlaşılmış olmalı. Nitekim sadece ABD değil, ama Türkiye’nin kâğıt üzerine NATO’daki müttefikleri de irili ufaklı yetkililerini kameraların önüne koşturup, “Türkiye’nin tek başına hareket etmesinin nasıl yanlış olacağına” dair tezlerini temcit pilavı gibi önümüze sürdüler.

Bu pilava neden temcit pilavı denir, bilirsiniz: özellikle ramazanda sabah ezanından sonra yapılan ve metni hiç değişmeyen temcit duası gibi ısıtılıp-ısıtılıp önünüze konduğu için.

Suriye’de bir sözde Kürtleri temsil eden teröristlerin değil devlet, çadır bile kurmasına izin verilmeyeceğini anladılarsa, ne mutlu onlara.

Özel temsilci Büyükelçi Jeffrey hala bunu anlamadıysa, bilmeli ki fişi çekilen, kısa zamanda kendisi ve Org. McKenzie olacaktır.