İran konuşmaya razı oldu

İran meclis başkanı, Suudi Arabistan’ın görüşme çağrısını ciddiye aldı ve bu görüşmelerde birçok meselenin halledileceğini söyledi. İran’da kimse ruhani lider Ali Hamaney onaylamadan açıklama yapamaz; liderle görüşen, onu ikna ederek, konuşma izni alan belli ki Meclis Başkanı Ali Laricani’dir. Kendisini kutlamak gerekir.

ABD’nin İsrail’in güvenliğini sağlama siyasetinin bir ayağı Irak ve Suriye’de sözüm ona Kürt devleti kurdurmak ise, diğer ayağı, İran’ı yerle yeksan etmektir. Hatta “Kürt devleti” senaryosunun temel hedefi İran’a saldıracak kiralık ordu misali bir kiralık hükümete sahip olmaktır.

Ürdün Kralı Abdullah’ın 2005’te taktığı isimle Şii Hilali operasyonu ile İran, Yemen’den Lübnan’a, tüm Ortadoğu’da Müslüman halkı mezhepsel bölünmeye tabi tutmaya başladı. Amaç ne olursa olsun zaten şu veya bu siyasetten dolayı birbirine silah çeken, yok eden bu halkları, mezhep-meşrep davasıyla birbirine düşürecek bir tutum kimsenin hayrına olamazdı. Nitekim olmadı: Yemen’de Abdrabbuh Mansur Hadi kontrolündeki merkezi hükümet ile Husi kabileleri arasında görünmekle birlikte, Sünniler ile Şiiler arasında üç yıldır süren iç savaş, İran’ın yaktığı bir ateştir. Hilalin öteki ucunda yer alan Lübnan fiilen İran işgalindedir.

Dahası, aradaki birçok Körfez ülkesinde Şii azınlıklar için için kaynamaktadır. Bir diğer ciddi sorun, Suriye’dedir. Halkının çoğunluğu Sünni olmakla birlikte, Suriye’yi bugünkü durumuna getiren iç savaş, İran’ın önce babasını, şimdi de oğlunu desteklediği Esad ailesinin kanlı Şii terörü sebebiyle çıktı. İran bu aileyi desteklediği için de (PKK/PYD teröristlerinin sebep olduğu bölünme yüzünden pek dikkat çekmiyorsa da) İran-Esad ittifakı Suriye’yi yakmaya devam ediyor. İran, Esad ailesini değil de Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekliyor olsaydı, bu ateş ya hiç yanmaz ya da çoktan söndürülmüş olurdu. Şunu çekinmeden iddia etmek mümkündür: Suriye bugünkü duruma Esad ailesi kadar, İran yüzünden geldi.

Bu gerçekler bir tarafa; bir süreden beri kim olduğu bilinmeyen güçler Suudi petrol tesislerine “İran yapısı” silahlarla saldırarak, bölgeyi bir Şii-Sünni savaşına doğru itmeye başladılar.

ABD ve İsrail’deki savaş yanlılarının “İran yapısı” silah imal etmesi çocuk oyuncağıdır. Bir taraftan Putin, bir taraftan Erdoğan’ın ağır baskısı altındaki İran’ın, şimdi Suudileri tahrik ederek, yeni ve korkunç bir çatışmaya (çatışma çıkmazsa bile petrol ve gaz fiyatlarının on kat birden artmasına) sebep olacak bir girişimde bulunması çok zayıf ihtimaldir. Ama kıyametin kopması ve Mehdi’nin çıkmasına sebep olacak bir kaosun buna sebep olanları cennete götüreceği inancı sadece İsrail’de ve Evanjelikler arasında yok; İran’da da var! Bu sebeple zayıf da olsa yine de ihtimal vardır.

Laricani’nin oturup konuşmayı kabul etmesi, petrol tesisine yapılan saldırının İran’dan gelmediği, İran’dan gelmiş gibi gösterildiği kuşkusuna sahip olduğu anlaşılan Suudilerin ve tüm bölgenin rahat bir nefes almasını sağlayacaktır.